WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/14255 E.  ,  2024/1672 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1661 E., 2023/1953 K.
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sındırgı Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/19 E., 2022/207 K.

Taraflar arasındaki 2926 sayılı Kanun'a tabi Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulü yönünde karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının yapmış olduğu tarım faaliyetleri sonucu yetiştirdiği tütünlerden kesilen Bağ-Kur prim tevkifat sebebi ile 5510 sayılı Kanun'un 4-b maddesi gereğince geriye dönük tescil talebinin kısmen kabul edildiğini, 01.06.1997-31.12.1997 tarihleri arası ile 01.08.1999 tarihi ile 31.12.2001 tarihleri arasında geriye dönük Tarım Bağ-Kur sigortalılığı tescil edildiğini, ancak 01.01.1998-01.08.1999 tarihleri arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının ise kabul edilmediğini, davacının 1996 ürün yılından itibaren tarımsal faaliyet olarak tütün ve diğer tarım ürünleri üretimi ile uğraştığını, 01.01.1998 tarihi ile 01.08.1999 tarihleri arasında da Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, muarazanın men'ine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Somut olayda; davacının, davaya konu olmayan 01.06.1997-31.12.1997 tarihleri arası ile 01.08.1999-31.12.2001 tarihleri arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalı olduğuna dair başvurusu davalı Kurum tarafından davadan önce kabul edildiği, ancak davaya konu olan 01.01.1998-01.08.1999 tarihleri arasındaki talebinin Kurum tarafından kabul edilmediği, bu dönem içinde davacının tütün üretimine yönelik tarımsal faaliyette bulunduğunun ileri sürüldüğü, dosya kapsamına göre davaya konu dönem açısından prim ödemesi veya tevkifat (kesinti) belgesinin olmadığı, her ne kadar tanık ifadelerinde ilgili dönemde de davacının tütün üretimine yönelik tarımsal faaliyette bulunduğu belirtilmişse de davacının bu dönem için yukarıda belirtilen başvuru dışında sigortalılık iradesini ortaya koyacak herhangi bir başvurusu, prim ödemesi, ürün satışı veya bu satışlardan yapılan prim tevkifatı bulunmadığı (Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi 2019/2978 Esas - 2019/3287 Karar), Yerleşik Yargıtay kararlarında da belirtildiği gibi tespit davaları kamu düzenine ilişkin olup sırf tanık beyanlarına göre sonuca gidilemeyeceği, davacı, dava konusu ettiği döneme ilişkin olarak kendi adına bağımsız tarımsal faaliyette bulunduğunu somut delillerle ispat edemediği (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2020/218 Esas - 2020/83 Karar), davacının tarımsal faaliyetini doğrulayan tanık beyanı var ise de prim ödemesi veya tevkifat (kesinti) olmadığı takdirde diğer dönemlerde sigortalı kabul edilmesi mümkün olmadığı (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi 2018/2284 Esas - 2020/250 Karar), esasen davacı taraf da tevkifat kesintilerine dayanmadığını dava dilekçesi ile belirttiği, davacının tarımsal faaliyette bulunduğunu ortaya koyacak şekilde oda ve kooperatif kaydı bilgisi de bulunmadığı, salt tanık beyanı ile sonuca gidilemeyeceği (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi 2018/113 Esas - 2018/239 Karar) gözetilerek somut delillerle ispatlanamadığı" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında;

"Dosya kapsamından; 28.12.2020 tarihli giriş bildirgesine ve prim kesintisine istinaden davacının 01.06.1997-31.12.1997 ve 01.09.1999-31.12.2001 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kayıt ve tescil edildiği; teslim ettiği tarımsal ürün bedellerinden ötürü davacıdan 1997 yılı 5. ayında ilk prim kesintisinin yapıldığı, 1999, 2000 ve 2001 yıllarında da prim kesintileri bulunduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda; teslim ettiği ürün bedellerinden ötürü davacıdan 1997 yılı 5. ayında ve ardından 1999 yılında prim kesintisi yapılması, 1998 yılında prim kesintisi veya ürün teslimi olmasa dahi gerek daha önce 1997 yılında gerekse daha sonra 1999, 2000 ve 2001 yıllarında prim kesintilerinin yapılmış bulunması nedeniyle anılan yılda kesinti ve ürün teslimi bulunmamasının makul sayılmasının gerekmesi karşısında davacının talebi ile de bağlı kalınarak 01.01.1998- 01.08.1999 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulü yönünde karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, eksik incelemeye dayalı Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Davaya konu uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci, 2926 sayılı Kanun'un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.