WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/14233 E.  ,  2024/630 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1661 E., 2023/2167 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/230 E., 2023/151 K.

Taraflar arasındaki aksi yöndeki Kurum işleminin iptali, tespit ve alacak istemine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin emekli olduğunu, emekli olmadan önce işletmesinde çalışan işçinin sigorta borcu nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumunca emekli maaşından kesinti yapıldığını, yine birikmiş sosyal güvenlik destek primi adı altında kesinti yapıldığını, bu şekilde İİK 83 üncü maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesi kapsamında belirlenenden fazla oranda kesinti yapıldığını, yapılan haksız kesintilerin iptaline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının 19.06.2009 tarihinde emekli olduğunun belirlendiğini, davacının .... Tekstil Kırtasiye Gıda İnşaat ve Sanayi Tic. Ltd. Şti.'de güncel kaydı bulunduğunun anlaşıldığını, bu nedenle 19.06.2009 tarihinden itibaren SGDP tescili yapılıp 29.02.2016 tarihinde de SGDP kapsam bitmesi nedeniyle sona erdirildiğini, Kurum işleminin yerinde olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dosyada yer alan kayıt ve belgelerin incelenmesinde; davacının 01.02.2009 tarihinden itibaren 4/1-a kapsamında yaşlılık aylığı aldığı, %95 hisse ortağı olduğu.... sicil numaralı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi unvanlı işyerinin borçları nedeniyle 6183 sayılı Kanun kapsamında davacının yaşlılık aylığına 11.03.2016 tarihinde haciz işlemi yapıldığı ve bu kapsamda davacının yaşlılık aylığından kesintilerin yapıldığı, bunun haricinde davacının yaşlılık aylığından sosyal güvenlik destek primi kesintisinin yapıldığı, davacı tarafından aylığından yapılan fazla kesinti işleminin iptaline dair davalı Kuruma başvurulduğu, Kurum tarafından başvurunun reddedildiği görülmektedir.
...
Somut olayda, ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 08.03.2022 tarihli yazı ekinde yer alan davacının almış olduğu yaşlılık aylığı miktarları ve yapılan kesintilere ilişkin dökümden de anlaşıldığı üzere, davacının yaşlılık aylığından 1/3 oranından fazla sosyal güvenlik destek primi ve haciz kesintisinin yapıldığı belirgin olup, Kurum tarafından davacının yaşlılık aylığından 1/3 oranından fazla kesinti yapılamayacağı ve kesintilerin 1/3 oranı ile sınırlı olacak şekilde yapılması gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur (benzer yönde Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2017/1544 Esas 2017/5884 Karar sayılı ilamı)." gerekçesiyle;
"1-Davanın kabulüne, 6183 sayılı Kanunun 71/1 inci maddesi gereği davacının yaşlılık aylığından şube kesintisi, sosyal güvenlik destek primleri ile prim borçları nedeniyle yapılması gereken kesintiler toplamının, cari ay hariç olmak üzere ve aylığın en fazla 1/3’ü kadar yapılması gerektiğinin, yapılan fazla kesintinin davalı Kurum tarafından davacıya iadesi gerektiğinin tespitine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davacının emekli maaşından yapılan kesintilerin 6183 sayılı Kanun'un 71 inci maddesindeki düzenlemeye göre yapıldığını, davacıya iade edilebilecek bir fazla kesinti miktarının olmadığını, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın gerekçesinde hangi kesintinin fazla olduğunun belirtilmediğini, soyut ifadelerle yaşlılık aylığının 1/3'ünü aşan kesintilerin iadesi gerektiğinin tespitine karar verildiğini, Kurumca fazla yapılan kesinti olmadığından hangi bedelin iade edileceğininde belli olmadığını, iade edilebilecek tutar en fazla 8,28 TL olduğundan davanın kabulüne karar verilecek ise de en fazla davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmesi gerektiğini, bu durumda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin de 8,28 TL olması gerektiğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı, özellikle, Kurum tarafından, 6183 sayılı Kanun'un 71 inci maddesi hükümlerine aykırı olarak davacının yaşlılık aylığının 1/3 oranından fazla kesinti yapılan, 2016/2. ayında 4,14 TL ve 2016/3. ayında 4,14 TL tutarların iadesinin hükmün infazı aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından, başvurunun esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yaşlılık aylığından yapılan haksız kesintinin iptalini ve fazla kesintinin iadesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6183 sayılı Kanun'un 71 inci maddesinin 1 inci fıkrasında, “Aylıklar, ödenekler, her çeşit ücretler, intifa hakları ve hâsılatı, ilama bağlı olmayan nafakalar, emeklilik aylıkları, sigorta ve emeklilik sandıkları tarafından bağlanan gelirler kısmen haczolunabilir. Ancak haczolunacak miktar bunların üçte birinden çok dörtte birinden az olamaz.” hükmü ile kısmen haczi mümkün olan gelirlerin ne oranda haczedileceği belirlenmiştir.

Bu yasal düzenlemeler, gelirlerin haczinde 6183 sayılı Kanun'un 71 inci maddesi ile getirilen sınırlamalar ile, zor şartlarda geçimini temin eden sigortalılar yada emeklilerin, borçları yüzünden insanlık onuruna yakışmayan şartlarda hayatlarını sürdürmek zorunda kalmalarının önüne geçilmesi amaçlanmış olup 5510 sayılı Kanunda bu sınırlamalara istisna niteliği taşıyan bir düzenleme bulunmadığı gibi, anılan Kanun'un 88 inci maddesinin 14 üncü fıkrasına dayalı olarak, gelir ve aylıklardan 6183 sayılı Kanun'un 71 inci maddesindeki sınırlamaları aşacak şekilde kesinti yapılması da mümkün değildir.

Hal böyle olunca, Kurumca davacının yaşlılık aylığından 1/3 oranından fazla kesinti yapılamayacağı ve kesintilerin 1/3 oranı ile sınırlı olacak şekilde yapılması gerekmektedir.

2. 1982 Anayasası 142/3 maddesinde “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” şeklinde düzenleme mevcuttur.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c. maddesinde, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği açıklanmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297 nci maddesinde :
“(1) Hüküm "Türk Milleti Adına" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:
a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini.
b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini.
c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.
ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.
d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını.
e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.

(2)Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde düzenleme getirilmiştir.

Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 298 inci maddesinde de hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. HMK’nın “Hükmün yazılması” başlıklı 298 inci maddesi;
“(1) Hüküm, hükmü veren hâkim, toplu mahkemelerde başkan veya hükme katılmış olan hâkimlerden başkanın seçeceği bir üye tarafından yazılır.
(2) Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.
(3) Hükümde gerekçesi ile birlikte karşı oya da yer verilir.
(4) Hüküm, hükmü veren hâkim veya hâkimler ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır.”
Mahkeme kararı kanunda açıkça belirtilmiş unsurları ihtiva etmeli ve belli bir şekle uygun olarak yazılmalıdır. Kararda bulunması gereken hususlar HMK 297 nci maddede ayrıntılı olarak tek tek sayılarak gösterilmiştir. Bunun sebebi, kararın açık ve gerekçeli olması, infazı kabil olması ve hukuki dinlenilme hakkının yerine getirilmesidir. 298 inci maddeye göre de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacaktır.

Kararda yazılması gereken en önemli unsurlardan birisi de hüküm sonucudur. Zira hüküm sonucu, davacının somut talepleri hakkında infaz edilebilecek ve kesin hükme konu olabilecek şekilde kaleme alınmalıdır. Madde 297/2 “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”.

3. Değerlendirme
1)Eldeki dava, davacının, dava dışı işyerinin ortağı olmasından dolayı işyerine ait prim borçlarının tahsili nedeniyle 6183 sayılı Kanun kapsamında davacının yaşlılık aylığına 11.03.2016 tarihinde haciz işlemi uygulanarak bu kapsamda davacının yaşlılık aylığından kesintilerin ve bunun haricinde davacının yaşlılık aylığından sosyal güvenlik destek primi kesintisinin yapılması nedeniyle davacı tarafından aylıktan yapılan fazla kesinti işleminin iptali ve alacak istemine ilişkin olup davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün infaza elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece yapılması gereken iş, yaşlılık aylığının 1/3 oranından fazla kesinti yapılan dönemlerin ve miktarlarının belirlenmesi suretiyle hangi miktarda kesintinin iadesine karar verildiğinin hükümde açıkça belirtilerek infaza elverişli bir hüküm kurulmasından ibarettir.

Açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.