10. Hukuk Dairesi 2023/14186 E. , 2024/1082 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/914 E., 2023/2149 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/313 E., 2022/36 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tekstil ürünleri üretimi yapan davalı firmada makineci olarak 01.10.1985 tarihinden itibaren 2 yıl süreyle kesintisiz çalıştığını beyanla, Kuruma bildirilmeyen hizmetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve Mahkeme kararı ile 01.10.1985-30.09.1986 tarihleri arasında hizmetlerinin tespitine karar verilen tanıklardan ...'nun, davacının davalı şirkette kendisinden iki üç ay daha az çalışmış olabileceği yönündeki beyanı, davacı adına 01.10.1985 tarihli işe giriş bildirgesi verilmesi dikkate alınarak, davanın kabulüne davacının .... sicil numaralı davalı ... Ltd. Şti. unvanlı işyerinde 01.10.1985-30.06.1986 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili; Kurum tarafından yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 31.10.1985 tarihinde Kuruma intikal eden işe giriş bildirgesi ile davacının 01.10.1985 tarihinde davalı ... İmalat İhr. İth. ve Paz. Ltd. Şti.'ye ait 124193 sicil numaralı iş yerinde çalışmaya başladığının bildirildiği, dava konusu dönemde Kuruma yapılan hizmet bildiriminin bulunmadığı, Kurum tarafından 1985/3. ve 1986/1. dönem bordrolarına rastlanmadığının belirtildiği, işe giriş bildirgesinde bulunan sigorta sicil numarasının 1985 yılı serisi olduğu, 01.10.1985 tarihinde 1 gün süre ile davalı iş yerinde çalıştığı Mahkeme kararı ile belirlenen tanık ... ile yine 01.10.1985-30.09.1986 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığı mahkeme kararı ile tespit edilen tanık ...'nun davacının davalı iş yerinde geçen çalışmalarını doğruladıkları anlaşıldığından mahkemece kurulan hükme ilişkin mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden Kanun'a aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine (fiil ehliyetine) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.
Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, Mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.
Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, Ankara 1995, s. 231). Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için ya hakiki şahıs ya da hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder ( Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, İstanbul 2000, s.288).Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerekir.
2. Somut olayda, dosyada bulunan 02.04.2009 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi örneğinden dava dışı ... tarafından açılan hizmet tespiti davasında, 13.12.1991 tarihinde tasfiye kapanışı yapılarak terkin edilen davalı şirketin ihyasına karar verildiği, ancak bu kararda ihyasına karar verilen davalı şirketi temsile yetkili tasfiye memuru atanmadığı anlaşılmakla, öncelikle Ticaret Sicil Müdürlüğünden şirketin faal olup olmadığı araştırılarak, faal değilse davalı şirketin ihyası için Ticaret Siciline husumet yöneltilerek ayrı bir dava açılması için davacı tarafa uygun bir süre verilmesi, aksi halde ihyasına karar verilen davalı şirkete tasfiye memuru atanması sağlanıp, atanan tasfiye memuruna usulüne uygun tebliğ yapılarak katılımı sağlandıktan sonra, yapılacak yargılama sonucuna göre dava hakkında karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile infazı mümkün olmayacak şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının, bozma nedenine göre sair yönler incelenmeksizin BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!