WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/14098 E.  ,  2024/1248 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/38 E., 2022/968 K.
KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde hizmet tespiti davasında davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili,davalıya ait iş yerinde işçi olarak çalıştığı 01.01.1993 yılı ile 13.01.2012 tarihleri arasında sigortaya bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekilleri adına duruşma gün ve saatini bildirir çağrı kağıdı çıkartılmış olup; davalı ... vekili Av. ...'in duruşma beyanında davanın reddine karar verilmesini,

Davalı SGK vekili Av. ... duruşmalara katılmayarak Mahkemeye sunmuş olduğu beyan dilekçeleriyle davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.04.2014 tarih, E.2012/320, K.2014/247 sayılı kararıyla; davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacının davalıya ait iş yerinde 06.09.1997 - 28.12.2007 tarihleri arasında 3713 gün, 01.01.2009 - 21.10.2009 tarihleri ve arasında 291 gün, 01.10.2010 - 31.12.2010 tarihleri ve arasında 90 gün, 16.10.2011 - 18.10.2011 3 gün olmak üzere toplam 4097 gün davalı SGK kayıtlarına yansıtılmayan hizmet süresi bulunduğunu ve bu süreler içerisinde sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.

2. (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 10.09.2015 tarih ve E.2014/22476, K.2015/16341 sayılı kararında; "Yapılacak iş, davalı kurumdan davalı ... adına kayıtlı işyeri tescil kayıtları ile nizalı döneme ilişkin tüm bordrolarını getirtmek, davacıya çalışmalarının hangi tarih aralığında hangi işyerinde geçtiğini açıklattırarak hizmet cetvelinde görünen tüm işyerlerinin aynı işyerleri olduğunu beyan etmesi durumunda bu işyerlerinin de tescil kayıtlarını getirterek husumeti bu işverenlere de yöneltmek, sonra bu davalı tüm işyerlerinde kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, ..., zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak böylece toplanan deliller ışığında, kapsama alınma tarihleri gözönünde tutulmak suretiyle davacının çalışmalarının hangi işyerinde hangi tarih aralığında geçtiğini tespit ederek varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir." gereğine işaret edilerek söz konusu karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen tanıkların beyanları, alınan bilirkişi raporu gerekçe gösterilerek davacının davalıya ait iş yerinde 01.01.1993 - 13.01.2021 tarihleri arasında davalı ...’a ait 9062.63 iş yeri sicil numaralı davalı işyerinde 01.01.1993 - 13.01.2012 tarihleri arasında hizmet cetvelindeki sigortalılık bildirimi ve Tarım Bağ-Kur günleri haricinde 5447 gün daha sigortalı olarak çalıştığının toplam 5447 gün davalı SGK kayıtlarına yansıtılmayan hizmet süresi bulunduğunu ve bu süreler içerisinde sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; eksik araştırma ve inceleme yapılmak suretiyle hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3.üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanun'unun (1086 sayılı Kanun) 428 inci, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dukuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,

2. Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”

Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.

3. Değerlendirme
1.Davacının hizmet cetveli incelendiğinde talep ettiği hizmet tespit süresi içerisinde 02.09.1996 - 05.09.1997 tarihleri arasında .... işyeri sicil no'lu davalı ... işyerinden, 29.12.2007 - 31.12.2008 tarihleri arasında ... işyeri sicil no'lu davalı ... işyerinden, 22.10.2009 - 29.12.2009 tarihleri arasında 1479 Bağ-Kur tescil kaydının, 30.12.2009 - 30.09.2010 tarihleri arasında 1017381 işyeri sicil no'lu dava dışı işveren....yanından, 01.02.2011 - 01.02.2011 arasında .... işyeri sicil no'lu dava dışı işveren ..... yanından, 02.02.2011 - 15.10.2011 tarihleri arasında .... işyeri sicil no'lu dava dışı işveren.... yanından, 19.10.2011 - 13.01.2012 tarihleri arasında ise davalı işveren ... yanından bildirimlerinin bulunduğu, davacı asilin mahkeme huzurunda verdiği beyanında ise "benim sigorta kaydımda görünen 30.12.2009 - 30.09.2010 tarihleri arasındaki ...., 02.01.2011 - 02.01.2011 tarihleri arasındaki ... ve ..... ile 02.02.2011 - 15.10.2011 tarihleri arasındaki....isimli işyerlerine ait bilgim yoktur, ben bu tarihlerde de Bozkan Tesislerin de çalışıyordum," şeklinde açıklama yaptığı, Mahkemece dinlenen tanıkların anlatımları ile davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmış ise de Mahkemece verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

2.Mahkemece, bozma sonrasında davacının ilk kararda dışlanan başka işyerlerindeki sürelerde de davalı işyerinde çalıştığını belirtmesi üzerine, bu sürelerde de davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de hüküm fıkrasında bunların iptaline karar verilmediği gibi ilk kararı davacı temyiz etmediğinden toplamda 4097 gün hizmet tespitine karar verilirken yukarıda ayrıntılı süreleri verilen tarihlerdeki bildirim yapılan işyerlerinden bildirilen sürelerin dışlandığı anlaşılmış, bu husus bozma öncesi davacı açısından kesinleştiğinden hüküm fıkrasının 4097 gün hizmet süresi yönünden ilk karardaki gibi karar verilmesi gerekirken toplam 5447 gün üzerinden dışlanan başka işyerlerindeki sigortalı süreleri de eklenerek hüküm kurulması hatalıdır ve bozmayı gerektirir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, gönderilmesine,

14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.