WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/14083 E.  ,  2024/1110 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2887 E., 2023/2413 K.
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/561 E., 2023/267 K.

Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1998 tarihinden itibaren kendi nam ve hesabına hiçbir kimseye hizmet akdiyle bağlanmadan esnaflıkta yapmayarak tarımsal faaliyette bulunarak çiftcilikten geçimini sağladığını, yetiştirmiş olduğu tarım ürününün satışlarında kendisine ödeme yapılırken zorunlu Tarım Bağ-Kurluluğunu kesintisi yapılarak ödeme yapıldığını, müvekkilinin Bağ-Kur kaydı olmadığı zamanlarda da bu kesinti yapıldığını, tescilinin yapılmadığını, davalı Kurum, Bağ-Kur kesintisi yapmış olduğu yıllarda kendisi resen 2926 sayılı Kanuna göre müvekkilinin zorunlu Tarım Bağ-Kurluluğuna kayıt yapmak zorunda olduğunu, davalı Kurum zamanında tescil işlemini yapmış olsaydı, kesintilerin müvekkilinin ödemesi gereken primlere mahsup edilmesi gerektiğini, davalı Kurum anayasal ve yasal ödevini yerine getirmediğinden bu süreler içinde müvekkilinin sosyal güvencesiz kaldığını,1998 - 1999 - 2000 - 2001 - 2002 - 2003 - 2004 - 2005 - 2006 - 2007, 2008 - 2009 - 2010 - 2011 - 2012 - 2013 - 2014 - 2015 - 2016 - 2017 - 2018 yıllarında şeker pancarı yetiştirmiş bunlardan sadece 1999 yılı üretiminden Bağ-Kur kesintisi yapılmamış diğer yıllarda hep yapıldığını belirterek müvekkilinin davalı Kurumca kabul edilmeyen 0101.1998 den itibaren Tarım Bağ-Kurluluğunun tespitine ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretininde karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı sigortalı ..., 01.01.1998 tarihinden itibaren 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tescilini talep ettiğini, öncelikle davacının talepleri zamanaşımına/hak düşürücü süreye uğradığını, bu sebeple davanın reddedilmesi gerektiğini, davacı sigortalı, davalı Kuruma vermiş olduğu dilekçesine cevaben sigortalının 1998 yılı kesintisinin geçerli olduğunun görüldüğü ancak 18 yaş altı olduğundan gün verilemediğinin bildirildiğini, davacının sigortalılık sürelerinin kayıtlarda bulunduğunu kurum tarafından yapılan işlemler mevzuata uygun olduğundan talebin kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının 01.05.1998-31.05.2001 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın zaman aşımına uğradığını, davacının davasını ispatlayamadığını, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ile davanın tümüyle reddine bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı, 02.09.1989 doğumlu olup 22 yaşını 02.09.2002 tarihinde doldurmuş olmaktadır. Takip eden yıl başı ise 01.01.2003 tarihidir. Bu tarihten itibaren sigortalılığa karar verilebileceği düşünülebilirse de Kurumun davacıyı bu tarihten önce bu tarihleri de kapsayacak şekilde 01.06.2001 tarihinden itibaren tescil ettiği ve ihya kapsamında bulunduğu görülmekte ihya kapsamındaki sürelerin tespitinde de hukuki yarar bulunmadığından istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, mülga 2926 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle davacının tarımsal faaliyetinin bulunduğuna dair gelen kayıtlar ile dinlenen kamu tanıklarının beyanları ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,

13.02.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.