10. Hukuk Dairesi 2023/14066 E. , 2024/1259 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1093 E., 2023/1537 K.
KARAR : Esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzincan 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2017/146 E., 2021/18 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı yanında 20.02.2013-24.10.2016 tarihleri arasında aralıksız olarak çalıştığını, çalışmalarının 26.3.2013-06.06.2014 ve 02.12.2014-01.12.2015 tarihleri arasındaki kısmının Kuruma bildirilmediğini, müvekkilinin 20.02.2013-24.10.2016 tarihleri arasında davalının Erzincan ili .... köyündeki inşaat ve tarım arazisi ekimi-biçimi işlerinde çalıştığını belirterek; müvekkilinin 26.3.2013-06.06.2014 ve 02.12.2014-01.12.2015 tarihleri arasında davalı yanında çalıştığının tespitini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı işveren vekili; müvekkilinin sinema filmi, belgesel, video ve televizyon programları yapım faaliyetleri işi ile uğraştığını, bu kapsamdaki işyerinin Şişli SGM de kayıtlı olduğunu, müvekkili ile davacının 2013 yılında "Kuzu" filminin Erzincan'da yapılan çekimleri sırasında, davacının set ekibinde çalışması nedeniyle tanıştığını, davacının bu dönemde 20.02.2013-26.03.2013 tarihleri arasında set ekibinde çalıştığını, sonrasında müvekkilinin kendisine ait olan .... köyü.... Palangasında bulunan taşınmazda bir ev yaptırmaya karar verdiğini, davacının burada 06.06.2014-02.12.2014 tarihleri arasında çalıştığını, davacının hizmetlerinin eksiksiz gösterilip primlerinin tam olarak yatırıldığını, davacının 26.03.2013-06.06.2014 tarihleri arasında müvekkili yanında çalışması olmadığını, bu süreçte "Yeşilkart" sahibi olup çoğu zaman Erzincan ilinde dahi bulunmadığını, hatta yurt dışına çıktığını, davacının Erzincan'da emlak ve araç komisyonculuğu yaptığını, müvekkilinin birtakım taşınmazlarının satışında ve araç alımında dahi aracılık ettiğini, davacının, dava dilekçesi ekinde ibraz ettiği elektronik posta mesajlarının delil olarak kullanılmasına muvafakatlarının olmadığını, ayrıca bu mesajlardan bazılarının gönderilme/alınma tarihleri olan; -10.10.2014, 13.10.2014, 16.10.2014, 18.01.2016 ve 06.03.2016 tarihinde davacının müvekkilinin yanında çalışmakta olduğunu (uyuşmazlık konusu döneme ait tarihler olmadığını), - 23.01.2015, 16.04.2015 ve 01.05.2015 tarihli mesajların araç alım satımı ile ilgili olduğunu, bir iş ilişkisi göstermediğini, - 13.05.2015 tarihli mesajın müvekkilinin kardeşinin emlak borcu ile ilgili olduğunu, bir iş ilişkisi göstermediğini, - 25.05.2015 tarihli mesajın inşaatın şantiye şefi ile davacı arasında konteyner ve depo kirama konusunda olduğunu, bir iş ilişkisi göstermediğini, 08.11.2015, 11.11.2015 ve 12.11.2015 tarihlerindeki mesajların para gönderilmesine ilişkin olduğunu, bir iş ilişkisi göstermediğini, 09.06.2015, 26.07.2015, 29.07.2015 ve 27.08.2015 tarihlerinde davacının müvekkili yanında çalışmadığını, bu dönemde davacının emlak ve sair komisyonculuk işleri yaptığını, davacının müvekkiline ait tarlaları ve evi bedelsiz kullandığını, hatta bu işlerde kullanmak için müvekkilinden -karı paşlaşma kaydı ile 400000 TL aldığını, müvekkile ait tarlalarda tarımsal faaliyette bulunduğuna ilişkin İl Tarım Müdürlüğüne müracaat ettiğini, dolayısıyla davacının kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyetlerde bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili; davacının 13.03.2015-30.11.2015 ve 06.07.2013-05.06.2014 tarihleri arasında yeşil kartlı olarak sağlık hizmetlerinden faydalandığını, davacının 07.12.2013-10.03.2014 tarihleri arasında değişik tarihlerde Artvin ve Rize illerinde sağlık kurumlarına başvurduğunun tespit edildiğini, davacının işten çıkış tarihi olarak belirttiği 20.10.2017 tarihinde başka bir yerde çalışmaya başladığının hizmet dökümünde kayıtlı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "her ne kadar davalı tarafından Beyoğlu.... Noterliğinin 26.07.2013 tarihli.... yevmiye no.lu vekaletnamesi ile davacı vekil olarak atanmış ise de davacının davalıya ait işyerinde fiilen çalıştığına dair dava dosyası içerisinde bilgi ve belgenin bulunmadığı, bu dönemde davacının dava dışı başka bir şirkette çalışma yaptığının anlaşıldığı, davalı adına 2014 yılı 6. ayından itibaren vergi mükellefiyeti kaydının başladığı, davalı adına kayıtlı işyerinin 06.06.2014 tarihinde yasa kapsamına alındığı, 12.12.2014 tarih ve 109 sayılı muhtarlık izni ile 107 ada 104 parsel sayılı taşınmaz üzerine konut inşaatına başlandığı hususları ve tanık beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde davacının 02.12.2014-30.11.2015 tarihleri arasında 358 gün davalıya ait işyerinde çalışma yaptığı" gerekçesi ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının 02.12.2014 tarihinden 30.11.2015 tarihine kadar davalı işyerinde 2014 yılında 28 gün 2015 yılında 330 gün olmak üzere toplam 358 gün süreyle çalıştığının tespitine, çalışılan bu günlerin ...'na eksik bildirildiğinin tespitine, tespit edilen bu günlerin Sosyal Güvenlik Kurum kayıtlarına tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı işveren vekili istinaf dilekçesinde; hizmet tespiti davalarında bilirkişi incelemesi yaptırılmayacağını, buna rağmen bilirkişi raporunun esas alındığını, davacının müvekkilinin inşaatında çalıştığına ilişkin kanıt bulunmadığını, inşaat için izin alınmasının davacının çalışmasına delil olamayacağını, müvekkilinin 2014 yılı 6.ayında hayvancılık faaliyetinden dolayı vergi kaydının bulunmasının davacının çalışmasına delil olamayacağını zira o dönemde adına kayıtlı büyükbaş veya küçükbaş hayvan bulunmadığını, tanık beyanlarının da soyut anlatım içerdiğini ayrıca komşu ... ve...'ün davacının çalışma olgusuna ilişkin beyanlarının müvekkilinin inşaatı ile adı geçen tanıkların evleri arasında 2-3 km.olması nedeniyle de kabul edilemeyeceğini, diğer yandan müvekkili ile adı geçenlerin husumetli bulunduklarını, bu hususun soruşturma dosyası ile sabit olduğunu, diğer tanıkların beyanlarının, davacının inşaatta 2 aylık çalışmaya, 10 günlük çalışmaya ve tarla işlerinde çalışmaya ilişkin olduğunu, bu beyanların uyuşmazlık konusu dönemde davacının müvekkili yanında çalıştığını ve özellikle inşaat işinde sürekli çalıştığını gösterir nitelikte olmadığını, müvekkili ile davacı arasında 01.01.2016 tarihli iş sözleşmesi bulunduğunu, bu hususun dikkate alınması gerektiğini, davacının müvekkilinin inşaatında çalışmasının "hizmet akdi" kapsamında bir çalışma olmadığını dava dilekçesindeki "ticari vekil olarak çalıştığı" iddiası bulunduğu gibi davacı ile müvekkili arasındaki vekaletnamenin kapsamının da hizmet akdine değil vekalet ilişkisine işaret ettiğini, davacının davalı yanındaki hizmet akdine tabi çalışmasının Kuruma bildirilen dönemler içerisinde ve sürede gerçekleştiğini, bunun dışında hizmet akdine tabi çalışması olmadığını ileri sürmüştür.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili; Mahkemenin eksik inceleme ile ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 03.12.2014-30.11.2015 tarihleri arasında kayıtlara yansıyan çalışmasının, vergi kaydının, ÇKS kaydının olmadığı, uyuşmazlık konusu dönemi kapsayan dönem bordrolarının bulunmadığı, davalı tarafından davacıya verilen 26.07.2013 tarihli vekaletnamenin, temel olarak inşaat yapma, bina yıkma, elektrik, su gaz abonelikleri yapma ve iptal ettirme gibi hususları kapsadığı, davacının çalışma iddiasının kolluk araştırması ve tanık beyanları ile genel itibariyle doğrulandığı, uyuşmazlık konusu dönemde yazılan elektronik posta yazışmalarının genel itibariyle davalının Erzincan ilindeki işleri -özellikle inşaat malzemesi, tarla tesfiyesi, temizlenmesi, ağaç sökümü, kira toplanması gibi- ile ilgili olduğu bu şekilde davacının uyuşmazlık konusu dönemde de işveren vekili sıfatı ile hareket ettiği, kesintisiz çalışma nedeniyle hak düşürücü sürenin de işlemediği sonucuna varılmış olup Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden davalı vekili ile fer'i müdahil vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı işveren vekili istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili; istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle, dosyada bulunan tanık beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!