WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/13991 E.  ,  2024/1252 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHLERİ : 17.10.2023-20.10.2023
KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/269 E., 2020/140 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme ek kararının davacı ve kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından, ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın 08.04.2006 tarihli tescil ile 6601801383 sicil nolu isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olduğunu ve ilk tescil tarihinden itibaren başlamak üzere ay be ay Bağ-Kur primlerini düzenli olarak kurum hesabına yatırdığını, müvekkilinin 21.09.2018 tarihli dilekçesi ile yurt dışında ev hanımı olarak bulunduğunu ve kısa çalışma sürelerini 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma talebinde bulunduğunu, davalı Kurum tarafından tahakkuk ettirilen yurt dışı borçlanmasından 1097 günlük kısmın karşılığı olan 23.800 TL'yi Kurum hesabına yasal süre içerisinde yatırdığını, ancak davalı Kurumun isteğe bağlı sigortalılığın 31.10.2006 tarihinde durdurduğunu, 25.01.2019 tarihli dilekçesi ile yurt dışında geçen süreler dışında kalan ve ay be ay primlerini ödediği sürelerin isteğe bağlı sigortalı olarak geçerli sayılmasını talep ettiğini, davalı Kurumun 20.02.2019 tarihli cevabi dilekçesinde müvekkilinin isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalılığının başlangıç itibari ile iptal edildiğini, davacının iptal edilen 6601801383 no lu isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalılığının Türkiye'de ikamet ettiği sürelerde geçerli olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurumca davacının isteğe bağlı sigortalılığının iptali işleminde herhangi bir hukuka aykırılık olmadığını, davacının Türkiye'de isteğe bağlı prim ödediği dönemde aynı zamanda Almanya'da zorunlu sigortalılık süreleri bulunduğunu, 1479 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesine göre Türkiye ile sosyal güvenlik sözleşmesi mevcut yabancı ülkelerde sigortalı çalışanların isteğe bağlı Bağ-Kur tescili yapılamayacağından dosyasının başlangıç tarihi itibariyle iptal edildiğini, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Yasada belirtilen "her hangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi" ibaresinin, Türkiye'deki sosyal güvenlik kuruluşlarını amaçladığı, Alman rant sigortasını kapsamadığı ve bu nedenle primleri ödenen 08.04.2006-01.10.2008 tarihleri arasındaki 922 günlük isteğe bağlı prim ödemenin geçerli sayılması, 01.10.2008 tarihinden itibaren ise davacının Almanya' da ikamet etmiş olması nedeniyle bu sürelerin isteğe bağlı sigortalı olarak değerlendirilmemesi gerektiği" gerekçesi ile davanın kabulüne, davacının 08.04.2006-01.10.2008 tarihleri arasında isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekilinin istinaf başvurusu İlk Derece Mahkemesi tarafından 01.10.2020 tarihli ek karar ile süresinde olmadığından reddedilmiştir.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, sigortalıların, sigortalı çalışmaya başladıkları tarihten itibaren Kuruma çalışmaya başladıklarını bildirmek zorunda olduğunu, sigortalının bu görevi yerine getirmediğini ve Kurumu bilgilendirmediğini, davacının davasını yazılı belge ile ispatlayamadığı ve bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davanın reddine vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili ek karara karşı istinaf dilekçesinde; Yerel Mahkemece 01.10.2008 tarihi öncesi dönem için düzenli olarak yatırılan primlere istinaden müvekkilini isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı sayılması yönünde kararı her ne kadar yerinde ise de 01.10.2008 tarihi sonrasındaki dönemde müvekkilinin Türkiye'de ikamet ettiği sürelerde isteğe bağlı sigortalı sayılmaması yönündeki kararın hatalı olduğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın talepleri doğrultusunda kabulüne karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... 4. İş Mahkemesinin 2019/269 Esas-2020/140 Karar ve 01.10.2020 tarihli ek kararına yönelik davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile; hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararının HMK.nın 353/1-b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Verilen karara karşı davacı vekili maddi hatanın düzeltilmesi talebinde bulunmuş;

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından; davacı vekilinin maddi hatanın düzeltilmesine ilişkin talebinin kabulü ile Dairemizin 2021/50 Esas, 2023/859 Karar sayılı 28.09.2023 tarihli kararının;

I-Yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda ... 4. İş Mahkemesinin 2019/269 Esas-2020/140 Karar ve 01.10.2020 tarihli ek kararına yönelik davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine,

II-Davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararının HMK.nın 353/1-b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına davanın kabulüne,

III-Davacının 08.04.2006-01.10.2008 tarihleri arasında isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiğinin tespitine,

IV-Fazla ilişkin istemin reddine" şeklinde düzeltilmesine, karar verilmiştir.

Verilen yukarıdaki karara karşı davacı vekili maddi hata dilekçesi vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacı vekilinin maddi hatanın düzeltilmesine ilişkin talebinin kabulü ile Dairemizin 2021/50 Esas, 2023/859 Karar sayılı 28.09.2023 tarihli kararının;

ı-Yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda ... 4. İş Mahkemesi'nin 2019/269 Esas-2020/140 Karar ve 01.10.2020 tarihli ek kararına yönelik davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine,

ıı-Davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile hakkında istinaf başvurusunda bulunulan ilk derece mahkemesi kararının hmk.nın 353/1-b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına davanın kabulüne,

ııı-Davacının 08.04.2006-01.10.2008 tarihleri arasında isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiğinin tespitine,

ıv-Fazla ilişkin istemin reddine dair 20.10.2023 tarihli ek karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile ek karara karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçeleri ile birebir aynı gerekçeler ile kararı temyiz etmiştir.

2.Davacı vekili istinaf gerekçeleri ile kararı ek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin ve ek kararı temyiz eden davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.