WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/13988 E.  ,  2024/582 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1942 E., 2023/1162 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/267 E., 2020/312 K.

Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacının Afyonkarahisar ili Evciler ilçesinde ikamet ettiğini ve geçimini tarımla uğraşarak kazandığını, ilçede tarımla uğraşanların Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kayıt ve tescil olunurken, davacının tescil dışı kaldığını, davacı tarafça Afyonkarahisar İş Mahkemesinde 2007/390 Esas 2007/835 Karar sayılı dosyası ile tespit davası açıldığını, açılan dava sonucu davacının 01.06.1997-21.05.2007 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verildiğini ve kararın Yargıtay tarafından onandığını, davacının Dinar Pancar Ekicileri Kooperatifinde, Evciler Tarım Kredi Kooperatifinde kaydının bulunduğunu, davacının adına kayıtlı tarlalarda tarımla uğraşmaya başladığından itibaren 26.05.2009 tarihine kadar her yıl pancar ektiğini, Burdur Şeker Fabrikasına pancar teslim ettiğinde, şeker fabrikası tarafından kendisinden Bağ-Kur adına prim kesintisi yapıldığını ve yapılan kesintilerin davalı Kurumun Burdur'daki banka hesabına yatırıldığını, davacı tarafından kendisine maaş bağlanılması için 12.03.2018 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuruda bulunduğunu, ancak davalı Kurum tarafından davacının talebinin reddedildiğinden bahisle, davacı adına yapılan 21.05.2007 tarihinden 26.05.2009 tarihine kadar davacının Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının iddia etmiş olduğu 21.05.2007-26.05.2009 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu ile ilgili olarak ürün bedellerinden yapılmış olan prim tevkifatına ilişkin belgeleri davalı Kuruma ibraz etmesi halinde Mahkeme kararına gerek olmaksızın tevkifat tarihini takip eden aybaşı itibariyle Tarım Bağ-Kur sigortalılığının başlatılacağını ve tarımsal faaliyetinin devam ettiğinin oda kayıtları veya tarımsal kuruluş kayıtları ile belgelendirilmesi halinde sigortalılığının kesintisiz olarak devam ettirileceğini, davacının öncelikle dava konusu dönemle ilgili olarak davalı Kuruma herhangi bir başvurusunun bulunup bulunmadığının araştırılması, başvurusunun olması ve tevkifatların belgelendirilmesi halinde sigortalılığının devam ettirileceğini, davacının dava açmadan da dava konusu işlemi gerçekleştirebilme durumu bulunması nedeniyle davacının bu dava ile elde edeceği bir menfaatinin kalmaması nedeniyle davanın konusuz kalması nedeniyle reddine karar verilmesi, Mahkemece kabulü yönünde karar verilirse de davalı Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesini talep ve beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ışığında davacının geçimini çiftçilik yaparak sağladığı, 1996 yılından itibaren Şeker Fabrikasında ürün teslimatlarının ve Bağ-Kur prim kesintilerinin bulunduğu, 2926 sayılı Kanun'un re’sen tescil başlığını taşıyan 9 uncu maddesine göre bu Yasa kapsamında sigortalı sayılanlardan sigortalılıklarının başladığı tarihi takip eden 3 ay içinde Kuruma kayıt ve tescillerini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurumca re’sen yapılması gerektiği, 2926 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesi kapsamında Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesinin mümkün olduğu, bu bağlamda 2 nci madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek Bağ-Kur’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi bahse konu biçimde prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları anlaşıldığı dava konusu olayda da davacının tarımsal faaliyetine ilişkin olarak primleri ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek Bağ-Kur hesabına yatırıldığı Bağ-Kur’un iş bu prim ödemesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesinin yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık oluşturduğu davalı Kurumun Anayasa'dan kaynaklanan sosyal güvenlik görevini gereği gibi yapmamasının sonuçlarının sigortalıya yükletilerek davacının bu süredeki sigortalılığının geçersiz sayılmasının Medeni Kanun'un 2 nci maddesinde belirtilen genel nitelikteki objektif iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı, öte yandan 2926 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine göre tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olan belge ve kayıtların da davacı adına olduğu, bu durumda ilk kesintisinin yapılış tarihi belli olmamakla birlikte Kuruma intikal eden tarihi takip eden aybaşından itibaren davacının Tarım Bağ-Kur Sigortalısı olduğunun tespitine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının 21.05.2007 ile 26.05.2009 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, sigortalılığın tespiti talebi ile açılan işbu davanın, dava sonucunda verilecek karar olmadan da aynı nitelikteki işlemlerin müdürlükleri tarafından gerçekleştirileceğinden, davacının bu dava ile elde edeceği bir menfaatinin kalmayacağını, dolayısıyla davanın konusunun kalmamış olması nedeni ile davanın reddine vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına, göre Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmiş ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılık süresinin tespiti ve aksine Kurum işleminin iptaline ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2926 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.