10. Hukuk Dairesi 2023/13944 E. , 2024/1294 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2801 E., 2023/2925 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 20. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/239 E., 2021/448 K.
Taraflar arasındaki sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 25.09.1990 tarihinde ....nın işçisi olarak işe başladığını, işverence işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiğini ancak primlerinin yatırılmadığını, bu nedenle işe giriş tarihinin Kurumda 03.05.2000 tarihi olarak görüldüğünü belirterek müvekkilinin sigortalı olarak işe başlama tarihinin 25.09.1990 olarak tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; tespiti istenen çalışmalara ilişkin bordronun düzenlenerek Kuruma verilmediği, tek başına işe giriş bildirgesinin verilmesinin yeterli olmayacağı ayrıca filli çalışma olgusunun ispatlanması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacı vekiline verilen süreye rağmen davaya konu dönem içerisinde davacının çalışmasını bilen nitelikli herhangi bir tanık bildirmemiş, tek tanıklarının davacının işvereni olan... olduğunu beyan etmiş, ...'nın işveren olması nedeniyle tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulmamış, dönem bordrolarını Kuruma ibraz edilmemiş olması nedeniyle bordro tanığı dinleme yoluna gidilememiş, Mahkememizce tüm araştırmalara rağmen bordro/komşu işyeri tanığı tespit edilemediğinden tanık dinlenilme imkanı olmamıştır. Bu olgular karşısında, her ne kadar dava niteliği itibariyle kamu düzenine ilişkin ve resen araştırma ilkesine tabi ise de Mahkememizce yapılan tüm araştırmalara rağmen fiili çalışmayı ispatlayacak nitelikli tanık tespit edilememiş, davacı tarafçada bu nitelikte tanık bildirilmediğinden, davanın niteliğinin davayı ispat için sonsuz süre anlamına gelmeyeceği aksinin kabulü halinde davalı taraf yönünden aleyhe sonuçlar doğuracağı hususları birlikte değerlendirilerek mevcut delil durumuyla karar vermek gerekmiş ve davacının davasını fiili çalışma yönünden yargıtay içtihatlarınca belirlenmiş nitelikteki tanıklarla ispatlayamadığı sonuç ve kanaatine varılmakla" gerekçesiyle davanın reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ''Müvekkilin sigorta başlangıç tarihi Kurumda 03.05.2000 tarihi olarak görülmesi emeklilik şartlarına olumsuz etkilemektedir. Kuruma müracaatta bulunulmuş ise de talebi reddedilmiştir. Sigorta girişi idari yönden düzeltilmemiştir. Sigorta başlangıç tarihi 25.09.1990'dır. Mahkemece tanıklarımız dinlenmemiş, vergi kayıtları ve SGK kayıtları istenmemiş, yeterli delil araştırması yapılmamıştır.'' gerekçesiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekiline verilen süreye rağmen davaya konu dönem içerisinde davacının çalışmasını bilen nitelikli herhangi bir tanık bildirmediği, tek tanıklarının davacının işvereni olan... olduğunu beyan ettiği, ...'nın işveren olması nedeniyle tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulmadığı, dönem bordrolarının Kuruma ibraz edilmemiş olması nedeniyle bordro tanığı dinleme yoluna gidilemediği, Mahkemece tüm araştırmalara rağmen bordro/komşu işyeri tanığı tespit edilemediğinden tanık dinlenilme imkanı olmadığından, davacının davasını fiili çalışma yönünden Yargıtay içtihatlarınca belirlenmiş nitelikteki tanıklarla ispatlayamadığından Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki taleplerle temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının.... iş yeri sicil numaralı ....,... dış giyim imalatı isimli iş yerinde 25.09.1990 tarihi itibariyle çalıştığı bu tarihin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
2. 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi
3. Değerlendirme
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
İlk Derece Mahkemesi tarafından, davanın esasına ilişkin deliller tam olarak toplanıp değerlendirilmeden, eksik inceleme ve değerlendirme sonucu hüküm verilmiştir.
Şöyle ki;
506 sayılı Kanun'un 108 inci maddesi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin açılan her dava, sigortalılığın saptanması istemini de içerdiğinden, aynı Kanun'un 79/10 maddesi kapsamında bir günlük çalışmanın belirlenmesi davasıdır. Bu nedenle hizmet tespiti davalarındaki kanıtlama yöntem ve ilkeleri benimsenip uygulanmalı, başka bir anlatımla, sigortalılıktan söz edilebilmesi için, çalışmanın varlığı, hizmet tespiti davaları yönünden kabul edilen yöntem ve ilkelere uygun biçimde saptanmalıdır.
Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup Mahkemece tarafların sunduğu deliller ile yetinilmeyerek, kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmek suretiyle, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
Bu amaçla hizmeti ortaya koyabilecek belgeler, varsa Kurum görevlileri tarafından düzenlenen rapor ve tutanaklar getirtilmeli, yine davalı iş yerinde aynı dönemde bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, gerektiğinde aynı çevrede faaliyet yürüten işverenler ve bunların çalıştırdığı kimseler yeniden Kurum ve kolluk marifetiyle yöntemince belirlenerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylelikle iddianın somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde kanıtlanıp kanıtlanmadığı değerlendirilmelidir. (HGK 29.06.2005 gün ve 2005/21-409- 413, 23.12.2009 gün ve 2009/10-581-619, 10.02.2010 gün ve 2010/10-72-72, 21.09.2011 gün ve 2011/10-527– 552)
Bu nedenle işyerinin gerçekten var olup olmadığı, Kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı, işin niteliği eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı adına verilen işe giriş bildirgesinin, çalışıldığı idda edilen dış giyim imalatı işyerinin kanun kapsamından çıkış tarihi olan 14.04.1989 tarihinden sonra 25.09.1990 tarihindeki çalışmayı belirtir şekilde verilmesi ve Beyazıt Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen 24.07.2019 tarihli müzekkere cevabında; ... ünvanlı işyerinin Dış Giyim İmalatı 01.01.1987 - 15.05.1992 tarihleri arasında mükellefiyetinin bulunduğunun bildirilmesi karşısında, öncelikle davacının iddiasına konu işyerinin 25.09.1990 tarihi itibari ile faal olup olmadığı hususu üzerinde durulmalı, bu kapsamda vergi yoklama tutanakları ile işyerinin kapsam ve niteliği üzerinde durulmalı, devamında ise geç bildirim nedeniyle dava dışı işveren hakkında davalı Kurumca herhangi bir denetim yapılıp idari para cezası kesilip kesilmediği hususu da araştırılmak suretiyle öncelikle işyerinin 25.09.1990 tarihi itibari ile faaliyette olduğu net bir şekilde belirlenmelidir.
Fiili çalışma olgusunun ispatına yönelik hakimin davayı aydınlatma ödevi gereği Mahkemece davacı asilin beyanlarına başvurulmak suretiyle iş yerinde hangi tarih aralığında çalıştığı, ne iş yaptığı, ücretinin nasıl ve kim tarafından ödendiği, kimlerle birlikte çalıştığı ile çalışmasının bilebilecek nitelikte komşu iş yeri sahibi ile çalışanları hususlarında beyanları alınmalıdır.
Diğer taraftan, Mahkemece davacı vekilince bildirilen tanıklardan ikisinin işveren olması diğer ikisinin ise akrabalık ilişkisinin bulunması nedeniyle dinlenilmemesi yolu ile sonuca gidilmiş ise de tanık işverenler yönünden 6100 sayılı HMK 247 vd. maddelerinde düzenlenen tanıklığa engel hallerinin bulunmadığı, akrabalık ilişkisi bulunan tanıkların Mahkemece tanıklıktan çekilme hakkı hatırlatılarak tanıklık yapmak istediklerini belirtmeleri halinde beyanlarının alınması gerektiği de açıktır.
Son olarak her ne kadar İlk Derece Mahkemesince komşu iş yeri sahip ve çalışanlarının araştırılması amacıyla yeterli araştırmanın yapıldığı belirtilmiş ise de dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden iş yerinin ikamet edilen binanın bodrum katında bulunduğu görülmekle Mahkemece yeniden emniyet araştırması yaptırılmak suretiyle iş yerinin bulunduğu bina veya komşu bina ikamet sahiplerinden davacının çalışması hakkında bilgi sahibi olabilecek kişilerin araştırılmaması da eksik olmuştur.
Açıklanan nedenlerle ilgili vergi dairesine müzekkere yazılarak dava dışı işverene ait iş yerine ilişkin vergi yoklama tutanakları getirtilmeli, davacı asil ile davacı tanıklarının beyanları alınmalı ve davacının iş yerinde fiili çalışmasının varlığı hususunda kanaat edinecek düzeyde başkaca bilgi sahiplerinin varlığının araştırılmasından sonra ve resen araştırma çerçevesinde başkaca delillerin de incelenebileceği hatırda tutularak fiili çalışmanın varlığı hususunda tüm belgelerin getirilip incelenmesinden sonra, bir karar tesisi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!