WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/13918 E.  ,  2024/4400 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2537 E., 2023/2708 K.
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Enez Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/43 E., 2019/119 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen sigorta başlangıç tarihinin davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde, 20.07.1998 tarihinde Kültür Bakanlığı Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü Enez Kalesi Arkeolojik kazısında çalışmaya başladığını, bu nedenle sigortalığının başlangıç tarihi olarak 20.07.1998 tarihinin belirlenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi uyarınca 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, davanın işverene yöneltilmesi gerektiği ve Kurumun fer'i müdahil olarak davaya dahil olması gerektiği bu nedenle davanın usulden reddi gerektiği, davacının işe giriş bildirgesi dışında belgesi olmadığı ve Kurum kayıtlarına göre çalışmasının ispat olunamadığı bu nedenlerle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesininn 20.11.2019 tarihli ve 2019/43 Esas 2019/119 Karar sayılı kararıyla; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içerisinde davalı Kurum vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince,"... davacının davasının, işverence Kuruma bildirilmesine rağmen hizmet cetvelinde görülmeyen, 20.07.1998 tarihli çalışmanın hizmet cetveline işlenmesi isteminin reddine dair Kurum işleminin iptali niteliğinde olduğu, yargılama sırasında Kurum işlemi düzeltildiğinden davanın konusu kalmadığı, dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının müracaatına rağmen Kurum kayıtlarının dava açılmadan düzeltilmemesi nedeniyle yargılama giderlerinden davalı kurumun sorumlu olması gerektiği kanaatine varılarak" İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilerek davalı Kurum aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 09.06.2021 tarihli ve 2021/517 E. 2021/7955 K. sayılı ilamında, "...talebin 20.07.1998 tarihinin sigorta başlangıcı tespitine yönelik olması karşısında, 09.09.1982 doğumlu davacının 18 yaşını ikmal ettiği 09.09.2000 tarihi itibariyle hüküm kurulabileceği ancak bu tarih yönünden davanın konusuz kalmayacağı gözetilmeksizin ve talebin 506 Sayılı Kanun’un 79/10 maddesi ile anılan Kanun'un 108 inci maddesine yönelik bir uyuşmazlık olup kamu düzenine ilişkin bulunduğu serbestçe tasarruf edilebilecek bir konu da olmadığı gözetilerek ayrıca temyiz dilekçesine ekli BİMER kanalıyla yapılan 08.07.2015 tarihli başvuru ve buna ilişkin kurum red cevabının gerçekliği araştırılıp belirlendikten sonra, anılan başvurunun 5521 sayılı Kanun’un 7/3 maddesi kapsamında bir başvuru olup olmadığı irdelenip yargılama giderlerinin de buna göre tayin ve tespiti irdelenmeksizin, yeni ihtilaflara meydan verecek şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesince verilen 11.01.2022 tarihli ve 2021/2554 E. 2022/3 K. sayılı kararıyla; dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

2.Dairemizin 25.01.2023 tarihli 2022/5347 E. 2023/638 K. sayılı ilamında; "... bir önceki bozma ilamımızda, Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar sonuç olarak karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, davacının 09.09.1982 doğum tarihli olması ve 18 yaşını ikmal ettiği tarihin 09.09.2000 olması karşısında ancak bu tarih yönünden hüküm kurulabileceği ve davanın konusuz kalmayacağı belirtilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince uyulan bozma ilamı sonrası yukarıda belirtilen gerekçeyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 09.09.2000 tarihi olacak şekilde hüküm kurulması gerektiği ve davanın konusuz kalmadığının gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. ..." denilmek suretiyle karar bozulmuştur.

C. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...talebin 20.07.1998 tarihinin sigorta başlangıcı tespitine yönelik olması karşısında, 09.09.1982 doğumlu davacının 18 yaşını ikmal ettiği 09.09.2000 tarihi itibariyle hüküm kurulabileceği, bu tarih yönünden davanın konusuz kalmadığı ve talebin 506 Sayılı Kanun’un 79/10 maddesi ile anılan Kanun'un 108 inci maddesine yönelik bir uyuşmazlık olup kamu düzenine ilişkin bulunduğu, serbestçe tasarruf edilebilecek bir konu da olmadığı gözetilerek; netice itibarıyle fiili çalışmanın varlığının, dosyadaki bilgi ve belgelerden, tanık anlatımlarından ve özellikle kazı heyeti başkanı olan ve dönem bordrosunda da imzası bulunan ...'ın yeminli anlatımı ile de ispatlandığı, 09.09.1982 doğumlu davacının 18 yaşını 09.09.2000 tarihinde dolduracağı, 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi ile dava dilekçesindeki anlatım ve temyiz dilekçesine ekli BİMER kanalıyla yapılan 08.07.2015 tarihli başvuru ve buna ilişkin kurum red cevabı da dikkate alınarak, yargılama giderlerinin de buna göre tayin ve tespiti gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla..." gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının 20.07.1998 tarihinde hizmet akdine tabii çalışmaya başladığının ve sigorta başlangıcının 18 yaşını doldurduğu, 09.09.2000 tarihi olduğunun tespitine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili davanın reddinin gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

2.506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 60 ıncı maddesinin (G) bendi,79 uncu,108 inci, maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlere göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.