WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/13777 E.  ,  2024/2692 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/26 E., 2022/288 K.
KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında Mahkemece görülen hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın, taraf vekilleri tarafından temyizi neticesinde ilk kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiş; bu kararın da bozulması üzerine Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalıl Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı, davalılardan işverene ait olan inşaat işyerlerinde 1992 yılı Mart ayı ile 2003 yılı Ağustos ayı arasında kalan dönemde davacının kalıpçı olarak kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Gaziantep 1. İş Mahkemesinin 29.05.2007 tarih 687 E. - 357 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Daire kararında; davacının çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; öncelikle, tanık ...’in 1996 yılında farklı işyerinde 9 ay çalışmaya ilişkin beyanı da dikkate alınarak, çalıştığını iddia ettiği davalı işverene ait olan işyerleri ve varsa, farklı işyerininin belirlenebilmesi için davacıya açıklama yaptırılmalı; belirlenen işyerlerinin dava konusu dönemin tümünde inşaat işyerlerinde tutulması gerekli dosya, puantaj kayıtları ve ücret bordroları ile Kurumdaki tüm belge ve kayıtlar celbedilmeli, müfettiş raporları olup olmadığı araştırılmalı, davacı tanıkları ... veya ...’ın davalı işyerlerinde bordro tanığı oldukları dönemler dışındaki davaya konu dönemde davalı iş yerlerinde çalışmaları saptananlar ve gerektiğinde komşu iş yeri veya benzer işleri yapan işyeri sahipleri ile bordrolara geçmiş çalışanlar re’sen tanık sıfatıyla dinlenmeli; tanıkların verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları taraflar ile ilişkileri ve işyerlerinin kapsam ve kapasitesi itibariyle beyanlarının doğruluğu sorgulanmalı, tanık ...'in davalı işverene karşı açtığı anlaşılan hizmet tespiti davasının sonucu araştırılmalı, dinlenen davacı tanıklarının dava konusu dönemde çalışmalarının Kuruma bildirildiği tüm işverenler belirlendikten sonra, bu işverenlerin davalı işverenle herhangi bir bağlantısı olup olmadığı belirlenmeli, davacı farklı işyerinde çalışmışsa, neresi olduğu ve davalı işverenle bağlantısı araştırılarak hak düşürücü süreye uğrayan dönem olup olmadığı irdelenmeli, davaya konu inşaat işyerlerinin inşaat ruhsat tarihi, iskan ruhsat tarihi belirlenmeli, davalı Kurumda eksik işçilik kaydı olup olmadığı araştırılmalı, gerektiğinde mahallinde keşif yapılarak çalışmaları Kuruma bildirilen sigortalılarla davaya konu inşaatların yapılmasının mümkün olup olmadığı, davacının çalıştığını iddia ettiği “kalıpçılık” işinin iddia edilen sürelerde yapılmasının mümkün olup olmadığı belirlenmeli ve böylece, davacının çalışmasının niteliği, süresi, mevsimlik olup olmadığı, kesinti veya askıya alınma durumunun olup olmadığı irdelenerek, davacının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği, ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince ve yeterince araştırılmalı ve dava konusu döneme ilişkin olarak gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 26.09.2013 tarihli ve 2009/5 E. - 2013/328 K. sayılı kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.

C. 2'nci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Daire kararında; uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma kararının gerekleri yerine getirilmediği gerekçesiyle Mahkemece verilen karar bozulmuştur.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne, davacının, müflis ... İplik Sanayi Tic A.Ş.'ne ait iş yerinde 02.05.1996-23.12.2002 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından kesintisiz şekilde çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 ve devamı maddeleri ile 506 sayılı Kanunu'nun 26 ncı maddesi ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1.Mahkemenin, Yargıtay dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).

Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki KURU, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.)

Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

2. İnceleme konusu dava dosyasında, Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Ancak bozmaya uyulduğu halde, bozma gereği yerine getirilmemiştir. 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan Mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.

3. Bozma sonrası Mahkemece, mahallinde keşif yapılmış ise de, Mahkemece hükme esas alınan keşif ve sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile tanık beyanlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığı, hazırlanan rapor davanın aydınlatılmasına yönelik olmadığı gibi, somut olaya özgü bir tespit de içermediği, asgari işçilik tespiti içerdiği, bir kısım tanıkların görgüye dayalı bilgileri olmadığı gibi, bir kısmının ise işyerinde kesintili çalıştıklarına dair beyanları karşısında, Mahkemece davacının davalı işyeri nezdinde kesintisiz olarak çalıştığı iddiasının hiçbir tereddüte yer vermeksizin belirlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.

Somut olayda, davalı işyerinin mevsimlik çalışılan bir işyeri olup olmadığı, yılın tamamında çalışmayı gerektirecek bir iş yapıp yapmadığı hususları yeterince araştırılmadan, işbu davanın kamu düzenine ilişkin olduğu göz önünde bulundurularak yeteri kadar bordro tanıkları ile komşu işyeri çalışanları/işverenlerinin beyanları alınmadan karar verilmiş olması hatalıdır.

Yapılacak iş, davalı işyerinin mevsimlik çalışılan bir işyeri olup olmadığı, davacının yaptığı işin mevsimlik çalışmayı mı yoksa yılın tamamında çalışmayı mı gerektirdiği hususlarını açıklığa kavuşturmak için davalı işyerinin ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

4. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.