WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/13763 E.  ,  2024/4026 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2843 E., 2023/2519 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/329 E., 2023/268 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davalı Kurumun fazla ve mükerrer tahsilatı nedeniyle, ... olmadığı halde ve kendi hatalı işlemlerinden kaynaklanan nedenler ortada olmasına rağmen gecikme zammı adı altında borçlar tahakkuk ettirdiğinin görüldüğünü, fazlaya ilişkin tüm yasal hakları saklı kalmak kaydı ile davacı şirketin davalı Kuruma herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, haksız şekilde tahakkuk ettirilen fazla prim, işsizlik sigortası primi, özel tüketim vergisi, eğitim katkı bedeli, damga vergisi ve gecikme zamlarının terkinine, borç aslından fazla veya mükerrer tahsil edilen, bilirkişi hesabından sonra arttırılmak suretiyle şimdilik toplam 219,000.00 TL kesintilerin, kesinti tarihinden itibaren işletilecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikle davalı Kurumdan alınarak davacı şirkete ödenmesine ve iadesine, tahsili davalı Kurum tarafından yapılan tahakkukların mahsubuna, şirket ortak ve yetkililerinin maaş kesintilerinin durdurulmasına, şirket ortaklarının ve yetkililerinin adına kayıtlı taşınmazlara konulan haciz şerhlerinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; davalı Kurumun 2001 yılından dava tarihi olan 10.10.2014 tarihine kadar haksız tahsilat ve mükerrer ödemeler yaptırarak davacı şirketi zarara soktuğunu, aynı zamanda haksız yere icra takibine geçip müvekkiline ait mermer makinalarını düşük fiyatlarla satarak müvekkilinin munzam zarara uğramasına neden olduğunu, Mahkemenin anılan dosyasında dava açan belirsiz alacak davası olarak davayı açmadığından o tarihe kadar olan kesintilerin miktarı olarak 219.000,00 TL'lik dava açtığını, bu nedenle dava tarihi olan 10.10.2014 tarihinden sonra devam eden kesintiler ve icra takiplerinden kaynaklı munzam zararlar için dava açmak durumunda kaldığını beyanla; fazlaya ilişkim tüm yasal hakları saklı kalmak kaydı ile davalı Kurum tarafından 10.10.2014 tarihinden bu dava tarihine kadar yapılan haksız tahsilatın, fazla tahakkuk ettirilen prim, işsizlik sigortası primi, özel tüketim vergisi, eğitim katkı bedeli, damga vergisi ve gecikme zamları olarak şimdilik belirsiz alacak olan 100.000,00 TL'nin ve şimdilik belirsiz alacak olan icra dosyasında uğranılan munzam zarar bedeli olan 10.000,00 TL'nin faizleri ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Asıl davada davaı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumca davacı şirketin, 2007/4.-2011/9. ayları arası döneme ilişkin olarak, şirket ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine 6183 sayılı Kanun gereğince 2009/018022 (tevhitli) sayılı icra takip dosyasının açıldığını, süresinde ödenmeyen prim ve diğer Kurum alacaklarının bizzat Kurumca cebren takip ve tahsil edilebileceğinin, 506 sayılı Kanun'un açık hükmü gereği olduğunu, cebren tahsil ve takip esaslarının 6183 sayılı Kanun'da gösterildiğini, davacı tarafın, ödemeleri ve borçları toplayıp çıkararak alacaklı olduğunu ve Kurumun da işini düzgün takip etmediğini iddia ettiğini, ancak alacak dolayısı ile mükerrer tahsilat çıkarılan hesaplamanın nasıl olduğunun anlaşılamadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

Birleşen dava dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bu davanın haksız ve yersiz açılmış bir dava olduğunu, davayı kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini dilediklerini, davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olmasının hukuka uygun olmadığını, dava konusu alacak kabul edilmemekle birlikte, hukuki başvuru süresi bakımından hak düşürücü sürenin/zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın bu sebeple de reddi gerektiğini, davacı şirket tarafından iddia edilen yersiz tahsilat ve mükerrer ödeme bulunmadığının da tespit edildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda yapılan tespit ve hesaplamalara göre, davacının davalı Kuruma toplam 87.942,26 TL bakiye borcu bulunduğundan davacıdan yapılan haksız tahsilat söz konusu olmadığı gibi borcun tahsiline yönelik olarak tesis edilen kesinti, haciz ve diğer cebri icra işlemlerinde yasaya aykırılığın bulunmadığı, bu itibarla davacının haksız tahsilat veya cebri icra işlemlerinden kaynaklanan munzam zararının varlığının ispat edilemediği, buradan hareketle, davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti, borcun terkini, yapılan kesintilerin faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsili, maaş kesintilerinin durdurulması ve taşınmazlara konulan hacizlerin kaldırılması taleplerine yönelik asıl davanın ve davalı Kurum tarafından yapılan haksız tahsilatın ve icra takipleri sonucu ortaya çıkan munzam zararın faizleriyle birlikte davalı Kurum'dan tahsili taleplerine yönelik birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; iş yerine haciz gelerek haksız yere icra takibi yapıldığını borcu olmadığı halde mükerrer tahakkuk ve tahsilatlar nedeniyle davalının olmayan alacağı için icra takibi yapıp davacıyı zarara uğrattığını istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep edilmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince iade kararı gereği üç kişilik heyetten alınan raporla sonuca gidilmiş olup buna göre davacının dönem tahakkukunun 484.874,32 TL olduğu, bakiye 130.943,57 TL borcun bulunduğu, fazla olarak yapılan 43.001,31 TL nin mahsubu sonrasında 87.942,26 TL borcun kaldığı, böylece davacıdan yapılan haksız tahsilat bulunmadığı, bağlı olarak Kurumun borcun tahsil işlemlerinde bu kapsamda kesinti haciz ve diğer cebri icra işlemlerinde yasaya aykırılık bulunmadığı, yine bu duruma göre munzam zararın varlığı kanıtlanamadığı anlaşılmakla varılan sonuç ve verilen karar yerinde görülerek ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava ve birleşen dava, menfi tespit haksız tahakkuk ettirilen fazla prim işsizlik primi, özel tüketim vergisi, eğitime katkı bedeli, damga vergisi ve gecikme zamlarının terkinine karar verilmesi ile mükerrer tahsil edilen paranın tahsili, munzam zarar ve haciz şerhlerinin kaldırılması istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371' inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.