10. Hukuk Dairesi 2023/13757 E. , 2024/556 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2651 E., 2023/2555 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Burdur 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2021/538 E., 2023/265 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali, sürekli iş göremezlik gelir bağlanması istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunurken 09.10.2001 tarihinde iş kazası geçirdiğini ve kaza sonucunda malul kaldığını, davacının 17.12.2019 tarihinde davalı Kuruma müracaat ederek iş kazasından dolayı gelir bağlanmasını talep ettiğini, davalı Kurumun kazayı iş kazası olarak kabul ettiğini, meslekte kazanma gücü kayıp oranın belirlenmesi için davacının hastaneye sevk edildiğini, davacının meslekte kazanma gücü kayıp oranının %46 olarak tespit edildiğini, sürekli iş göremezlik gelirinin 5510 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesiyle yürürlüğe girdiğinden bahisle 09.10.2001 tarihinde geçirilen iş kazasına istinaden gelir bağlanamayacağını belirterek talebin Kurum tarafından reddedildiğini, davalı Kurumun haksız ve hukuka aykırı işlem yaptığını, kanun gereği davacıya aylık bağlanması gerektiğini, sürekli iş göremezlik geliri bağlanması talebini red eden 01.04.2021 tarih E. 23185667 sayılı Kurum işleminin iptali ile davacının 17.12.2019 tarihli tahsis talebine istinaden 01.01.2015 tarihinden başlamak üzere sürekli iş göremezlik geliri bağlanması gerektiğinin tespitine, 01.01.2015 tarihinden başlayarak tahakkuk edecek sürekli iş göremezlik gelirlerinin hak ediş tarihlerinden başlayacak yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın mevzuatın öngördüğü yasal süre içerisinde işbu davayı açmadığını bu nedenle davanın reddini talep ettiklerini, davacı tarafın geçirmiş olduğu iş kazasından dolayı gelir bağlanması talebinde bulunduğunu, sürekli iş göremezlik geliri uygulamasının 5510 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesiyle yürürlüğe girdiğini, bu sebeple davacı tarafın 2001 yılında geçirmiş olduğu kazaya istinaden tarafına gelir bağlanması, davalı Kurumun bağlı olduğu yasal mevzuat hükümleri çerçevesinde mümkün olmadığını, davacıya yönelik yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık olmadığını, açılan bu davanın haksız olduğunu ve reddine karar verilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında, kendi nam ve hesabına, tarımsal faaliyette bulunduğu sırada kaza geçirdiği, davalı Kurumun bilgi ve belgelerine göre, olayın iş kazası sayıldığı ve %46 oranında işgücü kaybına uğradığının rapor edildiği, ancak davacının tarım faaliyetinde bulunduğu sırada olayın meydana geldiği, geçici iş göremezlik ödeneğinin 01.01.2008 tarihinde yürürlüğe ginen 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 19 uncu maddesinde düzenlendiğini, bu nedenle ve gerekçeyle gelir bağlama talebinin reddedildiğinin anlaşıldığı, davacı tarafından yasaların birleşmesi sonucu lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiği iddia edilmekte ise de lehe hükümlerin uygulanması ilkesinin ceza hukukunda geçerli olduğu, hukuk davalarında bu yönde yasal bir düzenleme bulunmadığı, bu nedenle yargı kararları da bu yönde olup olayın meydana geldiği tarihteki tabi olduğu yasal düzenlemelerin olaya uygulanmasının esas olduğu, davalı Kurumun işleminin de bu yönde olduğunu ve 2926 sayılı Kanun kapsamında işlem yapıldığının görüldüğü belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, lehe olan hükümlerin uygulanmasının sadece ceza hukuku ile sınırlı olduğu yönündeki kanaatin yerinde olmadığını, sosyal hukukun kamusal nitelikte olduğunu, uyuşmazlığın çözümünde 5510 sayılı Kanun yönünden değerlendirilmesi gerektiğini ve İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile sürekli iş göremezlik geliri bağlanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.2926 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin g) bendinde iş kazası “ Tarımsal faaliyetleri dolayısıyla sigortalıları hemen veya sonradan bedence veya ruhca arızaya uğratan olay” olarak tanımlanmış,
Aynı Kanun'un ek 3 üncü maddesinin gönderimi ile 1479 sayılı Kanun'un 41 inci maddesinin son fıkrasında “Ancak, sigortalı iken geçirdiği iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölenler için prim ödeme süresi aranmaz.” şeklinde düzenlenmiştir.
3. 1479 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinde " Bu Kanunda geçen "İş kazası" teriminin kapsamının tayininde 506 sayılı Kanun hükümleri kıyas yoluyla uygulanır." hükmü,
4. 5510 sayılı Kanun'un 97 nci maddesi "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malullüğü ve ölüm hallerinde bağlanması gereken gelir ve aylıkların, hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenmeyen kısmı zamanaşımına uğrar. (Mülga son cümle: 17.04.2008-5754/57 md.)" şeklinde düzenlenmiştir.
3. Değerlendirme
1.Dosya içindeki belgelerden, davacının 09.10.2001 tarihinde slaj makinasına mısır atmakta iken sol kolunu kaptırması sonucu dirsek ve el bileği arasının kopması şeklinde gerçekleşen olay nedeniyle, davalı Kuruma yapılan başvuru sonrası, Kurumun 08.07.2020 tarihli ünite kararı ile 09.10.2001 tarihinde meydana gelen olayın 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi hükümleri dâhilinde iş kazası olduğuna karar verildiği, ... Sağlık Kurulunun 04.03.2021 tarihli raporu ile de davacının geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik derecesinin E cetveline göre %46 olduğu ve kontrol muayenesi gerekmediğinin rapor edildiği, davalı Kurumun talep edilen gelir bağlama yönünden ise geçici iş göremezlik ödeneğinin 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 19 uncu maddesinde düzenlendiği, bu nedenle ve gerekçeyle gelir bağlama talebinin reddedildiği, İlk Derece Mahkemesi tarafından ise lehe hükümlerin uygulanması ilkesinin ceza hukukunda geçerli olduğu, hukuk davalarında bu yönde yasal bir düzenleme bulunmadığı, bu nedenle yargı kararları da bu yönde olduğu, olayın meydana geldiği tarihteki tabi olduğu yasal düzenlemelerin olaya uygulanması esas olduğu, davalı Kurumun işleminin de bu yönde olduğu ve 2926 sayılı Kanun kapsamında işlem yapıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmış ise de, söz konusu hükmün yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmıştır.
2. Eldeki davada; yukarıda yasal dayanak maddeleri belirtilen ve meydana gelen olaya ilişkin olarak; iş kazası tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 2926 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ve Ek-3 üncü maddesinin gönderimi ile 1479 sayılı Kunun'un 41/son, 82 nci maddeleri dikkate alınmak suretiyle ve davacıya anılan 09.10.2001 tarihli iş kazasına bağlı olarak davalı Kurumca belirlenen %46 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden gelir bağlanması gerekeceği düşünülerek, 5510 sayılı Kanun'un 97 nci maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle yapılacak değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
24.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!