WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/13748 E.  ,  2024/1100 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/646 E., 2023/1950 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/240 E., 2022/540 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti ve prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili, davalı şirket vekili ile davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili, davalı şirket vekili ile davalı Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının davalı şirkete ait iş yerinde 01.04.2011 - 30.06.2014 tarihleri arasındaki hizmetlerinin ve prime esas kazançlarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile yapılan sözleşmenin hizmet akdi niteliğinde olmadığını, prim usulü satış sözleşmesine tabi olarak kendi nam ve hesabına çalıştığını, davalı şirketin pazarlanan ürünlerin satışında aracılık yaptığını beyanla davanın reddini istemiştir.

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumun davanın açılmasına sebep olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile davacının davalı işveren nezdinde 16.04.2011 - 23.01.2014 tarihleri arası asgari ücrete esas primle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin SPEK talebinin reddine, davacının 01.04.2011 - 15.04.2011 ile 19.06.2014 - 30.06.2014 tarihleri arası hizmet tespiti talebinin reddine

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı şirket vekili ile davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacının çalışmasının ücret bordroları ve tanık beyanları ile ispatlandığını, prim usulü çalışan birinin asgari ücretle çalıştığının tespitinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı şirket vekilinin İstinaf Sebepleri
Davanın öncelikle 04.04.2016 tarihli dilekçelerindeki açık itirazları dikkate alınarak zamanaşımı nedeniyle, zamanaşımı itirazları kabul görmez ise esastan tümüyle reddine karar verilmek üzere kaldırılmasını talep etmiştir.

3.Davalı Kurum vekilinin İstinaf Sebepleri
İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı şirket adına 1105013 sicil numarası ile elektrikli ev aletleri pazarlama ithalat, ihracat ve satışı işinden tescil edilmiş işyerinin 01.03.2006 tarihinden itibaren kanun kapsamında olduğu, davacının dava dışı .... sicil numaralı ... Dış Tic. Ltd. Şti. ünvanlı işyerinden 24.01.2014-18.06.2014 tarihleri arasında hizmetinin bildirildiği, davacının hizmetinin bildirildiği işyeri adresi ile davalı şirketin Kurumda tescilli işyeri adresinin aynı olduğu, "prim usulü satıcılık sözleşmesi" başlıklı davacı ile davalı şirket arasında 16.04.2011 tarihinde düzenlenmiş sözleşmede davacının herhangi bir iş akdine ve İş Kanununa bağlı olmaksızın iş sahibinin mallarını, iş sahibi adına kapıdan satış sureti ile satacağı, satılan her mal karşılığında prim ve/veya komisyon ödeneceğinin belirlendiği yine davalı işverenin ibraz ettiği, davacı ile dava dışı ... Dış Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyeri arasında düzenlenmiş "belirli süreli-kısmi çalışma sözleşmesi"nde sözleşmenin 21.01.2014-31.12.2014 tarihleri arasında geçerli olduğunun belirtildiği, bordro tanıklarının beyanlarından davacının kapıdan satış görevlisi olarak prim karşılığı davalı işverene bağımlı olarak çalıştığı anlaşılmakla hizmet tespiti isteminin kısmen kabulüne ve prime esas kazanca dair yazılı delil başlangıcı sayılabilecek herhangi bir belge bulunmaması sebebi ile bu talebin reddine dair kararda, mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı anlaşılmakla istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı şirket vekili ile davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davacı ile davalı şirket arasında 16.04.2011 tarihli Prim Usulü Satış Sözleşmesi ile Belirli Süreli Kısmi Çalışma Sözleşmesinin imzalandığını, davacının 24.01.2014 - 18.06.2014 tarihleri arasında 4/a kapsamında hizmet akdine dayalı olarak çalışmasının SGK'ya bildirildiğini, 2014 Ocak - Haziran aylarına ait ücret ödeme belgelerinin bulunduğunu, dinlenen tanıkların davacının davalıda çalıştığını beyan ettiklerini, davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine dair verilen kararın hatalı olduğunu, mahkemece Kuruma başvuru yapılan süreden itibaren yasal 60 günlük cevap süresinin beklenmesi gerekirken bu süre beklenmeden davanın reddine karar verildiğini beyanla temyiz isteminde bulunulmuştur.

Davalı şirket vekili; hüküm fıkrasının infazda tereddüt yaratacağını, yasadan kaynaklı olarak taraf olan davalı SGK lehine ret oranında vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, davacının hizmet akdi ile çalışmadığını, sözleşmeye göre herhangi bir maaş öngörülmediği, işe başlama ve bitiş tarihlerinin belirlenmediğini, davalı şirketin satış yaptırdığını, karşılığında da prim ödendiğini, ödenen primlerin de Maliye'ye beyan edilerek stopaj adı altında vergilerinin ödendiğini beyanla temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı Kurum vekili; istinaf sebeplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının davalı şirkete ait iş yerinde 01.04.2011 - 30.06.2014 tarihleri arasındaki hizmetlerinin ve prime esas kazançlarının tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

2. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
3. Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un “Prime Esas Ücretler” başlığını taşıyan 77 nci maddesinin 1 inci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un “Prime Esas Kazançlar” başlıklı 80 inci maddesinin 1 inci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır.

Diğer taraftan 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayıl Kanun'un 86/9 uncu maddelerine dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 77 ve 80 inci maddelere göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun; 288 inci maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belir bir tutarı geçtiği takdirde, senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, 289 uncu maddesinde, 288 inci madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 292 nci maddesinde de, senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200 ve 202 nci maddelerinde de bu düzenlemeler korunmuştur.

Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas - 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas - 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas - 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas - 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas - 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.

3.Değerlendirme
Dava hizmet tespiti ve prime esas kazanç tespiti davasıdır. Davacının talebi 01.04.2011 - 30.06.2014 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespiti ile prime esas kazançlarının tespiti talebine ilişkin olup ilk derece mahkemesince davacının davasının kısmen kabulü ile davacının davalı işveren nezdinde 16.04.2011 - 23.01.2014 tarihleri arası asgari ücrete esas primle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin SPEK talebinin reddine, davacının 01.04.2011 - 15.04.2011 ile 19.06.2014 - 30.06.2014 tarihleri arası hizmet tespiti talebinin reddine karar verilmiştir. Davacının hizmet süreleri ile ilgili dinlenen bordro tanıkları, davacının prim karşılığında çalıştığını beyan etmişlerse de, ne şekilde çalıştığı, diğer çalışanların hizmetlerinin bildirildiği halde davacının hizmetlerinin neden bildirilmediği hususu sorulup araştırılmamıştır. Talep edilen dönemde 29.01.2014-18.05.2014 tarihleri arasındaki çalışmaların dava dışı ... ... Ltd. Şti.'den bildirilmesi üzerinde de durulmamıştır. Davalı şirket ile dava dışı ... ... Ltd. Şti. arasındaki ilişki araştırılmalı, herhangi bir bağ yoksa davacıdan bu dönem çalışmaları ile ilgili beyanı alınmalı, iptalini isteyip istemediği hususu sorulmalı, iptali isteniyorsa hak alanını ilgilendirdiğinden dava dışı ... Ltd. Şti. davaya dahil edilerek delilleri sorulup toplanmalı, dinlenmeyen bordro tanıkları bu çalışma dönemi yönünden dinlenilmeli, sonucuna göre karar verilmelidir.

Prime esas kazanç tespiti yönünden ise satışlardan davacının ne kadar satış yaptığı ne kadar prime hak kazandığı davalı şirketten sorulmalı, varsa ödeme/prim belgelerine göre karar verilmesi gerekmekte olup eksik araştırmayla karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili, davalı şirket vekili ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.02.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.