10. Hukuk Dairesi 2023/13740 E. , 2024/4459 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2143 E., 2023/2050 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/136 E., 2023/268 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti ve sigorta primine esas kazancın tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1972 yılından 31.07.2013 tarihine kadar kesintisiz şekilde hisse çoğunluğu...isimli şahsa ait olan ... Elektrik Anonim Şirketi işyerinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığı, çalışma aşamalarına göre; 1971-1974 yılları arasında davalı şirketin ilk kuruluş aşaması olan...Elektrik Müteahhitliği bünyesinde, değişik şantiyelerin Ankara'da muhasebe, istihkak ve malzeme takibi gibi işleri yürüttüğü, 1974-1983 yılları arasında ... Elektrik...ve Ortakları Kollektif Şirketi işyerinde fiilen şirket müdürlüğü yaptığı, 1983-31.07.2013 tarihleri arasında aralıksız ve kesintisiz ... Elektrik Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi’nin müdürü sıfatı ile çalışma hayatına sürdürdüğü, iş sözleşmesinin 31.07.2013 tarihi itibari ile fesih edildiği, Ankara 19. İş Mahkemesinin 2014/1 sayılı dosyasında tespit raporunda görüldüğü üzere son ücretinin 15.000 TL olduğu, kesintisiz şekilde 45 yıl boyunca davalı bünyesinde çalışmış bulunduğu davalı şirketin elektrik sektörünün bilinen firmalarına bayilik yaptığı, çok yüklü ticari alışveriş içerisinde bulunduğu, bu firmaların davalı şirket nezdindeki tek muhatabının davacı olduğu, tüm sipariş alım satımlarda yetkili olarak davacının imzasının bulunduğu, işçilik alacaklarının tahsili amacıyla dava açıldığı, davalı şirket yanında 1972-31.07.2013 tarihleri arasında kesintisiz çalışıldığı, çalışmış olduğu tüm süre içerisinde gerçekte almış olduğu maaşın asgari ücret üzerinde olmasına rağmen Kuruma asgari ücret üzerinden bildirimler yapıldığı, dolayısıyla davacının 1972-1998 yılları arasında prime esas kazançlarının eksik bildirildiği, 1998 yılından sonraki çalışmaları ait prim esas kazançların ise hiç bildirilmediği belirtilerek; davacının 1972-31.07.2013 tarihleri arasında davalı ... Elektrik Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi yanında sigortalı olarak fiilen çalıştığı halde SGK’ya eksik bildirilen veya hiç bildirilmeyen çalışmalarının tespitine, davacının 1972-31.07.2013 tarihleri arası sigortalılığının tesciline, 1972-31.07.2013 tarihleri arası dönem içindeki hizmetlerine ilişkin prim borcu ve faizinin Sosyal Güvenlik Kurumunca davalı şirketten tahsiline, davacının davalı işyerinde çalıştığı tüm hizmet süresi içerisinde prim esas kazançları aldığı gerçek ücretten daha düşük olarak ...'na bildirilerek SGK primleri eksik yatırıldığından, davacının gerçek ücretinin tespiti ile eksik yatan sigorta primlerinin davalı işveren tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 03.04.2016 tarihli dilekçesinde özetle; davacının 6 ay kadar kamu kuruluşunda çalışmış olduğunu, bunun dışında taraflar arasında iş ilişkisinin hiçbir kesintiye uğramadığını, 01.04.1971-13 07 2013 tarihleri arasında da içeride kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı şirket temsilcisi cevap dilekçesinde özetle; kendisinin şirketin ortağı aynı zamanda yönetim kurulu başkanı olduğunu, davacının yeğeni olduğunu dava konusu edilen dönemde şirketin %10 luk hissesine sahip olduğunu, aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olarak huzur hakkı adında ücret aldığını, kendisinin de söz konusu şirkette huzur hakkı aldığını, yönetimin dışında ortakların sadece dağıtılır ise temettü aldıklarını, yönetim kurulu üyelerinin de bu temettüden faydalandıklarını, yeğeninin 1970 li yıllardan bu yana şirketin ortağı olduğunu, her dönem yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, 2013 yılına kadar yönetim kurulu üyesi olarak bu şekilde devam ettiğini, bu çalışmalarını dava konusu ettiğini, davacı vekilinin beyanında geçen davacının şirket adına yazışmalar yapıp sözleşmeler imzalaması bu kapsamanda yaptığı faaliyetler olduğunu, bu hususta bir ihtilaf olmadığını, kendisinin zaten şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olarak doğal olarak yapması gereken şeyler olduğunu, bu konuda da bir ihtilaf olmadığını, bu tür sözleşmelerinin mevcut olduğunu, şirkettin 1974 yılından itibaren fiilen ticarete başladığını 1984 yılında A.Ş haline dönüştüğünü, daha önceki kolektif şirket adıyla olan çalışmaları A.Ş. olarak tescil ettirdiklerini, davacının şirket ortağı ve kar ortağı olması nedeniyle sigortalı olmasının mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davaların kamu düzenine ilişkin olduğunu, çalışma olgusunun hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatı gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince; "Davanın reddine," karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle; davanın kabulüne karar verilmesi için bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; hizmet tespiti ile sigorta primine esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 80. ve 86/9 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanun'a uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!