10. Hukuk Dairesi 2023/1365 E. , 2024/5409 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1642 E., 2022/1708 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/92 E., 2022/350 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalıya ait iş yerinde çalıştığını, 27.03.2013 tarihinde iş kazası geçirdiğini, iş kazasının meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek 315.234,11 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 14.12.2011 tarihinde çalışmaya başladığını, pres bölümünde sac kesim ve büküm işi ile görevli olduğunu, iş güvenliği eğitiminde edindiği bilgi ve talimatlara uymayan davacının tam kusurlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, iş kazasının oluşumunda davacının %25 davalı işverenin % 75 oranında kusurlu olduğu , davacının davaya konu kaza nedeniyle % 43oranında sürekli iş göremezliğe girdiği kabulünden hareketle davanın kısmen kabulü ile davacının 561.986,54-TL maddi tazminat alacağı olduğu anlaşılmakla, taleple bağlılık ilkesi gereğince 315.234,11-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 27.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 75.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz oranı ile birlikte, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin beyanlarını ve itirazlarını değerlendirmeden, gerekli araştırma ve incelemeyi yapmadan, tamamen davacı tarafın iddiaları ile gerekçesiz şekilde hüküm düzenlemesinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, görev tanımına girmeyen bir işi yapan davacının kendi dikkatsizliği sebebiyle kazaya sebebiyet vermesinden dolayı tam kusurlu olduğunu, maluliyet raporları arasında çelişki bulunduğunu, davacının eşinin çalıştığının dosya içeriği ile sabit bulunduğunu bu nedenle hesaplamanın da çalışan eşin AGİ’si dikkate alınarak, alacağı sürekli AGİ’nin bu nispette azalacağı da gözetilmek kaydı ile yapılması gerektiğini, davacının eşinin ve çocuğunun çalışıp çalışmadığı araştırılmadan hesap yapılmasının hatalı olduğunu, manevi tazminat isteyebilme koşullarının oluşmadığını ve daha düşük manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken zenginleşme sonucunu doğuracak şekilde fahiş manevi tazminata hükmedilmesinin de yerinde olmadığını istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair ilk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden Kanun'a aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369'uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi
3. Değerlendirme
A) Davalı vekilinin manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre davacı vekilince dava dilekçesinde 100.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu, İlk Derece Mahkemesince davalı şirket aleyhine 75.000,00 TL manevi tazminata karar verildiği, davalı vekilinin istinaf başvurusunun istinaf mahkemesince esastan reddine karar verildiği kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
B) Davalı vekilinin maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından; Mahkemece 03.02.2022 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma ilamından önce verilen hükme esas alınan 04.03.2021 tarihli ek hesap raporunda bilinen dönem sonu tarihinin 31.12.2021 tarihi olarak esas alındığı aynı raporda davacının bakiye ömür süresinin PMF tablosu esas alınmak suretiyle 32 yıl olarak tespit edildiği ve sonuç olarak davaya konu iş kazası nedeniyle maddi zarar miktarının seçenekli olarak eşi çalışmayan AGİ miktarına göre 1 inci seçenekte 315.234,11-TL, eşi çalışan AGİ miktarına göre 308.344,18-TL TL olarak hesaplandığı, anılan 1 inci seçenekte yer alan miktar üzerinden davacı vekilinin ıslah dilekçesi sunduğu ve mahkemece talep gibi karar verildiği, ilk derece mahkemesi kararına karşı yalnızca davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu, yukarıda anılan 03.02.2022 tarihli kaldırma kararı ile istinaf mahkemesince davacının bakiye ömür süresinin THR 2010 tablosuna göre tespit edilmesi gerektiği ve asgari ücret miktarındaki değişikliklerin dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği, mahkemece istinaf ilamı üzerine 30.05.2022 tarihli 2 inci ek hesap raporu aldırdığı, iş bu hesap raporunda ise bilinen dönem sonu tarihinin 31.12.2022 tarihi olarak değiştirilmesi ve THR 2010 tablosunun esas alınması nedeniyle eşi çalışan AGİ ye göre tazminatın daha yüksek 561.986,54-TL olarak hesaplandığı, Mahkemece taleple bağlı kalınarak ıslah edilen miktar olan 315.234,11 TL üzerinden karar verildiği anlaşılmıştır.
Usuli kazanılmış hak davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrarı sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Usulü müktesep hak, anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usulü kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Kazanılmış haklar “Hukuk Devleti” kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasa'nın 2 nci maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez.
Yargıtay İçtihatları ile kabul edilen “usulü kazanılmış hak” olgusunun, bir çok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Örneğin Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili yeni bir kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usulü kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır.
Usulü kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir. (...nun 12.07.2006 T., 2006/4-519 E, 2006/527 K, 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.) Zira usulü kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı)
Somut olayda, davacının aldırılan 1 inci ek rapor üzerine tespit edilen miktar üzerinden karar veren ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf talebinin bulunmadığı gözden kaçırılarak davalı istinaf istemi üzerine ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve yeniden mahkemesine gönderilmesi üzerine düzenlenen 2 nci ek raporun hükme dayanak kılınması suretiyle davacı vekilince eşi çalışan AGİ ye göre hesaplanan miktar üzerinden maddi tazminata karar verilmesine temyiz talebi bulunmadığından 1. Ek raporda 2 nci seçenekte tespit edilen 308.344,18 TL maddi tazminata karar verilmesi gözetilmeyerek davalı lehine bu yönden oluşan usuli kazanılmış hak ihlal edilerek sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Davalı vekilinin manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
A. İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe kısmında yer alan;"...Maddi tazminat talebi yönünden, yukarıda bahsedilen gerekçelerle SGK kayıtları, kusur ve maluliyet oranına ilişkin raporlar ve sair delillere göre davacı ...'nin, davalı ... Rekor Isı Metal Ürünleri San. ve Tic A.Ş. çalışanı olarak 27/03/2013 tarihinde yaşamış olduğu "iş kazası" neticesiyle %43 oranında malul olduğu, bahsi geçen iş kazasında, davalının %75 oranında kusurlu olduğu, olayın oluş şekline, dosyadaki bilgi ve belgelere ve emsal Yargıtay kararlarına göre hesap bilirkişisi tarafından 29/05/2022 tarihli ek raporda hesaplandığı üzere;
Geçmiş Aktif Dönem Zararı : 87.624,61TL
Gelecek Aktif Dönem ve Pasif Dönem Zararı :+518.355,00TL
Toplam Zarar 605.979,61TL
6098 BK 55. Md. İlk Peşin Sermaye Değ. %80'i :- 43.993,07TL
Nihai Zarar : 561.986,54TL olduğu anlaşılmakla taleple bağlılık ilkesi gereğince 315.234,11TL tutarında maddi tazminat tutarının tüm dosya kapsamına uygun olduğuna dair kanaat oluşmuştur... "ibarelerinin silinerek yerine gelmek üzere, Maddi tazminat talebi yönünden, yukarıda bahsedilen gerekçelerle SGK kayıtları, kusur ve maluliyet oranına ilişkin raporlar ve sair delillere göre davacı ...'nin, davalı ... Rekor Isı Metal Ürünleri San. ve Tic A.Ş. çalışanı olarak 27.03.2013 tarihinde yaşamış olduğu "iş kazası" neticesiyle %43 oranında malul olduğu, bahsi geçen iş kazasında, davalının %75 oranında kusurlu olduğu, olayın oluş şekline, dosyadaki bilgi ve belgelere ve emsal Yargıtay kararlarına göre hesap bilirkişisi tarafından 29.05.2022 tarihli ek raporda hesaplandığı üzere;
Geçmiş Aktif Dönem Zararı : 87.624,61TL
Gelecek Aktif Dönem ve Pasif Dönem Zararı :+518.355,00TL
Toplam Zarar 605.979,61TL
6098 BK 55. Md. İlk Peşin Sermaye Değ. %80'i :- 43.993,07TL
Nihai Zarar : 561.986,54TL olduğu anılan ek raporda davacı vekilinin mahkememizce verilen 25.05.2021 tarihli karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulmadığı anlaşılmakla bilinen dönem sonunun ilk karara esas alınan 1 inci ek rapordaki 31.12.2021 tarihi yerine ileri tarihe çekilerek 31.12.2022 tarihi ve bakiye ömür süresinin 1inci ek rapordakinin aksine 32 yıl yerine 37 yıl olarak esas alınması ile zarar hesabı davalının usulü kazanılmış hak ilkesine riayet edilmemesi nedeniyle hatalı olmuş ,mahkememizce davacının 1 inci ek raporda yer alan 2 nci seçenek üzerinden hesaplanan 308.344,18 TL maddi tazminat tutarına hak kazandığı kanaati oluşmuş, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar vermek gerekmiştir. " ibarelerinin yazılması,
B. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere;
Davanın kısmen kabulü ile
1-) 308.344,18 -TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 27.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-) 75.000,00-TL manevi tazminatın kısmen kabulü ile kaza tarihi olan 27.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz oranı ile birlikte, davalı dan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-) Alınması gerekli 26.074,26 TL harçtan peşin alınan 341,90TL harç ile 1.076,34TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.418,24 TL harcın mahsubu ile bakiye 24.656,02 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-) Maddi tazminat talebi yönünden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince 30.034,09 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-) Manevi tazminat talebi yönünden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince 10.550,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-) Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince 5.100,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
7-) Reddedilen Manevi tazminat talebi yönünden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince 5.100,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
8-) Davacı tarafından yapılan 35,90TL başvurma harcı, 341,90TL peşin harç, 1.076,34TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
9-) Yine davacı tarafından yapılan 2.322,00TL yargılama giderininde davanın kabul ve ret edilen oranları ile orantılı olmak üzere 2.134,50TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
10-) Davalı tarafından yapılan 392,85 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranları ile orantılı olmak üzere 31.42 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
11-) Taraflarca yargılama aşamasında mahkeme veznesine depo edilip kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı." ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!