10. Hukuk Dairesi 2023/13633 E. , 2024/1989 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3107 E., 2023/2942 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/77 E., 2023/158 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 31.08.2015 tarihinden 23.09.2015 tarihine kadar geçen süre içinde davalı ... 'a ait ... Benim Dünyam Kreş'te sigortalı olarak çalıştığını, 31.08.2016 - 26.05.2017 tarihinde ihtarname çekmiş ise de aynı gün iş bu ihtarname henüz tanzim ediliş tebliğ dahi edilmemiş iken, davalı yan müvekkilinin iş akdine bildirimsiz son vererek sigortasının sonlandırıldığını, açıklanan nedenlerle müvekkilinin davalının iş yerinde yukarıda belirtilen tarihler arasında çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 31.08.2015 tarihi olarak tespiti ile bu süreler içinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına, müvekkilin bu hizmetlerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiaları doğrultusunda Kurum kayıtlarında yapılan incelemede davacının 1261690-07 sicil numaralı ... unvanlı iş yerinde 23.09.2015 - 26.05.2017 tarihleri arasında çalıştığının tespit edildiğini, hizmet tespit davalarının, kamu düzenine yönelik olduğundan re'sen incelemeye tabi olduğunu, yargılama ve araştırma usulleri tazminat davalarından farklı olup, çalışma olgusunun varlığının hiçbir kuşkuya yol açmayacak şekilde somut ve inandırıcı yazılı belgelerle ortaya konması gerektiğini, anılan nedenler ve yargılama esnasında ortaya çıkacak hususlar karşısında haksız ve yersiz açılan yasal dayanaktan yoksun olan davanın usul ve esastan reddine, karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Somut olayda, davacının, davalıya ait 1261690 007 sicil numaralı Kreş Faaliyetleri işyerinde 23.09.2015-26.05.2017 tarihleri arasında 602 gün sigortalı çalışmasının bulunduğu, 23.09.2015 tarihinde sigortalı işe başlayacağına, 26.05.2017 tarihinde sigortalı işten ayrılacağına ilişkin bildirgelerin davalı tarafından verildiği, davalının 1261690 007 sicil numaralı Kreş Faaliyetleri işyerinin 11.04.2014 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamına alındığı, davacının ihtilaflı dönemde dava dışı iş yerlerinden hizmet bildirimlerinin bulunmadığı görülmektedir. Davacıyla beraber ihtilaflı dönemde davalıya ait iş yerinde çalıştığı anlaşılan bordro tanığı ...'nun davacının davalıya ait iş yerinde davaya konu edilen dönemde çalıştığına yönelik net ve açıklayıcı anlatımı karşısında, çalışmanın kesintisizliği ve dava tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin dolmamış olduğu da dikkate alınarak hak düşürücü süreye uğramayan ihtilaflı döneme ilişkin süreler yönünden davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Fer'i Müdahil Kurum vekili; çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli ve gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceği, kamu düzenine yönelik olduğundan re’sen incelemeye tabi olduğu, yalnızca tanık beyanı hükme yeterli olmadığı, davacının iddiasını tereddüte yer bırakmayacak şekilde ispatlayamadığından bahisle istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında;
" Uyuşmazlık konusu, davacının davalıya ait kreste 31.08.2015 ile 23.09.2015 tarihleri arasındaki hizmet akdine dayalı çalışması olup olmadığına ilişkin hizmet tespiti davasıdır. Davacı talep konusu dönem sonrası davalı iş yeri sigortalı çalışanıdır. Davaya konu iş yeri kreşin 11.04.2014 tarihinde kanun kapsamına alındığı, davacının temizlikçi olarak çalıştığı, talep dönemini tam kapsayan bordro tanığı .... beyanına göre bu dönemde kesintisiz çalıştığı, bir başka bordro tanığı ...'nun dava konusu dönemin son günü işe girişi bulunuyor ise de işe girdiğinde davacının orada çalıştığına ilişkin ve bordro tanığı ...'in kayıtlara göre kısmen destekleyici beyanları bulunduğu, davacı tanığı ve aynı zamanda bordro tanığı olan ...'un da sigortasının bir ay sonrasında yapıldığına ilişkin yan deliller karşısında, dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle feri müdahil vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla fer'i müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!