10. Hukuk Dairesi 2023/13563 E. , 2024/2041 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/31 E., 2022/398 K.
KARAR : Kısmen kabul, karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen reddine kısmen karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket çalışanlarından sigortalı .....' in 27.06.2007 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu iş göremez hale gelmesi nedeniyle sigortalıya yapılan ödemelerle kurum zararı oluştuğunu, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 8.237,76 TL alacağın gelir onay, sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. 19.10.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortali ....' in davalı şirkette bahçıvan olarak çalıştığını, şirket ortaklarından ....'nın mülkiyetinde görünen ancak şirket işlerinde kullanılan villada bahçıvanlık yaptığını, şirket ortağı olan... hakkında açılan davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, İstanbul 1. İş Mahkemesi' nin 2007/654 Esas sayılı tazminat davasının bekletici mesele yapılmasını, kazanın tamamen sigortalının kusurundan kaynaklandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Özetle; davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Daire tarafından, “...Somut olayda; hakkındaki davada hüküm kurulan davalı ... Tekstil Ürünleri ve Pazarlama Limited Şirketinin 11.08.2014 tarihinde ticaret sicilinden resen terkin edildiği, bu durumda taraf ehliyeti bulunmayan adı geçen davalı şirket adına karar verildiği anlaşılmış olmakla, anılan davalı şirket hakkında ihya yapılması için yasal prosedür işletilmek suretiyle ihyasına dair karar alındıktan sonra, usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve infazı mümkün olmayacak şekilde, karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.” gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; 1-) Davalı şirket yönünden davanın konusuz kalması sebebiyle açılan davada Karar Verilmesine Yer Olmadığına, 2-) Davalılardan İbrahim Yassıbuğa yönünden açılan davanın reddine dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili dilekçesinde özetle; kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla medeni hakları kullanma ehliyetine ( fiil ehliyetine ) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler. Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi ( dava hakkı ) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı ) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır. Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu subjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, Ankara 1995, s. 231). Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder ( Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, İstanbul 2000, s.288).Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerekir. Eldeki dava dosyası yukarıda belirtilen bir önceki bozma ilamı ile birlikte değerlendirildiğinde, hükmüne uyulan bozma ilamının yerine getirilmediği ve ilamda belirtilen ihya prosedürü tamamlanmadan hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Bunun yanında terkin edilmiş bir şirket hakkında, karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesisi de isabetsizdir. Bu sebeple ticaret sicilinden re’sen terkin edilen davalı ... Tekstil Ürünleri ve Pazarlama Limited Şirketi hakkında ihya yapılması için yasal prosedür işletilmek suretiyle, ihyasına dair karar alındıktan sonra usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
2.Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!