10. Hukuk Dairesi 2023/13562 E. , 2023/13513 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/497 E., 2023/1066 K.
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında görülen 01.05.2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespiti ve 01.06.2012 tarihine kadar ödenmeyen aylıkların davalı Kurumdan yasal faizi ile birlikte tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair, karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 05.03.2007 tarihli tahsis talebinin kurum tarafından sigortalı çalışmalarının başlangıcının 01.05.1982 tarihi olarak değil 01.12.1985 tarihi olarak kabul edilmesi sebebiyle reddedildiğini oysa müvekkili tarafından ... 12. İş Mahkemesinin 2008/118 Esasına kayden açılan dava sonunda verilen ve kesinleşen karar ile sigortalılık başlangıcının 01.05.1982 tarihi olduğunun hüküm altına alındığını, bu kez müvekkiline 28.05.2012 tarihli tahsis talebine istinaden kurum tarafından 01.06.2012 tarihi itibariyle aylık tahsis edildiğini oysa ilk tahsis talebinde bulunduğu 05.03.2007 tarihinde sigortalılık başlangıcının 01.05.1982 tarihi olduğunun kabul edilseydi bu tarih itibariyle yaşlılık aylığı hak edeceğini belirterek 30.04.2007-01.06.2012 tarihleri arasında müvekkili tarafından hakedilmiş 63 aylık emekli maaşı tutarı olan 64,200,00 TL'nin bağlanmDavacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı vekili, müvekkilinin 05.03.2007 tarihli tahsis talebinin kurum tarafından sigortalı çalışmalarının başlangıcının 01.05.1982 tarihi olarak değil 01.12.1985 tarihi olarak kabul edilmesi sebebiyle reddedildiğini oysa müvekkili tarafından ... 12. İş Mahkemesinin 2008/118 Esasına kayden açılan dava sonunda verilen ve kesinleşen karar ile sigortalılık başlangıcının 01.05.1982 tarihi olduğunun hüküm altına alındığını, bu kez müvekkiline 28.05.2012 tarihli tahsis talebine istinaden kurum tarafından 01.06.2012 tarihi itibariyle aylık tahsis edildiğini oysa ilk tahsis talebinde bulunduğu 05.03.2007 tarihinde sigortalılık başlangıcının 01.05.1982 tarihi olduğunun kabul edilseydi bu tarih itibariyle yaşlılık aylığı hak edeceğini belirterek 30.04.2007-01.06.2012 tarihleri arasında müvekkili tarafından hakedilmiş 63 aylık emekli maaşı tutarı olan 64,200,00 TL'nin bağlanması gereken dönemlerden itibaren işlemiş faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında yapılan Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu belirterek davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi, 12.01.2016 tarihli ve 2012/673 Esas, 2016/2 Karar sayılı kararı ile "...davacı tarafça davalı kuruma 05.03.2007 tarihli tahsis talebi başvurusu sonrası Kurum tarafından davacının 01.05.1982 tarihli işe girişinin kurum kayıtlarında bulunmasına rağmen bu döneme ait bordrolarda adının bulunmaması ve prim ödemesinin olmaması sebebiyle Kurum tarafından 01.05.1982 tarihli işe girişin davacının sigortalı çalışmalarının başlangıcına esas alınmayarak tahsis talebi reddedilmiş ise de ... 12.İş Mahkemesinin 2008/118 E. 2011/330 K.sayılı Yargıtay ilamıyla onanıp kesinleşen kararında sigortalı çalışmalarının başlangıç tarihinin 01.05.1982 olduğunun tespitine karar verildiği, buna rağmen davacının 28.05.2012 tarihinde yeniden yaptığı tahsis talebinde kesinleşen 01.05.1982 tarihi esas alınarak yaşlılık aylığı bağlanması gerekirken 01.06.2012 tarihi esas alınarak aylık bağlandığı ve Kurumun bu işleminin hukuka uygun olmadığı anlaşılmakla davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın kabulü ile,davacının davalı kurum aleyhine açılıp kesinleşen ... 12. İş Mahkemesinin 2008/118 E. 2011/330 K. sayılı ilamı dikkate alınarak davacının yaşlılık aylığı tahsis talep tarihine göre belirtilen ... 12. İş Mahkemesinin 2008/118 E. 2011/330 K. sayılı ilamında belirtilen sigortalılık başlangıç süresi dikkate alınarak davalı kurumca emeklilik işlemlerinin değerlendirilmesine ve bu kapsamda işlem yapılmasına,.." dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin 12.01.2016 tarihli ve 2012/673 Esas, 2016/2 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalılardan Kurum vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin, (21. HD.) 18.01.2018 tarihli ilamında "...Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 01.12.1985-05.03.2007 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında hizmetinin bulunduğu, 05.03.2007 tarihinde tahsis talebinde bulunan davacının bu talebinin yaşlılık aylığı bağlanması için gereken koşulları taşımaması nedeniyle Kurum tarafından reddolunduğu, davacının ... 12. İş Mahkemesinde dava açtığı, Mahkemenin 2008/118 Esas ve 2011/330 Karar no lu ilamı ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.05.1982 tarihi olarak tespit edildiği, verilen kararın Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle 11.10.2012 tarihinde onanmak suretiyle kesinleştiği, davacının 28.02.2012 tarihinde yeniden tahsis talebinde bulunduğu, Kurum tarafından davacının 01.12.1985 tarihli sigortalılık başlangıç tarihi ve 22.05.2007-26.02.2010 tarihleri arasında geçen hizmet süreleri de dikkate alınarak davacıya 01.06.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacı ilk tahsis talep tarihi sonrası kendisine yaşlılık aylığı bağlanmasını ve aylıkların faizleriyle birlikte ödenmesini talep etmekle, Mahkemece davacının tüm talepleri hakkında olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmeden “... 12. İş Mahkemesinin 2008/118 E. 2011/330 K. Sayılı ilamında belirtilen sigortalılık başlangıç süresi dikkate alınarak davalı kurumca emeklilik işlemlerinin değerlendirilmesine” şeklinde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, davacının 05.03.2007 tarihli tahsis talep tarihi itibariyle kendisine yaşlılık aylık bağlanabilmesi için gerekli koşulları sağlayıp sağlamadığını, kesinleşen Mahkeme ilamı sonrası oluşan yeni koşulları da dikkate alarak tartışmak, davacının tüm talepleri ile de bağlı kalarak sonucuna göre olumlu ya da olumsuz bir karar vermekten ibarettir. Denilmek suretiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince ilk Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 12.03.2020 tarihli ve 2019/87 esas, 2020/94 Karar sayılı Kararı ile: "...Sigorta başlangıç tespiti davalarının bir nevi hizmet tespiti davası olduğu, kurum kayıtlarına intikal eden işe giriş bildirgesine istinaden açıldığı, ve kurum kayıtalrına usulüne uygun intikal etmiş işe giriş bildirgesinin bulunmaması halinde çalışmanın varlığının kabul edilmediği veya hak düşürücü süreye tabi olduğu hususları ile yargıtay onamasından da geçerek kesinleşmiş olan ... 12. İş Mahkemesinin 2008/118 E ve 2011/330 K. sayılı ilamı birlikte değerlendiril davacının 05.03.2007 tarihli tahsis talep tarihi itibariyle kendisine yaşlılık aylık bağlanabilmesi için gerekli koşullardan 25 yıllık sigortalılık süresini haricindeki diğer koşulları sağladığını, bu koşulun ise yargılama aşamasında sağlandığı ve yine kesinleşen Mahkeme ilamı sonrası oluşan yeni koşullar ile de bu hakka tartışmasız şekilde hak kazandığı kanaatine varılmıştır.
Dosya İş ve sosyal Güvenlik Uzmanı bilirkişi ...'ye verilmiş, bilirkişi raporunda; "emeklilik maaşlarının hesaplanmasının karmaşık bir yapı arz ettiği, davacının talep konusu maaşlarını davalı kurum dışında hesaplayacak her hangi bir program bulunmadığı, bu nedenle davacının 01.06.2007-31.05.2012 tarihleri arasındaki süre için yaşlılık aylıklarının davalı kurumca hesaplanması gerekeceği" yönünde görüş bildirmiştir. Bunun üzerine Unkapanı SGM'ye müzekkere yazılmış, Unkapanı Sosyal Güvenlik Merkezi: 53308715-659-E.2773650 Sayılı ve 14.02.2020 tarihli cevabında SGM'lerce manuel hesaplamanın mümkün olmadığı bilirkişilerce bu hesaplamanın yapılabileceği bildirmiştir.
Davacı talepte bulunduğu 05.03.2007 tarihini takip eden ay başı olan 30.04.2007'den itibaren yaşlılık aylığına hak edeceğini, ancak maaş bağlanmaması nedeni ile 30.04.2007 - 01.06.2012 tarihleri arasında hak ettiği 63 aylık emekli maaşı tutarından mahrum kaldığını beyanla bu aylara tekabül eden 64,200,00 TL'nin tahsilini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde, Davacının ilk sigorta giriş tarihinin 01.05.1982 olduğu, ilk tahsis talebinde bulunduğu 05.03.2007 tarihinde 44 yaşını doldurmuş olduğu, sigorta prim gün sayısının 5000 gün sayısını aşmış olduğu, ancak 25 yıllık sigortalılık süresini henüz doldurmadığı, 25 yıl sigortalılık süresinin ise 01.05.2007 tarihinde dolduracağı, böylelikle davacının sigortalılık gün sayısı şartını da sağladığı tarih olan 01.05.2007 tarihini takip eden aybaşı olan 01.06.2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazanacağı böylelikle davacının 01.06.2007-31.05.2012 tarihleri arasındaki yaşlılık aylıklarından mahrum kaldığı kanaatine varılmış ve davanın kısmen kabulüne, davacının yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı 01.06.2007 tarihinden, yaşlılık aylığı bağlanan 31.05.2012 tarihine kadar mahrum kaldığı 61 aylığa karşılık gelen 54.007,25 TL ile bu miktarın her aya tekabül eden (61 aya) miktarlarına ay be ay işleyecek yasal faizlerinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,.." dair karar verilmiştir.
C.2 nci Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin verdiği son bozma kararı ile; "...Eldeki davada ise, mahkemece, bozma gereklerinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece aldırılan bilirkişi raporları çerçevesinde davacının alması gereken aylık miktarı itibari ile tespit edilmeye çalışılmış ise de, aldırılan raporlarda hataların mevcut olduğu anlaşılmakla birlikte, uyulan bozma ilamı ile oluşan usulü kazanılmış hak çerçevesinde, davacı hakkında 01.06.2007 tarihi itibari ile bağlanması gereken aylık miktarı ve dayanağı kayıtlar ile 2010 yılına kadar olan çalışmaları nedeniyle sosyal güvenlik destek primine tabi olan çalışmalar nedeniyle kesilmesi gereken tutarlar öncelikle davalı Kurumdan sorulmalı ve itiraz halinde denetime elverişli bir rapor aldırılmalı ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Diğer taraftan davacıya ödenmesi gereken aylıklar bakımından faiz başlangıç tarihi belirlenmesinde, 506 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesinde Kurum’a tanınan üç aylık işlem süresinin varlığı karşısında; Kurum'un, yaşlılık aylığı tahsis tarihini takip eden 3 aylık sürenin sonu dikkate alınarak 01.09.2007 tarihinden itibaren faiz alacağı ile sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde, yasal faize hükmolunması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.." denilerek karar 2. kez bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince 2 nci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde, Davacının ilk sigorta giriş tarihinin 01.05.1982 olduğu, ilk tahsis talebinde bulunduğu 05.03.2007 tarihinde yaşının 47 yıl 1 ay olduğu doldurmuş olduğu, sigorta prim gün sayısının 5277 gün olduğu, ancak 25 yıllık sigortalılık süresini henüz doldurmadığı, 24 yıl 10 ay 4 gün olduğu, 25 yıl sigortalılık süresinin ise 01.05.2007 tarihinde dolduracağı, davacının sigortalılık gün sayısı şartını da sağladığı tarih olan 01.05.2007 tarihini takip eden aybaşı olan 01.06.2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazanacağı böylelikle davacının 01.06.2007-31.05.2012 tarihleri arasındaki yaşlılık aylıklarından mahrum kaldığı kanaatine varılmış ve davanın kısmen kabulüne, davacının 01.06.2007 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, davacıya 01.06.2007 tarihinden yaşlılık aylığı bağlanan 31.05.2012 tarihine kadar mahrum kaldığı aylığın 53.143,62 TL olduğunun ve bu bedele en erken 01.09.2007 tarihinden başlamak üzere aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; kurumca yapılan işlemlerin yerinde olduğunu, aksine verilen kararın yerinde olmadığını belirterek, verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı hakkında davalı Kurum işlemlerinin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen ilk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!