10. Hukuk Dairesi 2023/13527 E. , 2024/3263 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3532 E., 2023/1716 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/564 E., 2021/372 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının .... Hırdavat Kırtasiye İnşaat Taah. San. Tic. Ltd. Şti. adlı şirkette işe giriş tarihi olan 25.05.1997 tarihi ile 15.09.1997 tarihleri arası sigortalılığının tespitine, 22.01.1999 tarihi ile 30.02.1999 tarihleri arası sigortalılığının tespitine ve 15.05.1999 ile 05.10.1999 tarihlerini kapsayan süreçte sigortalılığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini, davacı tarafın mahkemeye sunduğunu iddia ettiği video kaydında davacının görüntüsünün olması davacı tarafın o işyerinde çalıştığını ispatlamayacağını, davacı tarafın, dava dilekçesinde 27.02.1999 ve 28.02.1999 tarihinde malum işyerinde çekilen güvenlik kamerası kayıtlarında kendisinin göründüğünü ve bundan mütevellit o işyerinde çalıştığının ispatı olduğunu savunduğunu, ancak bu olgunun ispatı sade bir güvenlik kamerasıyla ispatlanamayacağını, nitekim müvekkil şirkete ait olan işyeri müşteri pörtföyü olarak geniş bir çevreye hitap etmekte kamera kayıtlarına çıkan herkesin çalışan olma gibi bir ihtimali olmadığını, kaldı ki kamera kayıtlarına çıkan bir kişi müşteri olabileceği gibi eski bir çalışan olsa dahi çalışma arkadaşlarını ziyarete gelmiş olabilir veyahutta önceden kalan bir eşyasını almaya gelmiş olabileceğini, yani anlaşılacağı üzere safi kamera kayıtlarına dayanarak böyle bir olgunun ispatı son derece güç ve hukuki mantığa uygun olmayacağını beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum nezdinde yapılan inceleme neticesinde davacının talep edilen dönem yönünden kayıt ve tescilinin bulunmadığının tespit edildiğini, bu haliyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre bu tür hizmet tespiti davaları kamu düzenine ilişkin olup davaya ilişkin hususların re'sen araştırılması, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin prensip olarak kabul edildiğini, söz konusu hizmet tespiti davaları kamu düzenini ilgilendirdiğinden işverenin kabulünün tek başına hukuki bir sonuç doğurmayacağı da yine Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarından olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.06.1999 tarih 1999/21 E. 1999/525 K. sayılı kararına göre eylemli ve gerçek çalışmanın varlığının tespit edilmesi, aksi takdirde ise hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceğinin bilinmesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 25.05.1997-15.09.1997 ve 22.01.1999-30.02.1999 dönemlerine dair talebi yönünden, davacının dava dilekçesinde yer alan beyanına göre 15.05.1999 öncesindeki çalışması blok çalışma niteliğinde olmayıp kesintiye uğradığı, buna göre talebe konu 25.05.1997-15.09.1997 dönemi ve 22.01.1999-30.02.1999 dönemine dair 5 yıllık hak düşürücü sürenin, dava tarihi olan 11.11.2019 tarihine göre dolduğu, davacının 15.05.1999-14.10.1999 dönemindeki talebine yönelik olarak ise çalışmanın varlığına dair tanık beyanlarının her türlü şüpheden uzak, açık ve kesin nitelikte ifade taşımadığı, bu yönü ile tespite esas süre bulunmadığı sonucuna varılmakla; davacının 25.05.1997-15.09.1997 ile 22.01.1999-30.02.1999 dönemlerine ilişkin talebi yönüyle davanın hak düşürücü süreden reddine, davacının 15.05.1999-14.10.1999 dönemine ilişkin talebi yönüyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tanık anlatımları ile davacının en son çıkış tarihi detaylı incelendiğinde blok çalışmanın varlığı ve 99 yılındaki SGK kayıtları gereğince davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının 25.05.1997-15.09.1997 ve 22.01.1999-30.02.1999 dönemlerine dair talebi yönünden, davacının dava dilekçesinde yer alan beyanına göre 15.05.1999 öncesindeki çalışması blok çalışma niteliğinde olmayıp kesintiye uğradığı, talebe konu 25.05.1997-15.09.1997 dönemi ve 22.01.1999-30.02.1999 dönemine dair 5 yıllık hak düşürücü sürenin, dava tarihi olan 11.11.2019 tarihine göre dolduğuna ilişkin Mahkeme belirlemesi yerinde olup, davacının 15.05.1999-14.10.1999 dönemindeki talebine yönelik olarak ise; fiili çalışmanın varlığı belirlenemediğinden Mahkemenin bu yöndeki ret hükmü yerinde olup her ne kadar dava konusu talepte; talep sonucu 05.10.1999 tarihi olarak belirtilmişse de; hüküm fıkrasında 14.10.1999 tarihi yazılması sonuca etkili olmayacağından, bu hususa Dairece değinilmekle yetinilerek davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
2. 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!