10. Hukuk Dairesi 2023/13445 E. , 2024/3270 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/169 E., 2023/164 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Kurumun maluliyet aylığının iptalinden dolayı oluşan yersiz sağlık gideri olarak 107.794,51 TL'lik borç tahakkuku işleminin iptaline, 2005 - 2016 yılları arasında ödenen 49.453,47 TL'lik malulen emekli aylıklarının iadesi isteminin iptaline, davacıdan 2016 Mayıs ve Haziran aylarında kesilen malulen emeklilik aylıklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesini özetle; Kurum sigortalısı olan ...'a 01.10.2002 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlandığını, Bağ-Kur Genel Müdürlüğünün 18.11.2003 gün ve 27505 sayılı Maluliyet Sağlık Kurulu Kararına istinaden 3 yıl süreli maluliyet kararı verilmiş olmakla davacıya 27.09.2005 tarihinde tekrar kontrol muayenesi yapılmasına ilişkin bildirime rağmen anılan tarihte kontrol muayenesi talebinde bulunmadığından aylığının 01.09.2005 tarihi itibariyle durdurulduğu, 26.05.2016 tarihli Antalya Bölge Sağlık Kurulu Raporuna göre 01.06.2016 tarihi itibariyle yeniden aylık bağlandığı, söz konusu tarih aralıklarında (01.09.2005 - 01.06.2016) 49.453,47 TL'lik yersiz ödeme ile yersiz olarak yapılan sağlık giderlerinden 107.794,51 TL'nin 96 ncı madde hükümlerine göre tahsili için borç oluşturulmuş olup bu borca kanuni faiz işletilmediğini, ayrıca davacının yersiz olarak ödenen aylıklar ve yersiz sağlık kesintileri nedeniyle yaptığı başvuru üzerine gerekli incelemenin yapılmakta olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.09.2018 tarihli, 2016/442 E - 2018/306 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Davalı vekili istinaf yolu ile dilekçesinde, kararın bozulmasını talep etmiştir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi 28.12.2018 tarih, 2018/2652 Esas, 2018/3068 Karar sayılı kararı ile davalı Kurumun istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 15.01.20210 tarihli ve 2019/1798 Esas, 2020/166
Karar sayılı bozma kararında; Mahkemece, Kurum sağlık tesislerince düzenlenen raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı anılan yönetmelikler de irdelenerek öncelikle, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmalı, söz konusu Kurul raporlarının Kurumu bağlayacağı, ancak diğer ilgilileri bağlamayacağı dikkate alınarak, çelişki olması halinde, Adli Tıp Genel Kurulundan 2013 tarihli Yönetmelik hükümleri de irdelenmek suretiyle, davacının maluliyet oranının en az %60 oranında olup olmadığı ve var ise Kurumca çıkartılan uyuşmazlık nedeniyle, sigortalı olma tarihinden önce maluliyet halinin var olup olmadığı, var ise oranının kaç olduğu ve başlangıç tarihinin ne olduğu hususunda alınacak rapora göre, karar verilmek suretiyle, bu çelişki giderilip, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya, 01.09.2005-22.08.2007 tarihleri arası dönemde ödenen malullük aylığı tutarları ve yapılan sağlık yardımı tutarlarının yersiz ödeme kabul edilerek iptal edilmesine ve davacıya borç yazılmasına ilişkin davalı Kurum işlemlerinin iptali gerektiği, davacıya, 01.09.2013-01.05.2016 tarihleri arası dönemde ödenen malullük aylığı tutarları ile yapılan sağlık yardımları tutarlarının borç yazılmasına ilişkin davalı Kurum işlemlerin iptali gerektiği, davacının 22.08.2007-01.09.2013 tarihleri arasında çalışma gücünün en az 2/3'ünün (%60'ının) kaybetmemiş olduğu, dolayısıyla malul olmadığı buna bağlı olarak malullük aylığına hak kazamadığından, bu dönemde ödenen malullük aylığı tutarları ve yapılan sağlık yardımı tutarlarının davacıya borç yazılmasına ilişkin davalı Kurum işlemlerinin iptali gerekmediği, davacıya ödenmeyen 2016/Mayıs ayı malullük aylığı talebe bağlılık ilkesi uyarınca dava tarihinden yürütülecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiği, davacıya 2016/Haziran ayı malullük aylığı ödendiğinden, bu talebinin yerinde olduğu kanaati ile davanın kısmen kabulüne, davacıya 01.09.2005-22.08.2007 tarihleri arası dönemde ödenen malullük aylığı tutarları ve yapılan sağlık yardımı tutarlarının yersiz ödeme kabul edilerek iptal edilmesine ve davacıya borç yazılmasına ilişkin davalı Kurum işlemlerinin iptaline, davacıya, 01.09.2013-01.05.2016 tarihleri arası dönemde ödenen malullük aylığı tutarları ile yapılan sağlık yardımları tutarların borç yazılmasına ilişkin davalı Kurum işlemlerin iptaline, davacının 22.08.2007-01.09.2013 tarihleri arasında çalışma gücünün en az 2/3'ünün (%60'ının) kaybetmemiş olduğu, dolayısıyla malul olmadığı buna bağlı olarak malullük aylığına hak kazamadığından, bu dönmede ödenen malullük aylığı tutarları ve yapılan sağlık yardımı tutarlarının davacıya borç yazılmasına ilişkin davalı Kurum işlemlerinin iptali talebinin reddine, davacıya ödenmeyen 2016/Mayıs ayı malullük aylığı talebe bağlılık ilkesi uyarınca dava tarihinden yürütülecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine, davacıya 2016/Haziran ayı malullük aylığı ödendiğinden, talebinin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili: hükmün aleyhe olan kısımlarını temyiz etmiştir.
Davalı vekili; YSK ile ATK raporlarının çelişkili olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 200 ve 202 inci maddeleri,
2- 1479 sayılı Kanunun 28 inci maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 25 ve 26 ncı maddesi ve 95 inci maddesi hükümleri
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; kararın bozulmasını gerektirecek bir husus görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!