WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/13379 E.  ,  2024/1116 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/582 E., 2023/1923 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/428 E., 2021/1282 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı Kurum tarafından müvekkiline % 69 engel oranına göre 01.06.2015 tarihinden itibaren bağlanan yaşlılık aylığının T.C. ... Başkanlığı Eskişehir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü .... Sosyal Güvenlik Merkezi’nin 16.09.2019 tarih 13595060-18.09.2019 sayılı “Yersiz Ödeme” konulu işlemi ile vergi indiriminden faydalanmasına esas raporu aldığı dönemde çalıştığı iş yerindeki çalışmalarının fiili olmadığı gerekçesi ile bu çalışmaların iptal edildiği ve aylık bağlanması şartlarını kaybettiğinden yaşlılık aylığı bağlandığı tarihten itibaren iptal edilerek müvekkiline toplam 76.680,13 TL borç çıkarıldığını, müvekkili tarafından 06.02.2020 tarihli dilekçe ile borca itiraz edildiğini, Kurumca 11.02.2020 tarihli cevabi yazı ile Kurum işleminin Mahkeme kararı bulunmadığından yapılacak bir işlem bulunmadığının bildirildiğini, açıklanan nedenlerle hukuka aykırı olan Kurum işleminin iptali ile davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti, davacının 01.03.2014-30.06.2014 tarihleri arasındaki çalışma süresinin fiili çalışma olarak tespiti ile kesilen aylıklarının kesilme tarihinden itibaren yeniden bağlanması ve kesilen birikmiş aylıklarının yasal faizi ile birlikte davalı Kurum tarafından davacıya ödenmesine, müvekkilinin aylığının kesilmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmerek işlemin tedbiren durdurulmasına, davacıya yaşlılık aylığı ödenmesinin dava süresi boyunca devam etmesine ve yersiz ödeme bedelinin tahsilinin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurumda 01.06.2015 tarihinden itibaren % 69 engel oranına göre sigortalıya yaşlılık aylığı bağlandığını, ancak vergi indiriminden faydalanmasına esas sağlık kurulu raporu aldığı dönemde iş yerindeki çalışmalarının 28.08.2014 tarih ve 2014/ZE099 sayılı sosyal güvenlik denetmeni raporu doğrultusunda fiili olmadığı gerekçesi ile iptal edildiğini, buna göre vergi indirim belgesinin geçerliliği dolayısıyla aylık bağlama şartlarını da kaybettiğinden sigortalılık günlerinin iptal edildiğini, Rehberlik ve Teftiş Ankara Grup Başkanlığının 30.05.2014 tarih ve 6325105 sayılı oluru ile yürütülmekte olan soruşturma kapsamında Kurum müfettişlerince düzenlenen 28.03.2018 tarih ve 1 sayılı soruşturma raporuna istinaden aylığın başlangıç tarihi itibari ile durdurulduğunu, söz konusu işlemde hukuka aykırı herhangi bir durumun söz konusu olmadığını, açıklanan nedenlerle haksız ve yersiz açılan davanın şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı iledavacının dava dışı Göçler Mahrukat Kereste San. Tic. Ltd. Şti'de 01.03.2014-30.06.2014 fiilen çalıştığını iddia ederek eldeki davayı açtığı, davalı SGK tarafından davacının dava dışı şirketteki çalışmasının fiili olmaması nedeniyle hizmet süresinin iptal edildiği, Mahkememizce davacının çalışmasının fiili olup olmadığı hususunun tespiti için birtakım bordro tanıklarının beyanlarının alındığı ancak tanıkların davayı aydınlatmaya yeter beyanlarının bulunmadığı, dava dışı şirkette çalışan diğer bordro tanıklarının da hizmet sürelerinin iptaline karar verilmesi nedeniyle beyanlarının alınmasının dosyaya katkı sağlamayacağı, Mahkememizce komşu iş yeri tanıklarının tespiti için ilgili yerlere müzekkere yazıldığı ancak komşu iş yeri tanığı tespit edilemediği, davacı tarafa komşu iş yeri tanığı bildirmesi için süre verildiği ancak davacı tarafça da komşu iş yeri tanığı bildirilemediği, dinlenen davacı tanığının beyanının da tek başına hüküm kurmaya yeterli olmadığı görülmekle fiili çalışma hususu ispatlanamadığından Kurum işleminin yerinde olduğu kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf başvuru dilekçesinde; dinlenen tanık beyanlarından müvekkilinin dava dışı işyerindeki çalışmasının doğrulandığını, resen araştırma ilkesi gereği mahkemece araştırma yapılması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri gibi davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içindeki tüm bilgi ve belgelerden, Kurum denetmeni tarafından düzenlenen 28.08.2014 tarihli raporda, işyeri adresinin ikamet adresi olarak kullanıldığı, dinlenen bir kısım sigortalının para karşılığı sigortalı bildirildiklerini beyan etmeleri nedeni ile tüm sigortalıların bildirimlerinin iptali gerektiği yönünde sonuca varıldığı, dinlenen bordro tanıklarının beyanlarından çalışma olgusunun açıkça ortaya konulamadığı gibi bu tanıkların da sigortalılıklarının iptali gerektiği yönünde Kurum raporunun olduğu, komşu işyeri tanığı tespit edilemediği, 5510 sayılı Kanun'un 59/2 nci maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksi ispat edilemediğinden, Kurumca davacıya ait iptal edilen sigortalılık sürelerinin fiili çalışmaya dayanmadığı anlaşıldığından Mahkeme kararının maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı görülmekle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı; istinaf gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 01.03.2014-30.06.2014 tarihleri arasındaki çalışmalarının fiili çalışma olarak tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali, borçlu olmadığının tespiti, kesilen yaşlılık aylığının tekrar bağlanması ile yasal faiziyle ödenmesi, yapılan kesintilerin durdurulması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86/9. maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,

13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.