10. Hukuk Dairesi 2023/13196 E. , 2023/12739 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/14 E., 2023/228 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret
Taraflar arasında mahkemesinde görülen Kurum işleminin iptali ve kesilen aylığın tekrar bağlanması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı ...'in S.S.... Fındık Satış Kooperatifi Müdürlüğü emrinde çalışmakta iken yaşlılık aylığına hak kazandığını, davacının işyerinde özürlü işçi kontenjanından çalışmakta iken yasal şartları oluştuğundan bahisle emekli olduğunu, davacıya bir süre yaşlılık aylığı ödendiğini ancak Maliye Bakanlığı sakatlık indiriminden yararlanması amacı ile birer yıllık sürelerde sakatlığının derecesi ile ilgili rapor istendiğinde davacının sakatlık derecesinin yaşlılık aylığı almaya yetmediğinden bahisle davalı tarafından emeklilik işleminin iptaline karar verildiğini, davacının emekliliğe hak kazandığının tespiti ile emeklilik işleminin iptaline ilişkin kararın iptaline ve emeklilik işleminin iptali tarihinden itibaren ödenmeyen aylıkların kendisine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile, açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini ayrıca davanın yetki nedeniylede reddine karar verilmesini, zira davalı Kurumun şubesinin bulunduğu yerin Ordu ili olup, işlemi yapan birimin de Ordu Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü olduğunu, İkizce Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılmasının usul ve yasalara aykırı olduğunu, HUMK 9 uncu maddeye göre davanın davalının ikametgahının bulunduğu veya HUMK 17 nci maddeye göre davanın, işlemi yapan şubenin olduğu yerde açılabileceğini, bu nedenle dava dosyasının görevli ve yetkili olan ... İş mahkemesi veya Ordu İş Mahkemesine gönderilmesini talep etmiş, davalı kurum vekilinin 06.01.2010 tarihli faksın da da yetkili mahkemenin Ordu İş Mahkemesi olduğunu belirterek öncelikle davanın yetki yönünden reddine ve davacının aylığının sakatlık oranı % 40 ın altında kaldığından esastan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 19.11.2015 tarihli ve 2010/132-2015/582 sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 17.10.2017 tarihli ve 2016/ 3007-2017/6902 sayılı ilamı ile; "...her ne kadar en son Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’ndan rapor alınmış ise de, ilgili raporun sonuç kısmında dava dışı başka bir şahsın kimliğine yer verilmesi ile ilgili mevzuatın sırasıyla irdelenmediği anlaşılmakla, davacının özürlülük oranının belirlenmesi yönünden, 18.03.1981 tarih ve 8/2620 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla belirlenen “Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecesinin Tespit Şekli İle Uygulaması Hakkındaki Yönetmelik” ile 16.07.2006 ve 30.03.2013 tarihli “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” ler dikkate alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’ndan yeniden bu kapsamda rapor aldırılıp sonucuna göre hüküm kurulmalıdır." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece 19.02.2019 tarihli ve 2017/660-2019/61 sayılı kararla; davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 11.11.2020 tarihli ve 2019/4550-2020/6394 sayılı ilamı ile; " ...05.07.2018 tarihli duruşmada “Dosyanın ATK Genel Kuruluna gönderilmesiyle davacının özürlülük oranının ve başlangıç tarihinin tespiti ile bu tespit yapılırken Yargıtay bozma ilamı dikkate alınarak; davacının özürlülük oranının belirlenmesi yönünden, 18.03.1981 tarih ve 8/2620 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla belirlenen “Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecesinin Tespit Şekli İle Uygulaması Hakkındaki Yönetmelik” ile 16.07.2006 ve 30.03.2013 tarihli “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” ler dikkate alınıp sonucuna göre rapor hazırlanmasının istenilmesine, davacının tüm vucut fonksiyonlarının ayrı ayrı muayene edilmesi için randevu günü hazır edilmesi için günün tespit edilmesinin istenilmesine masrafın davacı tarafça karşılanmasına” dair karar verilmesine rağmen, söz konusu kararı kaldırmadan ve aksine bir gerekçe göstermeden, ara karara dayalı müzekkerede davacının hazır edilmesi hususunun belirtilmemiş olması ve dolayısıyla muayene edilmeksizin rapor düzenlettirilmesi yerinde görülmemiştir.
Davacıdaki mevcut arazların zamanla ve yaşla birlikte artabileceği ihtimali nazarında, davacının Üst Kurulca muayene edilmek suretiyle özürlülük oranının takdirine imkan verecek şekilde rapor tesisine gidilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. " gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Mahkememizce yeniden dosyanın Adli Tıp 3.İhtisas Kuruluna gönderildiği, Adli Tıp 3.İhtisas Kurulunun 27/10/2021 tarihinde muayene edildiği, muayene doğrultusunda elde edilen bulgular ve dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden davacının 09/09/2009 tarihinde tüm vücut engel oranının %40'ın altında olduğu mütealasına itibar edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ATK 2. Üst Kurulu'nun raporunun yetersiz ve gerekçesiz olduğunu, bilimsel olmadığını, Adli Tıp 3. Üst Kurulu ile aynı verilerle farklı sonuçlara ulaştıklarını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kesilen yaşlılık aylığının tekrar bağlanıp bağlanamayacağına ilişkindir. .
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 ncü maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 60 ve Geçici 87 nci maddeleri, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Kesilen aylığın tekrar bağlanması talebini de içeren eldeki davada, Kuruma başvuruda bulunulduğu tarih veya dava tarihi itibarıyla tümüyle oluşmayan tahsis koşullarının yargılama aşamasında gerçekleşmesi durumunda, özellikle, Anayasa’nın 141 inci maddesindeki, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının, yargının görevi olduğunu belirten hüküm, 6100 sayılı Kanun'un “Usul ekonomisi ilkesi” başlıklı 30 uncu maddesinde yer alan, hâkimin, yargılamanın kabul edilebilir süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu yönündeki düzenleme, sosyal koruma, dayanışma, sosyal denkleştirme ve zorunluluk ilkelerine dayanan sosyal sigortalar, bireyin onuru ile kişiliğinin geliştirilmesi için kaçınılmaz ekonomik, sosyal ve kültürel hakların doyurulması temeline dayanan sosyal güvenlik hukukunun ilkeleri dikkate alındığında, bütün şartların yerine getirildiği tarihi izleyen aybaşından itibaren aylığa hak kazanıldığının tespitine ilişkin hüküm kurulması gerekmektedir.
3.Kuşkusuz, yargılama aşamasında gelir/aylık bağlama koşulları gerçekleşen sigortalı yönünden tahsis talep günü itibarıyla şartlar oluşmamakla Kurumun dava açılmasına sebep olan herhangi bir haksız işleminin de söz konusu bulunmadığı gözetilerek yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılması gerekmektedir.
4.Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulunca, davacının engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kayıp oranının 04.10.2019 tarihinden itibaren %83 olarak belirtilmekle, kesilen aylığın bu tarihten itibaren bağlanması gerekip gerekmeyeceği değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,
13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!