10. Hukuk Dairesi 2023/13029 E. , 2024/586 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1093 E., 2022/640 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 21. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/255 E., 2020/9 K.
Taraflar arasındaki asıl dava, davacının sigortalılığının iptaline dair Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığının ödenmesine devam edilmesi istemine, birleşen dava ise Kurumun yersiz ödenen yaşlılık aylıklarının tahsili için başlattığı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup davanın yapılan yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine, karar verilmiştir.
Kararın asıl dava davalısı -birleşen dava davacısı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dava davalısı -birleşen dava davacısı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
1.Asıl davada davacı vekili; müvekkillerinin murisi .....'ın 25.09.2014 tarihinde emekli olduktan yaklaşık 5 yıl sonra vefat ettiğini,.....'ın ölümünün ardından müvekkillerin bir kısmına SGK tarafından gönderilen yazıda ..... Denizcilik Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.'de geçen hizmetlerin sahte olduğu gerekçesi ile 01.10.2008-25.09.2014 tarihleri arasında ödenen aylıkların haksız ve hukuka aykırı olarak geri ödenmesinin talep edildiğini,.....'ın ..... Denizcilikteki çalışmalarının gerçek olduğunu belirterek müvekkillerinin murisi ve müvekkillerinin borçları olmadıklarının tespitine, müvekkillerinin dul ve yetim aylığından yapılan kesintinin durdurulmasına ve Kurum işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleşen davada davacı Kurum vekili; Kurumdan 2104531960 tahsis numarası ile aylık almakta iken 25.09.2014 tarihinde vefat eden .....'ın .... Denizcilik Nak. San. Tic. Ltd. Şti.de geçen çalışmalarının sahte olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle davalılara yapılan ödemelerin yersiz olduğunu, ... Anadolu 11. İcra Dairesinin 2015/15405 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından anılan takibe itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu beyanla, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davanın davalısı ve birleşen davanın davacısı Kurum vekili cevap dilekçesinde; yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
2.Asıl davanın davacısı ve birleşen davanın davalısı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile 1-Asıl davanın kısmen kabulüyle davacıların murisi ....'ın tahsis talep tarihi olan 02.09.2008 tairhinde yaşlılık aylığı şartlarını taşıdığından aylığın kesilmesine ve davacılardan geri istenilerek borç çıkarılmasına yönelik Kurum işleminin iptali ile kesilen aylıkların hak sahibi davacı ...'a ödenmesi gerektiğinin tespitine, davacıların murisinin iptal olunan dava konusu sigortalılık sürelerinin fiili çalışmaya dayandığının tespitine yönelik fazlaya dair talebin reddine,
2-Birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleşen dosya davacısı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı- davacı Kurum vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacılar murisinin 1978 yılındaki Kurum tarafından tespit edilen ve hesaba alınan 265 prim ödeme günü yerine neden ve nasıl 270 günü esas alındığı teknik ve denetime olanak verecek şekilde izah edilmemiş sadece tahmine dayalı varsayımlar ile rapor tanzim edildiğini, davacının tahsis talep tarihi itibari ile 3610 gün olarak hesaplanan prim ödeme gün sayısı kararda da belirtildiği üzere haklı olarak iptal edildiğini ve bu 13 günün düşülmesi ile prim ödeme gün sayısının 3597 güne düştüğünü ve davacılar murisi emeklilik aylığına hak kazanma şartlarını kaybettiğinden ödenen aylıkların yasal hükümlere göre istirdadının sözkonusu olduğunu, Kurum tarafından emeklilik aylığı şartlarına ilişkin tespitler ve prim ödeme gün sayısı bakımından yapılan hesaplamaların yasal düzenlemelere uygun olup herhangi bir hata veya eksiklik bulunmadığını, ayrıca 5521 sayılı Kanun md 7 uyarınca, 5510 sayılı Kanun ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesini ve Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılmasını zorunlu dava şartı olarak emredilmiş olup Kuruma başvuru yapılmadan huzurdaki davanın ikame edilmesinin yasaya aykırı olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davacının iptal edilen çalışmalarının gerçek olmadığı ancak, davacının söz konusu prim bildirimlerinin iptali neticesinde aylık şartlarını kaybedip kaybetmediği hususunda yapılan incelemede; 02.09.1953 doğumlu olan davacılar murisine 15.07.1971 sigorta başlangıç tarihine göre 506 sayılı Kanun'un geçicici 81 inci maddesi uyarınca 15 yıl sigortalılık süresi, 3600 prim günü ve 55 yaş şartlarını sağladığından 02.09.2008 tarihli tahsis talebine istinaden 01.10.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığının bağlandığı, davacılar murisinin tahsis tarihi itibariyle 3610 prim günü varken Kurumca dava konusu 13 gün sigortalılığı iptal edilmesinden sonra 3597 prim gününe düşmüş olduğu gerekçesiyle aylığı kesildiği, ancak murisin iptal sonrası prim gün sayısı 3.608 olup bu durumda davacının tahsis tarihi itibariyle aylık şartlarını iptal işlemine rağmen yitirmediği, aylık kesme işleminin yerinde olmadığı anlaşılmış olup, dosya kapsamı ve mahkemenin gerekçesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalı-birleşen dosya davacısı Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi nin 1 numaralı alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davalısı ve birleşen dava davacısı Kurum vekili, temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı-birleşen dosya davacısı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada Kurumca iptal edilen çalışmaların gerçek ve fiili olduğunun tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali, yaşlılık aylığının yeniden bağlanması, birleşen dava ise Kurumun yersiz ödenen yaşlılık aylıklarının tahsili için başlattığı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ıncı maddesidir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl dava davalısı ve birleşen dava davacısı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!