10. Hukuk Dairesi 2023/12940 E. , 2024/419 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/444 E., 2021/562 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında Mahkemede görülen Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılardan SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.11.1994 tarihinden itibaren maluliyet aylığı alan davacının, 22.12.2011-30.12.2011 ve 25.01.2012-23.02.2012 tarihleri arasında sigortalı çalışmaya başladığı gerekçesiyle, davalı Kurum tarafından aylığının kesilerek yersiz ödeme adı altında borç tahakkuk ettirildiğini ileri sürerek, söz konusu işlemin iptali ile davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı şirket temsilcisi cevap dilekçesinde özetle; davacının belirtilen sürelerde şirketlerinde çalışmadığını, davacının oğlu .....'ın hali hazırda şirket çalışanı olduğunu, işe girişi yapılırken isim benzerliğinden dolayı sehven davacının ismiyle giriş yapılmış olabileceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı şirket dönem bordrolarında 22.12.2011-30.12.2011 ve 25.01.2012-23.02.2012 tarihleri arasında toplam 39 gün çalışması olduğunun tespit edildiğini, maluliyet aylığının kesilmesi hususunda Kurumca yapılan tüm işlemlerin hukuka ve yasalara uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 13.02.2018 tarih ve 2014/742 - 2018/71 E.K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili, Kurumun işbu davada feri müdahil olarak davaya katılması gerektiğini, davalı sıfatı olmadığından husumet yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davanın açılmasında herhangi bir kusuru olmadığından yargılama giderleri açısından aleyhine hüküm verilemeyeceğini, Kurum işlemlerinin yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 20.03.2019 tarihli ve 2018/2052 - 2019/556 E.K. sayılı kararı ile dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile tarafların dayandığı maddi delillere ve bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine, davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 02.06.2020 tarih ve 2019/3262 - 2020/1884 E.K. sayılı kararı ile; dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 1100124653 tahsis numarasıyla 01.11.1994 tarihinden itibaren Kurumdan maluliyet aylığı aldığı, 22.12.2011-30.12.2011 ve 25.01.2012- 23.02.2012 tarihleri arasında 39 gün süreyle davalı işveren nezdinde Kuruma bildirimi yapılan çalışmaları nedeniyle aylığının iptal edildiği, 20.01.2012 tarihinden sonrası için yersiz ödenen 34.193,54 TL asıl alacak ve 3.889,50 TL olmak üzere toplam 38.082,66 TL borç çıkarıldığı, davalı şirket temsilcisi ve bordro tanıklarının dinlediği, somut olayda, davacı fiilen çalışmadığı halde davalı şirkette çalıştığından bahisle adına bildirimde bulunulduğunu iddia etmekte ise de, bir kimsenin çalışmadığı halde kimlik bilgilerinin bir şekilde işveren tarafından ele geçirilerek Kuruma bildirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, hal böyle iken, davacının çalışmasının fiili olmadığına dair tanık beyanları esas alınarak resmi belgelere dayanan çalışmasının iptaline karar verilmesinin hatalı olduğu, yapılacak işin, davacının davalı şirket nezdinde geçen ve Kuruma bildirimi yapılan 22.12.2011-30.12.2011 ve 25.01.2012- 23.02.2012 tarihleri arasındaki 39 günlük çalışmasına ilişkin yersiz ödemenin talep edilebileceğinin kabulü ile fiili çalışmanın sona erdiği tarihi izleyen ay başından itibaren maluliyet aylığının bağlanmasına karar vermekten ibaret olduğu belirtilerek, hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 30.09.2021 tarihli ve 2020/444 - 2021/562 E.K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılamada, toplanan deliller, Kurum kayıtları, bordro tanıklarının birbiriyle uyumlu beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, davacının 22.12.2011-30.12-2011, 25.01.2012-23.02.2012 tarih aralıkları dışında davalı ... İnşaat...Şti. yanında çalışmadığının tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptali ile fiili çalışmanın sona erdiği tarihi takip eden aybaşı olan 01.03.2012 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili, Kurumun işbu davada feri müdahil olarak davaya katılması gerektiğini, davalı sıfatı olmadığından husumet yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davanın açılmasında herhangi bir kusuru olmadığından yargılama giderleri yönünden aleyhine hüküm verilemeyeceğini, Kurum işlemlerinin yasal mevzuata uygun olduğunu, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelene Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı SGK vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!