WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/12917 E.  ,  2024/400 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/48 E., 2023/373 K.
KARAR : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti ve yaşlılık aylığı bağlanması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının KKTC'de 04.04.1980-28.11.1981 tarihleri arasında 378 gün hizmet süresi bulunduğunu, 25.12.2016 tarihli dilekçe ile yurt dışı borçlanma talebinde bulunduğunu, 24.05.2016 tarihli yazı ile emeklilik talebinin reddedildiğini belirterek, davacının KKTC'deki sigortalı olduğu 04.04.1980 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olduğunun tespitine, yurt dışı borçlanma talebinin ve yaşlılık aylığı talebinin kabulüne, davalı Kurumun 24.05.2016 tarihli işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kurumun işleminin 3201 sayılı Kanun ve yerleşik içtihatlarına uygun olup 18 yaş altı emeklilik hesabında dikkate alınmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.01.2022 tarihli 2019/328 Esas -2022/41 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, davacıya 01.04.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, bağlanan aylıkların ödeme tarihlerinden işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, aksine 24.05.2016 tarih ve 65104723/8021201501640 sayılı Kurum işleminin iptaline, davacının 04.04.1980 tarihinde sigortalı olduğunun tespitine, davacının 22.03.2016 tarihli yurt dışı borçlanma talebinin kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 20.04.2022 tarihli 2022/414-2022/814 Karar sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairece, " Davacının 3201 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi kapsamında 18 yaş öncesi süreleri borçlanması mümkün olmadığından, Kurumun, davacının yurt dışı borçlanma talebini 18 yaşını doldurduğu 01.05.1983 ile 01.05.1993 tarihleri açısından kabul etmesine dair işlemi yerindedir. Mahkemece, davacının yurt dışı borçlanma talebinin kabulüne şeklinde hüküm kurularak, davacının 18 yaşını doldurduğu tarihten önceki sürelerin 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanılabileceğinin kabul edilmesi, ayrıca 22.03.2016 tarihinin yaşlılık aylığı tahsis talep dilekçesi tarihi olduğu dikkate alınmaksızın hüküm bölümünde karışıklık yaratılması hatalı olup bozma sebebidir.

3201 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ve 25.11.1999 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 01.12.1988 tarihinde yürürlüğe giren Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC Arasında Sosyal Güvenlik Sözleşmenin 24/3. maddesindeki “Türkiye’de sigortaya tabi tutulmadan önce Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde Malullük, Yaşlılık, Ölüm Sigortalarına tabi tutulmuş bir kimse için, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde sigortaya ilk girdiği tarih, Türkiye’de sigortaya ilk giriş tarihi sayılır.” hükmü gereği davacının 18 yaşını doldurduğu tarih olan 01.05.1983 tarihinin Türkiye’de sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği açık olup davacıya 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/C maddesi kapsamında kısmi aylık bağlanmasını kabul edip etmediği de sorularak, tam ve kısmi aylık koşullarının buna göre değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir. "gerekçeleri ile karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sigortalılık başlama tarihi 01.05.1983 tarihi olarak kabul edildiğinde; 4759 sayılı Kanun ile yapılan ve 23.05.2002 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 81/c. maddesinin yürürlük tarihi itibarıyla 15 yıl sigortalılık koşulunu 23.05.2022 tarihinde tamamlamasına rağmen, 50 yaş koşulunu 01.05.2015 tarihinde tamamladığından 506 sayılı Kanun'un geçici 81/C. maddesinin bd. alt bendi gereği 58 yaşını tamamladığı 01.05.2023 tarihi itibarıyla yaşlılık aylığına hak kazandığı ve bu haliyle başvuru tarihi itibariyle davacının yaşlılık aylığı bağlama şartlarını taşımadığı anlaşıldığından Kurum işleminin yerinde olduğu, davacının yurt içinde 4, KKTC'de geçen 3600 gün hizmetini borçlandığı ve yurt dışı borçlanma bedelini 18.03.2016 tarihinde davalı Kurumun T.Halbankası nezdindeki hesabına yatırdığı ve 22.03.2016 tarihinde yeniden yaşlılık aylığı tahsis başvurusunda bulunduğu, davacının 22.03.2016 tarihi itibarıyla 32 yıl, 10 ay 22 gün sigortalılık süresi ve ve bu sürede 3604 gün prim ödemesi söz konusu ise de 506 sayılı Kanun'un geçici 81/c. maddesinin bd. alt bendi gereği 58 yaşını tamamlamadığından tahsis başvurusu itibarıyla aylığa hak kazanamayacağı açık olduğundan Kurum işlemlerinin yerinde olduğu gerekçesi ile "davanın reddi ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 01.05.1983 tarihi olduğundan ve davalı Kuruma başvuru tarihi olan 22.03.2016 tarihinde 58 yaş şartı sağlanmadığından, yerinde olduğu anlaşılan Kurum işlemi nedeniyle yaşlılık aylığı ve buna dayalı taleplerin reddine " karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davacının taleplerinin reddine dair kararın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının yurt dışında sigorta kapsamına alındığı tarihin Türkiye'de sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesi ve yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3201 sayılı Kanun'un 1 ve 5 inci maddeleridir.

3. Değerlendirme
Mahkemece bozmaya uyularak davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 01.05.1983 tarihi olduğunun kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, her ne kadar tahsis talep tarihi itibariyle tahsisin yaş koşulu gerçekleşmemiş ise de, yargılamanın devamı sırasında ve karar tarihinden önce 01.05.2023 tarihinde anılan şartın da gerçekleştiği anlaşılmakla, takip eden ay başı itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesi ve bu kapsamda davanın kısmen kabulüne hükmedilmesi gerektiğinin göz önünde bulundurulmaması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,

22.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.