10. Hukuk Dairesi 2023/12859 E. , 2024/2142 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/82 E., 2023/1809 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/189 E., 2022/426 K.
Taraflar arasındaki yaşlılık aylığının kesildiği tarih itibariyle yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti ile sigortalı bildirimleri ile yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının yurt dışı borçlanması yapmak suretiyle yaşlılık aylığı için gerekli olan prim gün sayısını tamamlayarak, 2016 yılı Ekim ayı içerisinde yaşlılık aylığı almaya başladığı, 3 yıllık süreyle yaşlılık aylığı ödenen davacıya 27.06.2019 tarihinde Kurum tarafından denetim raporu ile çalışmalarının fiili olmadığı tespit edildiğinden yaşlılık aylığının iptal edildiği belirtilmek suretiyle borç bildirimi yapıldığı ve borca karşı itiraz edildiği, itirazın ise yaşlılık aylığını hakketmediği gerekçesi ile Kurum tarafından reddedildiği iddiasıyla davacının çalışmalarının iptal edilmesi, yaşlılık aylıklarının kesilmesi ve ödenmiş aylıklarının iadesine dair Kurum işleminin iptaline, davacının yaşlılık aylığının kesildiği tarih itibari ile aynen ödenmeye devam edilmesine, geç ödenen aylıklarının yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 2016 Ekim ayındaki talebi üzerine Kurum tarafından yurt dışı hizmet borçlanmaları da nazara alınarak 01.11.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, 14.01.2019 tarihli denetim raporu ile davacının çalışmalarının fiili olmadığının tespit edildiği ve gerekli prim günü sağlamadığından yaşlılık aylığının iptal edildiği, Kurum işleminin yerinde olduğu ve davaya Kurumun neden olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının yurt dışında yaşadığı, Türkiye'ye giriş-çıkış yaptığı tarih aralığında 28.07.2016-06.08.2016 tarihleri arasında ... isimli şahsa ait iş yerinde sigortalı olarak gösterildiği ve çalışmasının fiili çalışmaya dayanmadığından bahisle iptal edildiği, bağlanan yaşlılık aylığınında davacıya yersiz ödeme olarak borç çıkarıldığı, davacı tarafından Kurum işleminin iptali talebi ile iş bu davanın açıldığı, Ankara İl Emniyet Müdürlüğünün yurda giriş-çıkış kayıtları incelendiğinde davacının 25.07.2016 tarihinde giriş yaptığı, 08.08.2016 tarihinde ise çıkış yaptığının anlaşıldığı, dosyada dinlenen tanıkların beyanlarında ...'in Kızılay ......, Caddesinde emeklilik işlemleri bürosu olduğu ve yurt dışı emeklilik işlemlerinin takibi işe ile uğraştığı, iş yerinde sürekli çalışanların, ..., ... ve ... olduğunu, davacınında kısa bir süre burada çalıştığını, iş yerinin 2 oda ve 1 mutfaktan oluştuğunu ifade ettikleri, Kurum denetmeleri tarafından düzenlenen inceleme raporunun aksi ispat edilene kadar resmi belge niteliğinde olup, davacının esasında yurt dışında yaşadığı, sigortalı bildiriminin yapıldığı tarih aralığında 25.07.2016 tarihinde yurda giriş yaptığı, 08.08.2016 tarihinde ise çıkış yaptığı, 14 gün gibi kısa bir süre Türkiye'de bulunup, bu tarih aralığında fiilen çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca ...'in iş yerinin yurt dışı emeklilik işlemlerinin takibi bürosu olup, aynı şekilde pek çok yurt dışında yaşayan şahsın da iş yerinde kısa sürelerle sigortalı gösterildiği, tanık ...'ın davacının hizmetinin bildirildiği tarihlerde işe ara verdiği, yine ...'nın davacının çalıştığı dönemde iş yerinde çalışmadığına, işten ayrıldığını ifade ettiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının her ne kadar dava dışı iş yerinde hizmet bildirimi yapılmış ise de bildirim yapılan süreçte fiili olarak çalışmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın varsayıma dayandığı, işin teknik özellik göstermeyen eğitim gerektirmeyen niteliksiz bir iş olduğu, işverenin işyerinin yasal olarak kurulmuş faal bir işyeri olduğu, tanıkların yeminli ifadesinin fiili çalışmayı doğruladığı, işyerinde çalışacak kişiye sayısına ilişkin bir kısıtlama olmadığı, işyerinin o tarihlerde kapsamda olduğu, bir usulsüzlük söz konusu olmadığı, Kurumun tek taraflı tesis ettiği işlemin öngörülebilir nitelikte olmadığı, davacının 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında yurt dışı borçlanması yapabilmek için bu yolu tercih ettiği ve fiilen de çalıştığı, eldeki denetim raporu nedeniyle başka kişilerin de dava açtığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 1220215 sicil numaralı dava dışı işyerinden 26.07.2016-06.08.2016 tarihleri arasında 10 gün 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendi kapsamındaki çalışması ve 5000 gün yurt dışı hizmet borçlanması olmak üzere toplam 5010 gün üzerinden yaşlılık aylığı bağlandığı, Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün Sosyal Güvenlik Denetmenleri tarafından düzenlenen 14.01.2019 tarih 2019/113638/019 sayılı rapora istinaden davacının ... unvanlı işyerinde geçen hizmetlerinin iptal edildiği, 4/1-a bendi kapsamında aylık bağlama şartlarının ortadan kalktığı ve yaşlılık aylığının iptal edildiği, 14.01.2019 tarihli denetmen raporunda işyerinin "söz emeklilik" unvanıyla "iş takipçiliği" işinde faaliyet gösterdiği, ......., Mah Tuna Cad 8/15 Çankaya adresinde 16.01.2018 tarihinde yapılan denetimde fiilen çalışan bulunmadığının tespit edildiği, hizmeti bildirilen sigortalıların çoğunun davacı gibi yurt dışı (Hollanda, Almanya, KKTC) bağlantılı oldukları, işveren olarak beyanı alınan ...'in SGK da iş takipçiliği işleri yaptığı, ...'ın 15.01.2018 tarihinde işten ayrıldığı, ...'ın sürekli personel olduğu, diğer işçilerin ise ilan dağıtma, çay, temizlik işi için işe alınan kişiler olduğunu beyan ettiği, işyerinden bildirilen sigortalıların büyük bir kısmı arasında akrabalık bağı bulunduğu, kısa süreli hizmeti bildirilen sigortalıların hemen hemen tamamının yurt dışı ve askerlik borçlanması talep ve ödemelerinin bulunduğu, işyerinin sigortalı bildiriminin sonradan artış gösterdiği, neticede söz konusu işyerinin sahte işyeri olmadığı ancak kısa süreli yapılan bildirimlerin yurt dışında yaşayan kişilere ait olduğu ve emeklilik hakkından yararlanmak amacı ile yapılıp fiili çalışmaya dayanmadığı tespit edildiğinden iptal edildiği anlaşılmış olup 1966 doğumlu davacının yurt dışından gelerek on gün ilan dağıtma işinde çalışmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, aynı işyeri ile ilgili yapılan sahte bildirimlerin iptali istemiyle açılan dava dosyalarında verilen kararlarında aynı yönde olduğu denetmen raporunun aksi ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine dair kararında maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sigortalı bildirimlerinin gerçek ve fiili bir çalışmaya dayanmadığı iddiasıyla bir kısım sigortalılığının iptaline bağlı olarak kesilen yaşlılık aylığının kesildiği tarih itibariyle yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti ile sigortalı bildirimleri ile yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali davasıdır.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86 ve 59 uncu maddeleri ilgili hükümlerdir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!