WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/12821 E.  ,  2024/261 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/190 E., 2023/47 K.
KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına

Taraflar arasında Mahkemesinde görülen aksine işlemin iptali ile 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık süresi tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacının esnaf oda kaydının usulsüz bulunarak Bağ-Kur sigortalılık süresinin iptal edildiğini ve yaşlılık aylığı talebinin reddedildiğini belirterek Kurum işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemesince, 28.06.2011 tarih, E.2006/507 K.2011/617 sayılı kararı ile davanın kabulüne, davacının 22.03.1985-27.07.2000 tarihleri arasında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile davalı kurumun bu sigortalılığın iptaline ilişkin 12.02.2002 tarihli ve 2296 sayılı işleminin iptaline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Bozma ilamında, davacının tescil tarihi, odada kayıtlı olduğu tarihler, aidat ve oy kullanımına ilişkin durum ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre davacının Bismil Esnaf ve Sanatkarlar Odasındaki kaydı geçersiz olduğundan, bu kayıt dayanak alınarak davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, konuya ilişkin ceza davasının bulunduğu, davacının prim ödemesi yapıp yapmadığının araştırılarak, herhangi bir ödeme yapmadığının tespiti halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiği, ödeme yaptığının belirlenmesi halinde; ceza davasının sonuçlanması bekletici mesele yapılarak, ceza davası sonucunda davacının Oda defterinde geçersiz kayıt yapılmak suretiyle sahte belge tanzim edilmesi olayına katılımda bulunup/bulunmadığı tespit edilerek, katılımda bulunduğunun belirlenmesi halinde prim ödemelerine hukuken değer verilemeyeceği ve sigortalılığın söz konusu olamayacağı; katılımda bulunmadığının belirlenmesi halinde primleri ödenen sürede zorunlu sigortalı kabul edilmesi gerektiği gözetilmek suretiyle yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

3. Mahkemece bozmaya uyularak 09.10.202015 tarih, E.2014/39, K.2015/712 sayılı kararı ile davanın kabulüne, davacının 22.03.1985-27.07.2000 tarihleri arasında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile davalı Kurumun bu sigortalılığın iptaline ilişkin 12.02.2002 tarihli ve 2296 sayılı işleminin iptaline karar verilmiştir.

4. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

5. Bozma ilamında, davacının tescil tarihi, odada kayıtlı olduğu tarihler, aidat ve oy kullanımına ilişkin durum ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre davacının sigortalılığına esas alınan 06.04.1984 tarihinde başlayan 567 sıra numaralı Bismil Esnaf ve Sanatkarlar Odası üye kaydı geçersiz olduğundan, bu kayıt dayanak alınarak davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafından oda kaydının başladığı tarihten itibaren 1999 yılına kadar Kuruma herhangi bir başvuruda bulunulmadığ ve Bağ-Kur giriş bildirgesinin verildiği yıla kadar da herhangi bir prim ödemesi yapılmadığı, Mahkemece, geçerli bir oda kaydı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

6. Mahkemece bozmaya uyularak 20.11.2018 tarih, E.2017/2, K.2018/518 sayılı kararı ile davanın kabulüne, davalı Kurumun davacının sigortalılığın iptaline ilişkin 12.02.2002 tarihli ve B.13.1.BKG.4.21.SİG.1.00.2296 sayılı sayılı işleminin iptaline karar verilmiştir.

7. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

8. Bozma ilamında, Bismil Esnaf ve Sanatkarlar Odasındaki kaydı dayanak alınarak 1999 tarihli giriş bildirgesi ile 22.03.1985 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olarak tescil edilen davacının; oda kaydının sona erdiği 27.07.2000 tarihine kadar sigortalı olarak tescil edilmişken, 12.01.2002 tarihinde yapılan değerlendirme sonucu, dayanak oda kaydının geçersiz olduğu sonucuna varılarak sigortalılığı iptal edilmiş, davacının Kurum işleminin iptali için açtığı davasında Mahkemece verilen 09.10.2015 günlü, 2014/39 E., 2015/712 K. nolu kararın, Dairemiz 13.10.2016 günlü, 2016/3050 E., 2016/12418 K. no.lu kararı ile bozulduğu, Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılamada ise 1086 sayılı Kanun'un 429/2 nci maddesi uyarınca, bozmaya uyulup uyulmayacağı konusunda bir karar verilmeksizin tahkikat yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek karar bozulmuştur.

9. Mahkemece bozmaya uyularak 10.11.2020 tarih, E.2020/232, K.2020/465 sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

10. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

11. Bozma ilamında, dosya kapsamından, davalı Kurum tarafından, davacıya, 22.3.1985-27.7.2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında toplam 5525 gün Bağ-Kur sigortalılık süresi üzerinden 01.01.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığının görüldüğü, davacının usulsüz oda kaydı nedeniyle iptal edilen ve eldeki dava ile tespitini istediği BağKur sigortalılık süresinin davacıya verilip verilmediğinin davalı Kurumdan sorularak, davanın konusuz kalıp kalmadığı hususunun değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak ve Diyarbakır Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, Sur Sosyal Güvenlik Merkezinin 11.05.2022 tarihli müzekkere cevabında davacı sigortalının iptal edilen hizmetlerinin 6552 sayılı Kanun'a göre 22.03.1985 ile 27.07.2000 tarihleri arasındaki hizmetlerinin geçerli sayılarak talep tarihi olan 22.12.2014 tarihini takip eden ay başından itibaren aylık bağlandığı belirtilmiş olup Bağkur İl Müdürlüğünün 12.02.2002 tarih ve 2296 sayılı işlem ile davacının davalı idare nezdindeki sigortalılığının iptaline ilişkin işleme dair yapılan başvuru üzerine 01.01.2015 tarihinden itibaren yeniden yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının tespitini istediği sigortalılık süresinin davacıya verildiğinin anlaşıldığı gerekçesi ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilimiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davacının yaşlılık aylığının 12.01.2002 tarihinde kesildiğini, davalı Kurumun 01.01.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağladığını, oysa aylığın kesildiği tarihten itibaren bağlanması gerektiğini, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, aksine işlemin iptali ile 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık süresi tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesi, mülga 1479 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 437 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. İnceleme konusu davada, davanın, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık süresini iptal eden Kurum işleminin iptali davası olarak açıldığı, Mahkemece sadece sigortalılık süresinin iptali işleminin iptaline karar veren ve yaşlılık aylığı hakkında hüküm kurulmayan kararlarının, davacı vekili tarafından defalarca temyiz edilmediği, dosya içinde bulunan belgelere göre davacının sadece 22.12.2014 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu ve davacı vekilinin temyiz layihasındaki iddiası gibi dava açılmadan önce davalı Kuruma verilmiş herhangi bir yaşlılık aylığı tahsis talebinin bulunmadığı, davalı Kurum tarafından iptal edilen bir yaşlılık aylığı bulunmadığı anlaşıldığından, temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ve davalı Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,

18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.