WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/12779 E.  ,  2024/190 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/933 E., 2023/1895 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/299 E., 2022/98 K.

Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Aralık 1999 tarihini takip eden 01.01.2000-31.12.2000 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının başvurusunun kesinti listesinin Kurum kayıtlarında bulunmaması nedeniyle reddedildiğini, Kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, geriye dönük tescil yapılabilmesi için tevkifatın yapıldığını gösteren belgeler de eklenmek suretiyle Kuruma yazılı talepte bulunulması ve tevkifat tutarının Kurum hesaplarına intikal etmesi gerektiğini, davacı adına yapılan prim kesintilerinin Kurum hesabına intikal etmemesi nedeniyle Kurumun ret işleminin doğru olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının .... Fındık Tarım Satış Kooperatifine 1999 yılında satmış olduğu ürün ilişkin tevkifat listesinde davacının isminin bulunduğu ve davacıdan kesilen 29.304.840 TL primin 20.01.2000 tarihinde Bağ-Kur hesabına yatırıldığına ilişkin ödeme dekontu bulunduğu, davacının 25.10.2019 tarihli dilekçesi ile Kuruma müracaat ederek 1999 Aralık ayında sattığı ürün bedellerinden tevkifat kesintisi yapıldığından bu kesintilere istinaden Tarım Bağ-Kur kapsamına alınmasını talep ettiği, davacının bu talebinin Kurumca reddedildiği, dosyadaki kayıtlardan davacının Dededüzü köyünde ikamet ettiği, davacının fındık bahçesi ve traktörünün bulunduğu, Ziraat Bankası tarafından davacının tarım kredisi kullandığının bildirildiği, 01.05.2021 tarihinden itibaren .... Ziraat Odası’na kayıtlı olduğu, 1983 yılından itibaren ... Fındık Tarım Satış Kooperatifinin üyesi olduğu, 1998 ve 1999 yıllarında üretim beyanında bulunduğu, Mahkemece kolluk marifetiyle yapılan araştırma sonucunda, davacının dava konusu dönemde çiftçilik ile uğraştığı, 6 dönüm fındık bahçesi olduğu, geçimini tarım ve servisçilikten sağladığı, dinlenen davacı tanıkları davacının çocukluğundan beri köyde ikamet ettiğini, tarım aracının bulunduğunu, kendine ait fındık bahçesinden ürün hasat ettiğini, geçimini çiftçilikle sağladığını doğruladıkları, Kurum kayıtlarında da davacının talep döneminin bir yıl sonrası olan 2001 yılında Tarım Bağ-Kurlu olduğu, davacının talep tarihinde Dededüzü köyünde ikamet ettiği, tarım araçlarının bulunduğu, kendine ait fındık bahçesinden ürün hasat ettiği, hasat ettiği ürünleri tüccarlara ve üyesi olduğu ... Fındık Tarım Satış Kooperatifine sattığı, bu şekliyle geçimini tarımla sağladığının açık olduğu, davacının ... Fındık Tarım Satış Kooperatifine satmış olduğu ürünlere ilişkin prim tevkifatının 20.01.2000 tarihinde yapıldığı ve kesinlen primin aynı tarihte Kurumun hesabına ödendiği, Kanun’un Uygulama Tebliğinin, prim tevkifatı yapılan çiftçilerin geriye dönük olarak prim tevkifatı yapılan tarihi takip eden aybaşından itibaren sigortalı sayılmaları gerektiğini öngördüğü, bu nedenle Yargıtay kararlarına ve 7 Numaralı Uygulama Tebliğine göre de ilk prim kesintisinin yapıldığı 2000 yılının Ocak ayını takip eden ay başı olan 01.02.2000 tarihinden davacının tarım sigortalılığının başlatılması ve 31.12.2000 tarihine kadar sürdüğünün kabul edilmesi, fazlaya dair istemin reddedilmesi gerektiği kanaatine varılarak; davanın kısmen kabulüne davacının, 01.02.2000-31.12.2000 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Davalı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Tevkifat kesintisinin Kuruma intikal etmediğinden davanın reddinin gerektiğini, Kurum kayıtlarının incelenmesinde davacı adına 2000/Ocak kesinti listesine rastlanmadığını, davacının 2000 yılının Ocak ayını takip eden dönemlerde geçimini tarımsal faaliyetinden elde ettiği gelir ile sağladığı hususunun şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya konulamadığını, salt tanık beyanları ile ispatın yeterli olmayacağını, bilirkişi raporuna göre davacının tarımsal faaliyetine devam ettiğinin kabulünün hatalı olduğunu, tarımsal faaliyetin belgelerle kanıtlanması gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile S.S 847 Sayılı ... Fındık Tarım Satış Koop. müzekkere cevabı ve eklerinden davacının 1999 tarımsal faaliyeti için ürün satışı yaptığı, satışlarından tevkifat yapıldığı, sunulan banka makbuzlarına göre kesintilerin Kurum hesaplarına 20.01.2000 tarihinde yatırıldığı, davacının tevkifat listelerinde adının yer aldığı, ilgili yasal düzenlemeler uyarınca ve emsal Yargıtay kararlarına göre davacının ilk satış yaptığı 2000 yılı Ocak ayında tevkifat yapıldığı, satış yaptığı Kurumun kamu kurumu niteliğinde olduğu, ayrıca dekontlardan primin Kuruma intikal ettirildiği, bu halde yasal düzenleme gereği davacının zorunlu Bağ-Kur sigortalılığın takip eden ay başı olan 01.02.2000 tarihinden itibaren başlatılması gerektiği, 01.10.2001 tarihinden itibaren 2929 sayılı Kanun kapsamda Tarım Bağ-Kur sigortalılığının bulunduğu, dinlenen tanık beyanları ve celp edilen bilgi ve belgelere göre davacının ilk tevkifat kesintisinin yapıldığı tarih ile 2929 sayılı Yasa kapsamda Tarım Bağ-Kur sigortalılığının bulunduğu dönem arasında tarımsal faaliyette bulunduğu, aradaki dönem dikkate alındığından tespit hükmü kurulan dönemde tarımsal faaliyette bulunduğu, Kurumun tevkifata rağmen yasal düzenleme uyarınca resen tescil yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesinin kararında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; davalı SGK'nın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının Tarım Bağ-Kur Kanunu kapsamında sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7 nci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun'un 2 nci, 3 üncü, 6 ncı, 9 uncu ve 10 uncu maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi..