10. Hukuk Dairesi 2023/12768 E. , 2024/3898 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuka (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2021/28 E., 2023/24 K.
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, 1979 yılından itibaren aralıksız olarak ... Muhtarlığı nezdinde geçen çalışmasının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.11.2017 tarihli 2014/202 E. - 2017/474 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, davacının davalı işveren ... Tüzel Kişiliği bünyesinde 01.01.1985 ile dava tarihi olan 02.07.2014 tarihleri arasında asgari ücretle hizmet akdine tabi olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.05.2019 tarihli ve 2018/570 E. - 2019/1199 K. sayılı kararıyla; dinlenen tanıklar ve köy defterleri içeriği ile davacının çalışmalarının ispatlandığı, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalı Kurumun istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairece ,"Köy karar defterinde 1991-1993 yılları arasında köy korucusu olarak ismi geçen H. ... Tufan’ın köyde korucu olarak çalışması bulunup bulunmadığı hususunda beyanı alınarak, köyde koruculuk-bekçilik görevinin birden fazla kişi tarafından yerine getirilip getirilmediği araştırılmalı ve böylece davacı dışında bir kişinin 31.07.1994 tarihi öncesinde köy korucusu olarak çalışıp çalışmadığı açıklığa kavuşturulmalı, yine 2006 yılı sonrasında davacıya korucu olarak ödeme yapıldığına dair köy defterinde bir kayıt bulunmadığından bu dönemden itibaren karar defterlerinde köy katibi olarak adı geçen kişiler dinlenip davacının 2006 sonrasında çalışmasının devam edip etmediği, davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılıyorsa hangi nedenlerle kayda geçirilmediği belirlenmeli, ihtilaflı dönemde köy korucusu olarak davacıya silah verilmesi ve geri alınmansa ilişkin jandarma komutanlığındaki kayıtlar getirtilmeli, köy içme suyu isale hattının bakım ve onarımı konusunda ne şekilde bir çalışma olduğu (ihtiyaç halinde çağırma, günlük bakım vs.) açıklığa kavuşturularak çalışmanın süresi belirlenmeli,yine mahkemece tespite karar verilen tarihler arasında çalışan köy muhtarı, imam ve öğretmenlerin çalıştığı dönemler ilgili yerlerden tespit edilip beyanlarına başvurulmak suretiyle, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek ve davacının 2006 yılı sonrasında da çalıştığı iddiasının ispatlanamaması durumunda hak düşürücü süre de değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmelidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile köy karar defterinde 1991-1993 yılları arasında köy korucusu olarak ismi geçen ... Tufan'ın köyde korucu olarak çalışması bulunup bulunmadığı hususunda araştırma yapıldığı, tanıkların ağırlıklı olarak bu kişinin korucu olarak çalışmadığını beyan ettiği, davacı dışında bir kişinin 31.07.1994 tarihi öncesinde köy korucusu olarak çalıştığına dair dosya kapsamında bir beyan bulunmadığı, tanık beyanlarından davacının ücretinin köy halkı tarafından ödendiği, davacının ödeme tarihlerinde köy halkından kendi ücretini kendisinin topladığı, köy muhtarlığı kasasına giren ya da muhtarlıkça toplanan bir para olmadığı bu nedenle de muhtarlık kasa ya da harcama kayıtlarında davacının maaş ödemesi kaydı olmadığı, Köy defterleri ve tanık beyanları bir arada değerlendirildiğinde; davacının köy korucusu olarak köy muhtarı ve azası tarafından görevlendirildiği, davacının ücretinin bir dönem köy bütçesinden sonrasında ise köy halkı tarafından ödendiği, ayrıca da köyde içme suyu motor bakımı açma/kapama işi olduğu, bu işi bir süre davacı dışında kişilerin yaptığı, davacının içme suyu motor bakımı ve koruculuk dışında muhtar tarafından verilen ve köyü ilgilendiren başka işler de (... davulculuğu, mektup dağıtma — para toplama — köy duyurusu yapma gibi) anlaşıldığı, Karar defterlerinde ilk defa korucudan bahsedilen tarihin 01.01.1985 olduğu, bundan öncesine ait defter bulunmadığı, davacının adının geçtiği son sayfa tarihi ise 31.11.2004 olduğu, tanıkların davacının çalıştığına tanıklık ettikleri ve davacının çalıştığını beyan ettikleri en eski tarihin 1985 yılı olduğu, tanıkların büyük bir kısmı davacının 30 yıldır koruculuk yaptığını beyan ettiği, davacı da dava tarihinde halen çalıştığını iddia ettiği bu anlamda dava tarihinin 02.07.2014 olduğu gözetildiğinde davacının 01.01.1985 te işe başladığı tespit edildiğinden 30 yıldır çalışan kişinin 01.01.2015 te halen çalışması gerektiğinden davacının iddiası ile tanık beyanları ve davacının işe başlama tarihi yönünden uyumlu olduğu gerekçesiyle ,davanın kısmen kabulüne, davacının davalı işveren ... Tüzel Kişiliği bünyesinde 01.01.1985 ile dava tarihi olan 02.07.2014 tarihleri arasında köy korucusu olarak asgari ücretle hizmet akdine tabi olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili, fiili çalışmanın ispatlanamadığını, reddedilen süreler yönünden lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
2.Davalı ... Tüzelkişiliğini temsilen köy muhtarı, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının hizmet akdi ile köy tüzel kişiliğine bağlı çalıştığının kanıtlanamadığını, sulama pompasının çalıştırılmasının sulama birliğinin görevi olduğunu, köy muhtarlığının yükümlülüğünde olmadığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... Tüzelkişiğinin tüm, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6552 sayılı Kanun'un 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64 üncü maddesiyle 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7 nci maddesine eklenen 4 üncü fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma resen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya davalı yanında fer'i müdahil olarak katılan Kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiştir.
Somut olayda, dava hizmet tespiti istemine ilişkin olup ,Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece, davanın anılan yasa değişikliği öncesinde, 02.07.2014 tarihinde açılmış olması nedeniyle SGK Başkanlığının davalı sıfatını haiz olduğu gözetilmeksizin, karar başlığında feri müdahil olarak gösterilmesi ve lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
3. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı ... Tüzel kişiliğinin tüm, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Hükmün karar başlığında yer alan "Fer'i Müdahil" ibaresinin hükümden çıkarılmasına, yerine "Davalı" ibaresinin yazılmasına, hükme 7 numaralı bir bent eklenerek " 7-Davalı SGK Başkanlığı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine ", ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davalı ... Tüzel Kişiliğin'den alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!