10. Hukuk Dairesi 2023/12732 E. , 2024/7491 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/23 E., 2023/41 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/110 E., 2021/569 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı iş yerinde 2002/9 uncu ayı ila 30.11.2010 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili talebini 11.03.2005-02.04.2005 tarihleri arasındaki bildirimler hariç olmak üzere ıslah etmiş, davacı asil ise beyanı ile talep başlangıç tarihini 2003/9 uncu ayı olarak belirlemiştir.
II. CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; ... sicil sayılı ... ünvanlı davalı işyerinin 07.04.2001 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı ve en son 15.08.2013 tarihinde bildirimde bulunulduğunu, davacının davalı işyerinde çalıştığını iddia ettiği dönemde kaydının bulunmadığını, ancak çalışılan dönemle ilgili Fatih SGM denetmenleri tarafından 21.10.2011 tarih 142 sayılı ve 02.05.2012 tarih MA/2012/76 sayılı teftiş raporları düzenlendiğini ve buna göre 30.11.2010 tarihinde işyerinden davalı adına işe giriş bildirgesi verildiğinin tespit edildiğini, davacının hizmet tespitine ilişkin iddiası bakımından öncelikle hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, zira davacının talep ettiği döneme ilişkin Kurum denetmenleri tarafından yapılan teftiş uyarınca salt bir günlük çalışmasının tespit edilerek Kurum kayıtlarına geçirildiğini, davacının başkaca çalışmasının bulunmadığını, kaldı ki davacının iddia ettiği dönemin bir kısmında askerde olması nedeniyle de gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun anlaşıldığını, Kurum kayıtlarında mevcut durumun davacının iddiaları aleyhine karine oluşturduğunu, Kurum kayıtlarının akdinin eşdeğerde belgelerle ispatlanması gerektiğini, hizmet tespit davasında eylemli çalışmanın ispat edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ksımen kabulüne, kısmen reddine,
a-Davacının ....34.05 sicil numaralı işveren yanında kuruma bildirilen süreler haricinde;
03.04.2005-31.12.2005 tarihleri arasında 268 gün, günlük 16,29 kazançla,
01.01.2006-31.12.2006 tarihleri arasında 360 gün, günlük 17,70 kazançla,
01.01.2007-30.06.2007 tarihleri arasında 180 gün, günlük 18,75 kazançla,
01.07.2007-31.12.2007 tarihleri arasında 180 gün, günlük 19,50 kazançla,
01.01.2008-30.06.2008 tarihleri arasında 180 gün, günlük 20,28 kazançla,
01.07.2008-31.12.2008 tarihleri arasında 180 gün, günlük 21,29 kazançla,
01.01.2009-30.06.2009 tarihleri arasında 180 gün, günlük 22,20 kazançla,
01.07.2009-31.12.2009 tarihleri arasında 180 gün, günlük 23,10 kazançla,
01.01.2010-30.06.2010 tarihleri arasında 180 gün, günlük 24,30 kazançla,
01.07.2010-29.11.2010 tarihleri arasında 149 gün, günlük 25,35 kazançla,
olmak üzere toplam 2037 gün sigortalı olarak çalıştığının tespitine,
b-Davacının 02.04.2005 tarihi ve öncesine dair isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesine özetle; çalışma olgusunun yöntemince araştırılmadığını, kamu düzenine ilişkin davada resen inceleme ve araştırma yapılması gerektiğini beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 11.03.2005-02.04.2005 tarihleri arasında davacının dava dışı ... sicil numaralı işveren nezdinde hizmet kaydının olduğu, davacının Kurum tarafından yapılan denetim sonucunda 30.11.2010 tarihinde bir günlük hizmet tespiti konusunda tespit yapıldığı, davacının talep ettiği tarihler arasındaki dava dışı işyerinden hizmetlerinin bildirilmesi sebebiyle 11.03.2005-02.04.2005 tarihlerinde kesintisiz çalışma iddiasının kesintiye uğradığı, bu haliyle 03.04.2005 tarihinden önceki dönem bakımından Kanun'da öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, ....34.05 sicil sayılı davalı "..." ünvanlı işyerinin 07.04.2001 tarihinde kanun kapsamına alındığı ve 15.08.2013 tarihinde kanun kapsamından çıkartıldığı, dava konusu edilen ve hüküm altına alınan tarihlerde kanun kapsamında bulunduğu, Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğünün kayıtlarında davacıya ait 74 adet emanet kabul makbuzu ve 4 adet vekaletname bulunduğu, vekaletnamelerin incelenmesinde; davacıya 26.01.2005 - 08.07.2009 - 30.01.2006 - 19.06.2008 tarihli noter kayıtları ile işveren tarafından Kurum nezdinde işlem yapılmasına ilişkin yetki verildiği, emanet kabul makbuzları incelendiğinde ise 04.01.2005 - 07.08.2007 tarihleri arasında 74 farklı günde davacının Kurumdan teslim aldığı ürünlere dair kayıtların gönderildiği, davacı tanığı ...'ın her ne kadar beyanında davacı ile 2010 yılı Kasım ayına kadar aralıksız çalıştıklarını ifade etmiş ise de hizmet dökümünde 30.11.2010 tarihinde davalı işyerinde bir günlük hizmet bildiriminin olduğu, davacı/bordro tanığı ...'ın davacının 2003-2012 yılları arasında işveren yanında çalıştığını ifade etmiş ise de tanığın hizmet dökümünde 26.02.2008-15.08.2013 tarihleri arasında hizmet kaydının olduğu, kamu tanığı ...'ın 14.07.2003 tarihinden itibaren davalı işverenin iş yerinin bulunduğu Zincirli Han'da vergi mükellefi olduğu ve beyanına itibar edildiği (davacının davalı işveren yanında çalıştığını gördüğünü ifade etmiştir), davalı işverenin İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/451 Esas sayılı dosyasında müşteki olarak davacının da aralarında bulunduğu kişilerin kendisini dolandırdığını beyan ettiği ve yargılamada isnada konu suç tarihinin 2005-2011 yılları arası olduğunun mahkemece değerlendirildiği, davalının söz konusu yargılamada davacının, çalışanı olduğunu ifade ettiği, İstanbul 31. İş Mahkemesinin 2016/28Esas sayılı dosyasında ilgili Mahkeme tarafından davacının uyuşmazlık konusu çalışma döneminin 01.01.2004-30.11.2010 tarihleri arasında olduğunun kabul edildiği ve güçlü delil kabul edilmesinin yerinde olduğu, eldeki davada dava konusu edilen ve Mahkemece bir kısmı (03.04.2005-29.10.2010 arası) hüküm altına alınan çalışma süresinin dinlenen tanıkların beyanları (kayıtlı hizmetleri ve vergi kaydı süreleri) ile kanıtlandığı, davacı adına verilen vekaletnameler ve emanet makbuzlarının tarihlerinin de dava konusu edilen tarihleri kapsadığı ve çalışmayı doğruladığı anlaşılmakla istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili; istinaf sebeplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davacının davalı iş yerinde 2003/9 uncu ayı ile 30.11.2010 tarihleri arasında eksik bildirilen hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.Sigortalı hizmetin tespiti davaları kamu düzenini ilgilendirmekte olup, bu niteliği gereği özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerekmektedir. Bu davaların kanuni dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası olup bu bentte “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları kurumca tespit edilmeyen sigortalıların hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde Mahkemeye başvurarak hizmet tespiti isteyebilecekleri” açıklanmıştır. Anlaşılacağı üzere, çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden kanun ile getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın mevcudiyetini etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hak bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır. Söz konusu Kanun'un kabul edilip, yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla beş yıl olarak öngörülen süre, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun'un 5 inci maddesiyle on yıla çıkarılmış, daha sonra 07.06.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3995 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesiyle yeniden beş yıl olarak düzenlenmiş olup, hâlen geçerliliğini korumaktadır.
2.Bu kapsamda işe giriş bildirgesi düzenlenmediği veya düzenlenmesine karşın kanuni hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verilmediği, bu süre içerisinde Kuruma verilen dönem bordroları ile bildirimin yapılmadığı, sigorta primlerinin Kuruma yatırılmadığı, çalışmanın varlığı yönünde sigorta müfettişince herhangi bir saptamanın söz konusu olmadığı durumlarda, hizmetin varlığını ileri süren kişilerin hak düşürücü süre gerçekleşmeden yargı yoluna başvurması zorunludur.
3.İşverenin, çalıştırmış olduğu sigortalılara ait hangi belgeleri Kuruma vermesi gerektiği 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere yönetmeliğe bırakılmıştır. Atıf yapılan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde işverence verilecek belgeler düzenlenmiştir. Bunlar, aylık sigorta primleri bildirgesi, dört aylık sigorta primleri bordrosu, sigortalı hesap fişi vs.dir. Yönetmelikte sayılan bu belgelerden birisinin dahi verilmiş olması hâlinde artık Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrasında yer alan hak düşürücü süreden söz edilemez. Yargıtay uygulamasında anılan maddenin yorumu geniş tutulmakta; eğer sayılan belgelerden birisi işveren tarafından verilmişse burada Kurumun işçinin çalışmasından haberdar olduğu ve artık hizmet tespiti davası için hak düşürücü sürenin varlığından söz edilemeyeceği kabul edilmektedir. Diğer taraftan, Kurum tarafından yapılan bir tespitin olması hâlinde de aynı kabul şekline ulaşılmaktadır.
3.Değerlendirme
Dava hizmet tespiti davasıdır. Davacı 2003/9uncu ay ile 30.11.2010 tarihleri arasında hizmetlerinin tespitini talep etmiştir.
Davacının davalı iş yerinde hizmeti 30.11.2010 tarihinde Kurum tarafından yapılan denetim sonucu hizmet döküm cetveline 1 gün olarak işlenmiştir. Davacının Kurumca yapılan tespit sonrası davalı iş yerinde çalışması bulunmamaktadır. Nizalı dönem dava öncesi dönemdir. Dava tarihi 20.12.2017 tarihi olmakla davacının talebi hak düşürücü süreye uğramış olup davanın hak düşürücü süreden dolayı reddedilmesi gerekirken davanın kısmen kabul edilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!