10. Hukuk Dairesi 2023/12729 E. , 2024/390 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/8 E., 2023/18 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 37. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/371 E., 2021/271 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde 10.01.2017 - 01.08.2018 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, davalı aleyhine açtığı Bakırköy 26. İş Mahkemesi'nin 2019/944 Esas sayılı alacak davasında zikrettiği üzere derdest başka bir hizmet tespit davası mevcut olduğunu, davacının, davalıya ait işyerinde 01.08.2018 - 22.07.2019 tarihleri arasında çalıştığını, davalı işyerinde herhangi bir sigortasız çalışması olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Feri Müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çalışmaları bakımından Kurum kayıtlarının esas olduğunu, huzurdaki dava ile ileri sürülen iddiaların Kurum kayıtlarına eş değerde belgelerle kanıtlanması gerektiğini, çalışma iddialarının salt tanık anlatımlarına dayalı olarak kanıtlanmasına muvafakatlerinin olmadığını, davacının işyerinde devamlı olarak hizmet akdiyle çalıştığının tanık beyanları dışında resmi, yazılı ve sağlıklı delillerle ispatlanması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kabulü ile davacının;
10.01.2017-31.12.2017 tarihleri arasında 350 gün günlük 59,25TL,
01.01.2018-31.07.2018 tarihleri arasında 210 gün günlük 67,65TL ücretle davalı
nezdinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davalı vekili İstinaf Sebepleri
Davacının iddia ettiği tarihlerde değil, Kuruma bildirilen 01.08.2018 ile 22.07.2019 tarihleri arasında çalıştığını, herhangi bir sigortasız çalışmasının olmadığını, bu durumun dosyaya sunulan gerek iş sözleşmesi, gerek işe giriş/çıkış bildirgeleri, gerek maaş bordroları, gerek SGK kayıtları, gerekse bordrolu tanık beyanları ile sabit olduğunu, davacının kararda belirtilen sürelerde ve şartlarda bir çalışmasının olmadığını, fiili çalışmanın yöntemince araştırılmadığını, dosyadaki belgelere davacı tarafından aidiyet itirazı olmadığını, imzalı maaş bordolarının olduğunu beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Feri Müdahil Kurum vekili İstinaf Sebepleri
Hak düşürücü sürenin geçtiğini, Kurum kayıtlarında müfettiş raporunun bulunmadığını, emsal ücret araştırması yapılmadığını, çalışma iddiasının yazılı delillerle kanıtlanması gerektiğini beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen tanıkların Kurum kayıtlarına geçmiş çalışmalarının dava konusu edilen dönemleri kapsadığı, davalı tarafça derdestlik itirazında bulunulan Bakırköy 26.İş Mahkemesi'nin 2019/944 Esas sayılı dosyasının esasa girilmeden gönderme kararı ile istinaf incelemesi yapılan işbu dosyaya kaydedildiği, bu hali ile derdestlik itirazının yerinde olmadığı, toplanan deliller ve dinlenen tanıkların davacının çalışmasını doğruladığı anlaşılmakla istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf sebeplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur.
Feri Müdahil Kurum vekili; istinaf sebeplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının davalı iş yerinde 10.01.2017 - 01.08.2018 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
2. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
3. 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.
Öte yandan, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2003/21-43 Esas, 2003/97 Karar ve 26.02.2003 tarihli kararında ayrıntıları açıklandığı üzere; kural olarak işe giriş bildirgeleri ve ücret ödeme bordroları sigortalının imzasını içermelidir. Sigortalı, anılan belgeleri hile, hata veya manevi baskı altında imzaladığını ileri sürmemiş veya imzanın kendisine ait olmadığını ya da kesintisiz çalıştığını söylememiş ise, birden fazla işe giriş bildirgesinin varlığı ve işyerinden yapılan kısmi bildirimler, sigortalının o işyerinde kesintili çalıştığına karine oluşturur. Bu karinenin, aksinin, ancak, eş değer de delillerle kanıtlanması gerekmekte olup tanık sözlerine değer verilemez. Bu halde ise hak düşürücü sürenin kesinti tarihleri dikkate alınarak her bir dönem bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekecektir.
3.Değerlendirme
Dava hizmet tespiti davasıdır. Davacı, hizmetlerinin bildirildiği 01.08.2018 tarihinden önce 10.01.2017 tarihinde davalıda çalışmaya başladığını, ancak bildiriminin yapıldığı tarihe kadar hizmetlerinin bildirilmediğini beyanla hizmet tespiti talep etmiştir. Mahkemece, bordro tanıklarının beyanları göz önüne alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacının davalı iş yerinde işe giriş bildirgesi 01.08.2018 tarihlidir. Aynı tarihli belirsiz süreli hizmet sözleşmesi mevcuttur. Hizmet sözleşmesinden önce davacının çalışma olgusu gereğince kanıtlanmamıştır. Davacının işe giriş bildirgesi ile aynı tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi mevcut olduğundan yazılı belgelerin aksi yine yazılı ve aynı güçteki belgelerle kanıtlanması gerekeceğinden bu husus göz ardı edilerek verilen karar eksik araştırma ve hatalı değerlendirmeyle verilmiş olup bozmayı gerektirmiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!