10. Hukuk Dairesi 2023/12661 E. , 2024/3150 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/67 E., 2023/1161 K.
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bayburt Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2021/130 E., 2022/509 K.
Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptali ile yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının 28.02.2009-07.04.2009 tarihleri arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptalini, 2012 yılının 9. ayında verdiği tahsis dilekçesine göre yaşlılık aylığının bağlanmasını, aksine kurum işleminin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının 2926 sayılı Kanuna göre 01.07.1996 tarihinde başlayan Tarım Bağ-Kur'luluğu 06.04.2009 tarihinde ziraat odası kaydının silinmesine istinaden Bağ-Kur terki verilerek sonlandırıldığı, 01.10.2008 ile 28.02.2011 tarihleri arasında 4/a sigortalılığı 4/b sigortalılığı kesmediğinden 4/a'ya tabi hizmetlerinin dikkate alınmadığı, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b-4 maddesine tâbi çalışmaları devam edenlerin tarımsal çalışmaları devam ettiği sürece sigortalılıkları da devam edeceğinden 2008 yılı Ekim başından sonra bu sigortalıkları sona ermeden 4/a kapsamına alınmalarının mümkün olmadığı, sigortalıların 01.10.2008-01.03.2011 tarihleri arasında aynı anda hem 4/a hem 4/b kapsamında sigortalı olması halinde 5510 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin değiştirilmeden önceki hükmü gereği önce başlayan sigortalılık sona ermediği sürece diğer sigortalılık halinin dikkate alınmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dosyada toplanan bilgi ve belgeler ve 17.12.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre yıllık ortalama net gelirin 406, 732 TL olduğu tespit edilmiş, Türkiye Ziraat Odaları Birliği'nin 25.04.2022 havale tarihli müzekkere cevabı ile 2009 yılı 01.01.2009-31.06.2009 tarihleri arasında belirtilen net gelirin muafiyet kapsamında kalmadığının belirtildiği görüldüğünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; dosyada bulunan tarım bilirkişi raporuna göre müvekkilinin aylık tarım gelirinin prime esas kazanç aylık tutarlarının asgari miktarının yıllara göre 16-21 katının çarpımı sonucunda çıkan değerlerin altında kaldığını, 07.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda davacının 2009 yılında tarımsal faaliyette bulunmadığı, arazisine korunga bitkisi ekimi yaptığı bu bitkinin 5-6 yıl gibi sürede hasat elde edilebildiğinin belirtildiğinin değerlendirilmediğini, korunga bitkisinin her yıl ekilmediğinin ve 5-6 yıl sonra ürün verdiğinin anlaşıldığını, buna göre hesaplamanın yapılması gerektiğini, bu hususlara dair beyan ve itirazlarının Mahkemece değerlendirilmediğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; Mahkemece ziraat bilirkişi raporunda 2009 yılı için arazide ekim yapılmadığı değerlendirmesinin dikkate alınmamasının hatalı olduğu, davacının ekim yapmadığı bu dönemde gelir elde etmediğinin açık olduğu, muafiyet sınırlarına bakılmaksızın bu dönem yönünden davacının hizmetinin iptal edilmesi gerektiği, davaya konu edilen Kurum işleminin hatalı olması nedeniyle iptali gerektiği, belirtilen hatanın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1)-b-2 maddesi gereğince kabulüne, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, Kanun'un olaya uygulanmasında ve delillerin değerlendirilmesinde hata edildiği ve yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca Mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına, davanın kabulüne, davacının 28.02.2009-07.04.2009 arası dönem yönünden tarımsal faaliyeti olmadığından Tarım Bağ-Kur tespit işleminin iptali ile davacıya 01.10.2012 tarihi itibariyle Yaşlılık Aylığı Bağlanması gerektiğinin tespitine, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, yeterli inceleme yapılmadığını, Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 28.02.2009-07.04.2009 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptali ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı yasanın 53 ncü maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!