10. Hukuk Dairesi 2023/12632 E. , 2024/1046 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1621 E., 2023/1104 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/371 E., 2022/320 K.
Taraflar arasındaki asıl davada yersiz ödemelerin tahsili, birleşen davada aylığın yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işlemlerinin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı-birleşen davanın davacısı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı-birleşen davanın davacısı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Asıl davada davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; 1/221667 tahsis ve 21856516262 T.C. Kimlik numaralı ...'ya 01.12.2010 tarihinden geçerli olmak üzere maluliyet aylığı bağlandığı, Suluova Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 26.04.2019 tarih 6355349 sayılı yazısı ve eki denetmen raporu gereği sigortalı davalının 2010 yılı sigorta hizmetlerinin iptal edilmesi nedeniyle aylığı başlangıç tarihi itibariyle iptal edildiğinden işlem yapılarak sigortalıya yersiz ödeme yapıldığının tespit edildiği, davalının hak etmediği aylıklara istinaden yapılan 141.617,58 TL anaparalı yersiz ödemeye ve 3.000 TL anaparalı bayram ikramiyesine ilişkin Kurum alacağının ödenmesini teminen gerekli işlemler yapılmış olup adı geçene borç bildirim belgesi tebligatı gönderilmesine rağmen toplam 144.617,58 TL Kurum alacağı süresinde ödenmediği, T.C. ... Amasya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Sosyal Güvenlik Denetmenleri Servisince hazırlanan 28.02.2019 tarih ve 2019/AK-022 sayılı durum tespit raporunda işyerinde yapılan tüm sigortalılık bildirimlerinin Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 19 ve 24 üncü maddelerine istinaden iptal edilmesi gerektiği ve tüm işyeri sigortalılarının kendisi ile bakmakta yükümlü olduğu aile bireyleriyle ilgili yapılan sağlık giderleri, ödenek, gelir ve aylık ödemelerinin bu işyerinden sigortalı bildirildiği dönemler ile sınırlı olmak üzere Kurum kayıtlarından yeniden sorgulanması gerektiği, yapılan bu giderlerin geri alınıp alınamayacağının belirlenerek, yapılan yersiz giderlerin 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesi gereği ilgiliden tahsil cihetine gidilmesi gerektiğinin belirlendiği iddiasıyla Kurum zararı olan 144.617,58 TL alacağımızın ödenme tarihlerinden itibaren işlemiş ve işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada asıl davanın davalısı-birleşen davanın davacısı dava dilekçesinde özetle; davalının Kurumun 0600015625821 sicil numaralı emeklisi olduğu, Kurumun 27.05.2019 tarih ve 8061535 sayılı yazısı ile 26.04.2019 tarih ve 6355349 sayılı ilgili yazısı ile Kurumdan almakta olduğu mallüllük aylığından dolayı birleşen davanın davacısına yersiz ödeme yapıldığı belirtilerek 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Kanunu'nun 96 ncı maddesine istinaden malulen emeklilik maaşının kesildiğini ve yersiz yapılan ödemelerin tahsiline karar verildiğini bildirdiği, bu tarihten sonra emekli maaşı ödenmediği, ... müfettişlerince yapılan soruşturmada neye göre araştırma ve soruşturma yapıldığı bildirilmediği, davacının savunması da alınmadığı, yaklaşık 15 sene önce malulen emekli olan davacı hakkında neden böyle bir soruşturma veya teftiş yapılmasına gerek duyulduğu ve bu teftişin sonucunda hangi evrak ve belgelere ulaşıldığı bildirilmeden böyle bir uygulamaya gidilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davacının iki gözü görmediği, evden dışarı çıkamadığı iddiasıyla Kurumun davacı hakkında haksız olarak yapmış olduğu emeklilik maaş kesintisinin ortadan kaldırılmasına malülen emekli olduğundan emekli maaşının kendisine yeniden bağlanmasına, davalı Kurum tarafından istenen geri ödemelerin ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Birleşen davada Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum denetmen raporları aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu, maluliyet ve Kurum işlemleri özel bir prosedüre bağlı olduğu, davacının kurumun talep ettiği kontrol muayenesi hükümlerini yerine getirme durumu ve sorumluluğu bulunduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; dosya kapsamında yapılan tahkikat ve araştırmalar neticesinde sigortalı asıl dosya davalısının çalışmasının geçtiği...'ye ait işyerinin sahte sigortalılığa dair işlemleri gerçekleştirdiği, bu durumun ceza dosyasında bulunan kayıtlardan ve...'nin burada yer alan beyanından, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarından anlaşıldığı, her ne kadar tanıkların bir kısmı aksi yönde beyanda bulunmuş ise de bu tanıkların da aynı Kurum işlemi neticesinde sigortalılık hallerinin iptal edildiği, yine bu tanıkların büyük çoğunluğu benzer mahiyette katalog satım işi yaptıklarını belirttiği, bu nedenle beyanlara itibar edilmediği, Yavuz Kavi'ye ait işyerinin büyüklüğü, dosyada yer alan vergi kayıtları bir arada değerlendirildiğinde 2010 yılı itibariyle istihdam fazlasının mutad duruma uygun olmadığı, belirtilen tüm bu olgular bir arada değerlendirildiğinde davacının çalışmalarının fiili çalışmaya dayanmadığı ve sahte sigortalılık durumunun somut olayda mevcut olduğu, Kurum tarafından davacıya yapılan yaşlılık aylığı ödemelerinin yersiz olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne davacı Kurum tarafından davacıya yersiz olarak ödendiği tespit olunan 144.617,58 TL'nin her bir ödeme yönünden ödeme tarihi itibariyle ay be ay değişen oranlarda yasal faiz yürütülerek davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davanın davalısı / birleşen davanın davacısı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Asıl davanın davalısı / birleşen davanın davacısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı Kurumun emeklisi olup...'ye ait olan cep telefonu, birinci ve ikinci el aksesuar alım-satımı ve toptan perakende kontör alım satımı faaliyetinin yürütüldüğü işyerinde temizlikçi sıfatıyla çalışmış olduğu, dosya kapsamında dinlenen tanık ... ve işyeri muhasebecisi ...'un beyanları da bu işyerinde çalıştığını doğrular niteliği haiz olduğu, Kurum tarafından 27.05.2019 tarih ve 8061535 sayılı yazı ve 26.04.2019 tarihli 635549 sayılı yazılar ile kurumdan aldığı malullük aylığının yersiz olduğundan bahisle emekli maaşının kesilerek ödemelerin tahsiline dair davalı karşı davacıya yapılan bildirim üzerine aldığı aylıktan kesinti yapılarak sonraki aylara yönelik ödeme gerçekleştirilmediği, ... müfettişlerince yapılan işbu soruşturmanın neye istinaden gerçekleştirildiğine dair makul bir sebep bulunmadığı, aynı zamanda teftiş aşamasında savunmasının alınması gerekmesine rağmen alınmadığı, malulen emekli olan iki gözünde de kalıcı görme kaybı bulunduğu için evden dışarı çıkamayan davalı karşı davanın davacısının davet üzerine gelmediği takdirde maddi idari ve cezai sorumluluk ile karşı karşıya kalacağı ihtar edildiği, Kurum tarafından gerek görülmediği, Teftiş sürecinde savunma hakkının kısıtlandığı ... 28.02.2019 tarihli durum tespit raporunda birden fazla şahsın beyanına başvurulmuş olup dinlenen şahıslar da işyerinde fiili çalışmalarının olduğuna yaptıkları işin niteliği ve dair samimi beyanda bulundukları iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin bu karar ve gerekçesinin dosya kapsamına uygun olduğu, Dairece de bu karar ve gerekçeye itibar edildiği, dosya kapsamında dinlenen tanık ... ve işyeri muhasebecisi ...'un beyanlarında davacının bu işyerinde çalıştığını belirtseler de ...'ın davacının akrabası olduğu, işyeri sahibi Yavuz Kavinin sigorta işlemlerini muhasebecinin kendisinden habersiz yaptığına ilişkin beyanları, dosya kapsamında dinlenen diğer tüm tanık beyanlarından davacının çalışmalarının fiili ve gerçek çalışmaya dayanmadığı ve sahte sigortalılık durumunun somut olayda mevcut olduğu, Kurum tarafından davacıya yapılan yaşlılık aylığı ödemelerinin yersiz olduğu kanaatine varılarak asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin olmadığ gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davanın davalısı- birleşen davanın davacısı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davanın davalısı-birleşen davanın davacısı temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinde ve İstinafta beyanının alınmadığı, Kurum denetimi sırasında da savunması alınmayıp eftiş nedeninin açıklanmadığı, iptal edilen süreye rağmen 1880 gün çalışması olduğu, işveren nezdinde çalıştığı, kendisini işyerine kardeşinin eşi ...'ın getirip götürdüğü, çalışmalarının gerçek olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1. 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlı Sigortası Kanunu'nun 25 inci maddesinin ilgili 1 inci fıkrası şöyledir:
"Sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60'ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az %60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malûl sayılır.
"
2. 5510 sayılı Kanun'un 26 inci maddesi şöyledir:
"Malûllük sigortasından sigortalılara sağlanan hak, malûllük aylığı bağlanmasıdır.
Sigortalıya malûllük aylığı bağlanabilmesi için sigortalının;
a) 25 inci maddeye göre malûl sayılması,
b) (Değişik: 17/4/2008-5754/14 md.) En az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması,
c) Malûliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan veya devrettikten sonra Kurumdan yazılı istekte bulunması,
halinde malûllük aylığı bağlanır. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası primi dahil, prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur."
3. Değerlendirme
1.5510 sayılı Kanun'un 25 ve 26 ncı maddeleri uyarınca çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60'ını kaybettiğinin Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu Kurumun Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalıların malul sayılacağı ve en az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 ün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması halinde, sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan veya devrettikten sonra Kurumdan yazılı istekte bulunmasıyla sigortalılara maluliyet aylığı bağlanabileceği öngörülmüştür.
2. Somut olayda; her ne kadar asıl davanın davalısı sigortalının dava dışı... işyerinden 05.03.2010 - 15.08.2010 tarihleri arasındaki sigortalılığının gerçek ve fiili çalışmaya dayanmadığı anlaşılmakta ise de; söz konusu iptal edilen süreler olmaksızın asıl davanın davalısı sigortalının maluliyet aylığı koşullarını taşıyıp taşımadığı değerlendirilmeksizin asıl davanın kabulü ile birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece, asıl davanın davalısı sigortalının iptal edilen maluliyet aylığı tahsis talep tarihi itibariyle iptale konu sigortalılık süreleri olmaksızın maluliyet aylığı şartlarını taşıyıp taşımadığı değerlendirilerek söz konusu koşulları taşıdığının anlaşılması halinde aylık bağlanması gereken tarih belirlenmeli ve asıl dava yönünden aylık miktarına göre iadeye konu tutar bulunup bulunmadığı ve birleşen davada kesilen maluliyet aylığının yeniden bağlanması gerekip gerekmediği belirlenip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
3. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!