WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/12592 E.  ,  2023/13369 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/300 E., 2023/355 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğu, davalı şirketlerin faaliyet alanı yılın 12 ayında mevsime göre incir, üzüm, kabak vs kuru meyve ve sebzelerin paketlenerek iç piyasaya ve ihracata hazırlanması olduğu iddiasıyla davacının davalı şirketlerin bünyesindeki Ödemiş Fabrikasında 04.01.1993 - 12.11.2004 tarihleri arasında kesintisiz ve aralıksız hizmet akdine tabi çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; bu tür davaların Yargıtay kararları ile belirlendiği üzere işe giriş bildirgesi ile birlikte Kuruma verilmesi zorunlu dönem bordrosu gibi belgelerle kanıtlanması gerektiği, tek başına işe giriş bildirgesi verilmesinin eylemli çalışmayı ispata yeterli olmadığı, bu nedenle çalışmanın tespiti yapılırken yasal belgelerin bulunmadığı durumlarda iş yerinde tutulması zorunlu kayıtların ve ücret bordrolarının celbedilmesi, müfettiş raporu olup olmadığının araştırılması, işyerinde çalışan bordro tanıkları ile komşu işyeri çalışanlarının bilgisine başvurulması gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar adına tasfiye memuru cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketlerin sicilden terkin edilmiş olup faal olmadıkları, uhdesinde şirket adına herhangi bir defter ve bilgi ya da kayıt bulunmadığı, davacının iddia ettiği sürelerde çalışıp çalışmadığının tarafınca bilinmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle Kurum kayıtları esas alınması gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi 13.06.2019 tarihli ve 2018/351 Esas, 2019/252 Karar sayılı karar ile davacının, davalı ... şirketinin 317186,35 sicil numaralı iş yerinden düzenlenen 06.03.1995 işe giriş tarihli, 04.04.1995 tarihinde Kuruma intikal eden, davacının sigorta sicil numarası bulunan ve kimlik bilgileri bulunan işe giriş bildirgesi bulunduğu; davacının, hizmet döküm cetvelinde talep dönemi herhangi bir bildirimin bulunmadığı; davalı ... şirketinin 276144,35 sicil numaralı iş yerinin 24.09.1990 - 31.05.2003 tarihleri arasında Kanun kapsamında bulunduğu; davalı ... şirketinin 317186,35 sicil numaralı iş yerinin 30.09.1992 tarihinde Kanun kapsamına alındığı; davalı Seta şirketinin 123271,35 sicil numaralı iş yerinin 13.09.2002 - 30.06.2005 tarihleri arasında Kanun kapsamında bulunduğu; Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2015/5444 Esas ve 22015/8697 Karar sayılı ilamı ile onanan ... 1. İş Mahkemesi'nin 2013/529 Esas ve 2014/928 Karar sayılı hükmünde, davalı işverenler arasında organik bağ bulunduğunun kabul edildiği; dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları ile talep dönemi davalı işverenler nezdinde hizmet tespiti davaları bulunan ve kısmen kabul ve kabul hükümlerinin onandığı tanıklar ..., ... ve ...'ın beyanları dikkate alındığında, her ne kadar Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin blok halinde çalışma iddiasında Kuruma intikal eden giriş bildirgesinin hak düşürücü süreyi işe giriş tarihinden önceki dönem yönünden keseceğine ilişkin görüşü bulunmasına rağmen, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin işe giriş bildirgesindeki işe giriş tarihinden önceki dönemin hak düşürücü süreye uğradığına ilişkin görüş, hak düşürücü sürenin istisnası şeklindeki Kuruma işe giriş bildirgesi verilmesinin geniş yorumlanmayacağından kabul edilmesi nedeniyle, davacının 06.03.1995 tarihinden önceki dönemin hak düşürücü süreye uğradığı; davacının 06.03.1995 - 12.11.2004 tarihleri arasında davalı işverenler nezdinde çalışmalarının gerçek ve fiili olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının, davalı işverenlerden; ... Tarım Tic.San.A.Ş.'ne ait 317186.35 sicil sayılı işyerinde; 06.03.1995 – 15.09.2002 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 2.709 gün çalıştığının tespitine, Seta Kuru Meyve İmal.İhr.San.Tic.Ltd.Şti.ne ait 1203271.35 sicil sayılı işyerinde; 16.09.2002 – 12.11.2004 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 777 gün çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuşlardır.

B.İstinaf Sebepleri:
Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; 5 yıllık hak düşürücü süre itirazında bulundukları, fiilen çalışma olgusunun resmi kayıtlara geçmiş tanıkları ile ispatlanamadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; reddedilen kısmın hak düşürücü süreye uğramadığı, tanıkların bu dönemde de çalıştığının beyan ettikleri iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi 10.03.2020 tarihli ve 2019/1610 Esas, 2020/479 Karar sayılı kararı ile davacının davalı işverenlerden ... Tar. Tic. ve San. A.Ş. İş yerinden iletilen işe giriş bildirgesine istinaden 06.03.1995 tarihinden itibaren tescil edildiği; işe giriş bildirge aslındaki imzanın davacıya ait olduğunun kabul edildiği; aksinin davalı Kurum tarafından ileri sürülmediği; davacının özlük dosyasında başkaca işe giriş bildirgesine rastlanmadığı; söz konusu davalı işverenlere ait iş yerlerinden sigortalılık bildirimlerine rastlanmadığı; davalı Kuruma verilmiş herhangi bir eksik gün bildirim belgesinin bulunmadığı; davalı ... Tarım Tic. ve San. A.Ş.'ye ait 276144.35 sicil numaralı iş yerinin 24.09.1990 tarihinde, 317186.35 sicil numaralı iş yerinin 30.09.1992 tarihinden itibaren kanun kapsamına alındığı; davalı Seta Kuru Meyve İmal. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.'ye ait 1203271.35 sicil sayılı işyerinin ise 13.09.2002 - 30.06.2005 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında bulunduğu; iş yeri dosyalarında davacının çalışmaları ile ilgili denetim raporu ve tutanağına rastlanmamakla birlikte, davalı işverenlere ait iş yerlerinin devamlı faaliyeti gerektirir mahiyette olması, kapsam ve kapasitesi, dinlenen bordro tanıklarının çalışma iddiasını destekler içerikteki anlatımları; 06.03.1995 tarihli işe giriş bildirgesinden önce çalışmaya başladığı iddiasının aynı nitelikteki yazılı delillerle kanıtlanamadığı ve hak düşürücü süreye uğradığı, bildirim sonrası çalışma iddiası yönünden ise hak düşürücü süreye dayalı istinaf itirazlarının yerinde olmadığı; davalı şirketlerin organik bağ içerisinde oldukları yönündeki dosyaya giren kanıtlar yanında kesinleşen Mahkeme kararları ile aynı konumda dava açan sigortalıların istemlerinin de kendileri gibi kısmi çalışması bulunan işçilerin beyanlarına dayalı olarak kabul edilmesi dolayısıyla hakkaniyet gereği olarak aynı nitelikteki kanıtların davacı yönünden de yeterli bulunması gereği dikkate alınarak; davacının, davalı şirketlere ait iş yerlerinde, 06.03.1995 tarihinden 12.11.2004 tarihine kadar asgari ücretle ve hizmet akdine dayalı olarak sürekli çalıştığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli ve 2019/1610 Esas, 2020/479 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Dairemiz tarafından 30.06.2021 tarihli ve 2020/9246 Esas, 2021/9457 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur:

"...Şu halde yapılması gereken iş; anılan Hukuk Genel Kurulu kararı çerçevesinde, tüzel kişiliği sona eren davalı şirketin ihyası için tasfiye memurluğu ile Ticaret Siciline husumet yöneltilerek ayrı bir dava açılması için davacı tarafa uygun bir süre verilmeli, dava açıldığı takdirde bu davanın sonucu beklenmeli, tüzel kişiliğin yeniden ihyası halinde, taraf teşkili sağlanarak, sonucuna göre karar verilmelidir. Somut olayda; hakkındaki davada aleyhe hüküm kurulan davalılar '... ve Seta Kuru Meyva İthalat ve İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’lerinin ticaret sicilinden re’sen terkin edildiği ve dosya içindeki kayıtlardan dava dışı bir davacının açmış olduğu ihya davası sonucunda tasfiye memuru olarak atanan bir şahsa, adı geçen davalı şirketler adına hükmün tebliğ edildiği görülmektedir. Anılan tasfiye memurunun sadece dava dışı davacının açtığı davada yetkili olduğu ve bu durumda taraf ehliyeti bulunmayan adı geçen davalı şirketler adına karar verildiği anlaşılmış olmakla, belirtilen davalı şirketler hakkında ihya yapılması için yasal prosedür işletilmek suretiyle ihyasına dair karar alındıktan sonra, usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve infazı mümkün olmayacak şekilde, karar verilmiş olması usul ve Kanun aykırı olup, bozma nedenidir..."

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalı ... Tarım Tic. San. A.Ş.'e ait 317186.35 sicil numaralı iş yerinden düzenlenen 06.03.1995 işe giriş tarihli, 04.04.1995 tarihinde Kuruma intikal eden davacının sigorta sicil numarası ve kimlik bilgileri bulunan işe giriş bildirgesi bulunduğu, işe giriş bildirge aslındaki imzanın davacıya ait olduğunun kabul edildiği, aksinin davalı Kurum tarafından ileri sürülmediği, davacının özlük dosyasında başkaca işe giriş bildirgesine rastlanmadığı, söz konusu davalı işverenlere ait işyerlerinden sigortalılık bildirimlerine rastlanmadığı, davalı Kuruma verilmiş herhangi bir eksik gün bildirim belgesinin bulunmadığı, davalı ... Tarım Tic. San. A.Ş.'ne ait 276144.35 sicil numaralı işyerinin 24.09.1990 - 31.05.2003 tarihleri arasında Kanun kapsamında bulunduğu, davalı ... Tarım Tic. San. A.Ş.'ne ait 317186.35 sicil numaralı işyerinin 30.09.1992 tarihinde Kanun kapsamına alındığı, davalı Seta Kuru Meyve İmalat İhracat San. Tic. Ltd. Şti'ne ait 123271.35 sicil numaralı işyerinin 13.09.2002 - 30.06.2005 tarihleri arasında Kanun kapsamında bulunduğu, işyeri dosyalarında davacının çalışmaları ile ilgili denetim raporu ve tutanağına rastlanmadığı, davalı işverenlere ait işyerlerinin devamlı faaliyeti gerektirir mahiyette olması, kapsam ve kapasitesi, dinlenen bordro tanıklarının çalışma iddiasını destekler içerikteki anlatımları, 06.03.1995 tarihli işe giriş bildirgesinden önce çalışmaya başladığı iddiasının aynı nitelikteki yazılı delillerle kanıtlanamadığı ve hak düşürücü süreye uğradığı, davalı şirketlerin organik bağ içerisinde oldukları yönündeki kesinleşen Mahkeme kararları ile aynı konumda dava açan sigortalıların istemlerinin de kendileri gibi kısmi çalışması bulunan işçilerin beyanlarına dayalı olarak kabul edilmesi dolayısıyla hakkaniyet gereği olarak aynı nitelikteki kanıtların davacı yönünden de yeterli bulunması gereği dikkate alınarak; davacının 06.03.1995 - 12.11.2004 tarihleri arasında davalı işverenler nezdinde çalışmalarının gerçek ve fiili olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacının davasının Kısmen kabulüne, davacının davalı ... Tarım Tic. San. A.Ş.'e ait 317186.35 ss nolu iş yerinde 06.03.1995 - 15.09.2002 tarihleri arasındaki çalışmalarının asgari ücret ile hizmet akdine istinaden 2709 gün çalıştığı, 2709 günlük çalışmasının bildirilmediğinin tespitine, davacının davalı Seta Kuru Meyve İmalat İhracat San. Tic. Ltd. Şti'e ait 1203271.35 ss nolu iş yerinde 16.09.2002 - 12.11.2004 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden asgari ücret ile 777 gün çalıştığı, 777 günlük çalışmasının feri müdahil Kurum'a bildirmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; gerekli kanıtlar toplanmadan ve eksik incelemeye dayanan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğu, davacının çalışmalarının fiili olmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının davalılar nezdinde 04.01.1993 - 12.11.2004 tarihleri arasında hizmet akdine tabi çalıştığının tespiti davasıdır.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 79 uncu maddesi ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen ilk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.