10. Hukuk Dairesi 2023/12525 E. , 2024/2066 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2381 E., 2023/2319 K.
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2014/715 E., 2017/593 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraflar ve fer'î müdahil ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı ve fer'î müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurularının reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve fer'î müdahil ... Başkanlığı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece karar bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma kararına karşı direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işveren yanında 01.09.1993 ile 01.07.2007 tarihlerinde kesintisiz hizmetli olarak çalıştığını ancak çalışmasının Kuruma bildirilmediğini belirterek, Kuruma bildirilmeyen sürelerde hizmet akdiyle çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili; öncelikle zamanaşımı yönünden davanın reddinin aksi takdirde böyle bir çalışmanın olmaması nedeniyle esastan ret kararı verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
2.Feri müdahil Kurum vekili; Kurum kayıtlarının esas olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece özetle, "Davanın kısmen kabulüne, davacının davalı MEB'e bağlı Kartal İmamhatip Lisesinde 01.12.2003-22.01.2006 tarihleri arasında hizmet akdi ile asgari ücretle Kurum taban ücreti üzerinden çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince özetle; "Tanık beyanlarına göre, davacının 01.09.1993-01.12.2003 tarihleri arasındaki çalışmalarının da ispat edildiği, sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verildiği, davacının bir kısım çalışmalarının Kurumca tespit edildiği, sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçmediği anlaşıldığından Mahkemenin hak düşürücü süre nedeniyle davacının 01.09.1993-01.12.2003 tarihlerine ilişkin süre yönünden davanın reddine karar vermesinin hatalı olduğu belirtilerek; A) Davalı MEB vekili ile feri müdahil Kurum vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, B) Davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi'nin 21.12.2017 tarihli, 2014/715 Esas - 2017/593 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, 1)Davanın kısmen kabulüne, davacının; Kuruma bildirilenler dışında, davalı MEB'e bağlı Kartal İmamhatip Lisesinde 01.09.1993-23.01.2006 tarihleri arasında hizmet akdiyle çalıştığının tespitine" dair karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Bakanlık ve fer'î müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Dairece; “..."Uyuşmazlığın çözümünde davanın yasal dayanağı (mülga) 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi olup, anılan hükme göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır. Eldeki davada, davacı 01.09.1993-01.07.2007 tarihleri arasında kesintisiz olarak davalı işyerinde hizmetli olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiş olup, davacının Kurumun tespiti üzerine 01.12.2003-22.01.2006 tarihleri arasında davalı işyerinde asgari ücretle çalıştığının tespit edildiği, 23.01.2006-15.06.2007 tarihleri arasındaki çalışmalarının da Kuruma bildirildiği anlaşılmakla, davanın 25.12.2014 tarihinde açılması, davacının davalı işyerinden Kuruma bildirimlerinin 15.06.2007 tarihinde sona ermesi karşısında Kurumca saptanan 01.12.2003 tarihi ile 22.01.2006 dönemi dışındaki dönemlere ilişkin istemin hak düşürücü süreye uğraması karşısında yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olduğu" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozma Kararına Karşı Direnilerek Verilen Karar
Özetle;" 1-Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2019/4520 Esas - 2020/7635 Karar sayılı bozma ilamına karşı direnilmesine, 2-Davanın kısmen kabulüne, davacının Kuruma bildirilenler dışında davalı MEB'e bağlı Kartal İmam Hatip Lisesinde 01.09.1993 -23.01.2006 tarihleri arasında hizmet akdiyle çalıştığının tespitine" karar verilmiştir.
C. Hukuk Genel Kurulu Tarafından Direnme Kararına Karşı Verilen Karar
Özetle; "...Somut olayda Kurum görevlisi tarafından davacının 01.12.2003-22.01.2006 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespit edildiği, 23.01.2006-15.06.2007 tarihleri arasında davalı işyerinden davacı adına hizmet bildirimi yapıldığı, 01.09.1993-30.11.2003 tarihleri arasındaki ihtilaflı çalışma döneminin Kurum tarafından yapılan tespit ve devamında davalı işyerinden yapılan bildirim öncesi döneme ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Şu halde yukarıda yapılan açıklamalara göre uyuşmazlık konusunu oluşturan 01.09.1993- 30.11.2003 tarihleri arasındaki çalışma dönemine ilişkin davalı işverence bildirim yapılmadığı ve blok çalışma dönemi olan 01.12.2003-15.06.2007 tarihleri arasındaki çalışma döneminin sona erdiği yılın sonundan itibaren 5 yıl içinde dava açılması gerektiği, eldeki davanın 25.12.2014 tarihinde açıldığı gözetildiğinde uyuşmazlık konusu 01.09.1993-30.11.2003 tarihleri arasındaki çalışma dönemi yönünden hak düşürücü sürenin geçtiği sonucuna ulaşılmıştır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.02.2023 tarihli ve 2022/10-1052 Esas, 2023/99 Karar ile 29.03.2023 tarihli ve 2023/10-224 Esas, 2023/265 Karar sayılı kararı da aynı doğrultudadır. Hal böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki hükümde direnilmesinin doğru olmadığı" gerekçeleriyle direnme kararı bozulmuştur.
D. Bölge Adliye Mahkemesince Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesince özetle; "A)Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.04.2023 tarih ve 2022/10-213 Esas-2023/356 Karar sayılı ilamına uyulmasına,
Davanın kısmen kabulüne,
Davacının davalı ... Bakanlığına bağlı Kartal İmam Hatip Lisesinde 01.12.2003-22.01.2006 tarihleri arasında hizmet akdi ile ve Kurum taban ücreti üzerinden çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine," dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle temyiz yoluna başvurmuştur.
2.Davalı Bakanlık vekili; hak düşürücü sürenin geçtiğini, çalışmanın niteliği ile gerçek çalışma olup olmadığının davalı işyerinin resmî işyeri olması nedeniyle işyeri kayıtları, bordro, makbuz, ticari defter gibi delillerle ispat edilmesi gerektiğini, sadece tanık beyanlarına göre karar verilemesinin hatalı olduğunu belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir.
3.Fer'î müdahi Kurum vekili; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davalı işyeri 01.07.2002 tarihinde Kanun kapsamına alındığından bu tarihten önceki çalışmanın gerçek olup olmadığının yeterince araştırılmadığını, fiili çalışma olgusunun kuşku ve duraksamaya yer verilmeyecek şekilde ispatlanması gerektiğini ancak fiili çalışmanın ispat edilemediğini, uzun zaman önceye ilişkin çalışma iddiasına dayalı bilgilerin hafızada kalabilmesinin mümkün olmadığını belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgilisine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!