10. Hukuk Dairesi 2023/12399 E. , 2024/2830 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1546 E., 2023/1837 K.
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/153 E., 2018/102 K.
Taraflar arasındaki fiili birlikteliğe dayalı ölüm aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden karar vermek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan inceleme sonunda kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ek kararla temyiz talebinin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı Salihli Aile Mahkemesinin 2016/902 Esas 2016/237 sayılı kararı ile 2006 yılı Aralık ayında boşandığını, söz konusu boşanma kararın da 13.12.2016 tarihinde kesinleştiğini, boşanma davasından sonra boşandığı eşi ... Salihli ilçesi .... Mahallesi 471 Sokak No:16 İç Kapı No: 2 adresindeki evli kızının yanına adresini taşıdığını, boşanan eş ....'ye geldiği zaman yukarıda belirtili kızının yanında kaldığını, kendisinin kamyoncu olduğunu, çoğu zamanlarda Ödemiş İlçesi ..... Sitesinde kaldığını, boşandıktan sonra davacıyla hiçbir zaman beraber yaşamadığını, davacı boşandıktan 2-3 ay sonra yanında çocukları da olduğu halde ağır bir trafik kazası geçirdiğini, .... hastanelerinde tedavi sonuç vermeyince, 01.04.2017 tarihinden itibaren Ege Üniversitesi Genel Cerrahi Bölümünde tedavisinin sürdüğünü, orada ikinci ameliyatı olduğunu, 3 üncü ameliyat için de hastanede yatmaya devam ettiğini, ne zaman hastaneden çıkacağının belli olmadığını, davacıya davalı Kurumca 30.03.2017 tarihli ölüm aylığı bağlanma talebini içerir ekli evrak gönderildiğini, bu evrakta "boşandığınız eşinizle birlikte yaşadığınız tespit edildiğinden aylığınız iptal edilmiştir." kaşesiz, mühürsüz ve parafsız not üzerine aylığının kesildiğini, davacının eşinden boşanmış olduğu sürenin 3,5 -4 aylık süre olduğunu, çok kısa bir süre olduğundan davalı Kurum memuruna bilgi veren kişilerin davacının eşinden boşandığını bilmedikleri için yanlış bilgi verdiklerini, yine davacının 1,5 aydır trafik kazası için hastane ortamında bulunduğundan, boşandığı eşi çocuklarının ihtiyacı için davacının evine gelip gitmiş de olabileceğini, bunun insani görev olduğunu, davacının danışıklı olarak boşanmadığını, gerçek boşanma olduğunu, davalı Kuruma yanlışlık olabilme ihtimali üzerine 26.04.2017 tarihli dilekçe ile başvurulduğunu, davalı Kurum tarafında talepleri reddedildiği için bu davayı açtıklarını belirterek, davacının yetim aylığının kesilmesine ilişkin davalı Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının boşandığı eşiyle birlikte aynı adreste yaşayıp yaşmadığının tespiti bakımından SGK denetmeni tarafından titiz bir araştırma yapılıp, rapor hazırlandığını, 24.03.2017 tarih ve 2017/SŞ/46 sayılı denetmen raporunda, ... ile ...'ın boşandıktan sonra fiilen birlikte yaşadıklarının tespit edildiğini, davacıya yersiz ödemelerin 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddeesine göre tahsil edilmesinin uygun olacağı değerlendirmesinde bulunulduğunu, 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin c fıkrasının son bendi " eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocuklarının, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş tutarlar, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır." yönündeki hükme dayanılarak davacıyla ilgili usul ve yasaya uygun şekilde işlem tesis edildiğini, davacı vekilinin, Kurumun durumu Mahkeme kanalıyla tespit ettirme yoluna gitmeden, kendisini neredeyse mahkeme yerine koyarak muvazaalı boşanma hususunda karar verdiği yönündeki iddiasının da haksız ve yersiz olduğunu belirterek, hukuki ve maddi dayanağı bulunmayan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararıyla; Manisa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Sosyal Güvenlik denetmeni tarafından düzenlenen 24.03.2017 tarih, 2017/SŞ/46 sayılı raporda tespit edilen hususları ortadan kaldırabilecek mahiyette ve kuvvette herhangi bir delil ibraz edilemediği gibi davacı ... ile resmi olarak boşandığı eşi ...' ın ayrı ayrı bağımsız ve müstakil hayat kurup yaşamlarına devam ettiklerine dair yeterli kesin ve inandırıcı delil ibraz edilemediği gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi sayılı kararıyla; Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından düzenlenen raporun içeriğinin, Mahkemenin yaptığı yargılama sonucunda; tarafların adres kayıtları incelendiğinde 13.12.2016 tarihinde boşandıkları halde Nüfus Müdürlüğünün hem ...'ın hemde ...'ın .... Mah. 471.Sk. No: 16 İç Kapı No: 2 Salihli/ Manisa adresini ikamet adresleri olarak farklı tarihlerde beyan ettikleri, yine Yörük Mah. 379. Sk ... Yapı Koop. Sitesi B Blok No: 2 İç Kapı No: 1 Salihli/ Manisa adresini de hem ...'ın hemde ...'ın ikamet adresleri olarak beyan ettikleri, 13.03.2017 tarihinde ise ...'ın denetmen raporu tarafından birlikte yaşadıkları tespiti yapılan ve boşanma tarihinden önce eşiyle birlikte yaşadığı ikamet adresi olan Yörük Mah. 379. Sk ... Yapı Koop. Sitesi B Blok No: 2 İç Kapı No: 1 Salihli/ Manisa adresini ikamet adresi olarak bildirdiğini, istinaf aşamasında kamu tanıklarının beyanları da dikkate alındığında; davacının ve boşandığı eşinin boşandıkları tarihten sonra Yörük Mah. 379. Sk ... Yapı Koop. Sitesi B Blok No: 2 İç Kapı No: 1 Salihli/Manisa adresinde birlikte yaşamaya devam ettiklerine dair denetmen raporuna dair tespitin aksinin yapılan yargılamada kanıtlanmadığına kanaat getirildiğinden davacı tarafından açılan davanın reddine dair Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, her ne kadar davacının istinaf itirazları haklı görülmese de kamu düzeni dikkate alınarak yapılan incelemede; eksikliklerin giderilmesi gerektiğinden HMK 353/1-b.3 üncü maddesi gereğince davanın reddine karar vermiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Daire bozma ilamında; davacı vekili tarafından sunulmuş olduğu görülen havale tarihi 17.02.2021 olan dilekçeye eklenen ölüm belgesinde davacının 10.01.2021 tarihinde ölü olduğu görülmüş olup, yukarıda açıklanan bilgiler ışığında, davacının mirasçılarının HMK’nın 124 üncü maddesi kapsamında davaya katılımı sağlanarak, savunma ve delilleri incelendikten sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedeni olduğu belirtilmiştir.
B.Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile bozma ilamı içeriğinde yer verilen ölüm kaydının, davacının boşandığı eşi ...'ın 10.01.2021 tarihinde vefatına ilişkin olduğu; davacı ...'ın halen sağ olduğu nüfus kayıtlarıyla sabit bulunmakla; dosya kapsamı ile uyumlu bulunmayan bozma ilamına uyulması mümkün olmadığından; oluşan vicdani kanaate dayalı önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir.
C.Bölge Adliye Mahkemesi Ek Kararı:
Sıralanan yasal düzenlemeler uyarınca, iş mahkemelerinden verilen tüm kararların istinaf incelemesinin, ivedi iş kapsamında olması ve Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından adli tatilde de karara bağlanması mümkün kılınmış olduğundan; bu alandaki Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına karşı yasal süre içinde temyiz kanun yoluna başvuru yapılıp yapılmadığının değerlendirilmesinde adli tatilin etkisi bulunmadığı gözetilerek, kararın davacı vekiline 13.08.2023 tarihinde tebliğ edildiği, yasal süre geçtikten sonra 04.09.2023 tarihinde verildiği anlaşılan davacı vekilinin temyiz dilekçesinin, HMK’nin 366 ncı maddesinin yollamasıyla 346/1 inci maddesi gereğince süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili: yargılama aşamasında toplanan tüm deliller ve tanık beyanları ile müvekkilinin boşandığı eşi ile ayrı yaşadığının ispatlandığını, dosyada yetim aylığını kesilmesini gerektirir bir delil bulunmadığını beyanla kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Uyuşmazlık
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
D. Gerekçe
1. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ve 373 üncü maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı madde hükümleridir.
2. Değerlendirme
1- 6100 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca “Hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar” ilk derece mahkemelerinde adli tatilde görülebilmekte olup davanın Kurum işleminin iptaline ilişkin olması ve adli tatilde görülebilecek işlerden sayılmadığından, aynı Kanun 104 üncü maddesinde yer alan, “(1) adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır.” düzenlemesi gözetildiğinde kararın davacı vekiline 13.08.2023 tarihinde tebliğ edildiği, yasal süresi içinde 04.09.2023 tarihinde verildiği anlaşılmakta olup Bölge Adliye Mahkemesinin süreden reddine dair ek kararın kaldırılması gerekmiştir.
2-Davalı Kurum denetim raporundaki belirlemeler, adres kayıtları, kamu tanıklarının beyanları ve sair delilleri ile Bölge Adliye Mahkemesinin direnme hükmünde dayandığı yasal dayanaklar ve gerekçeye göre Dairemize ait anılan bozma ilamının ortadan kaldırılması gerektiği anlaşılmıştır.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Bölge Adliye Mahkemesinin süreden reddine dair ek kararın kaldırılması,
2- Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 373 üncü maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Mahkemesine gönderilmesine,
18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!