WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/12345 E.  ,  2024/320 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/706 E., 2023/363 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/17 E., 2021/179 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edildiği anlaşılmakla adli yardım talebinin kabulü ile kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin %46 oranında ortopedik özürlü olduğunu, şu an çalışamayan ve iş başvuruları özründen dolayı reddedilen ve davalı işveren tarafından eksik bildirilen sigortalılık süresi nedeniyle özürden dolayı erken emeklilik hakkına da kavuşamadığı için maddi olarak zor durumda olduğunu, şu an da çalışamadığı için yargılama giderlerini karşılayacak durumu olmayan davacı yararına adli yardım talebinde bulunduklarını, davacının 2004 yılının Mart ayında sigorta acenteliği yapan ... yanında çalışmaya başladığını, evine yakın olduğu, merdiven inip çıkmak ya otobüse binip inmek gibi özür durumu nedeniyle kendisini zorlayacak bir yerde bulunmadığı için bu işyerini tercih ettiğini, 31.03.2009'a kadar fiilen hiç ara vermeden davalı işveren ... yanında çalıştığını, erken emeklilik durumu için araştırma yapan ve prim ödeme gün sayısını öğrenmek için SGK'ya giden davacının, sigortalı hizmet dökümüne baktığı zaman 27.12.2006 öncesi çalışmalarının hiç gösterilmediğini, ayrıca 2007 ve 2008 yıllarında da eksik gün gösterildiğini gördüğünü, davacının, davalı işveren yanında 2004 yılının Mart ayında çalışmaya başladığını ancak tam tarihi hatırlayamadığından işyerinde çalışmaya başlangıç tarihi olarak 01.04.2004 tarihinin tespit edilerek belirlenmesini talep ettiklerini, davacının 31.03.2009 tarihine kadar ... yanında çalıştığını, davacı ile davalı dışında başkaca kimse çalışmadığını, davacının işbu işveren yanında 2004-2009 yılları arasında sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığını, SGK kayıtlarında 27.12.2006-28.12.2006 tarihleri arasında kaydı görünen 1282986 işyeri numaralı ... ile 30.10.2008-31.10.2008 tarihinde .... işyeri numaralı.....'ın kim oldukları ya da neden onlar yanında sigortalı gösterildiğinin davacı tarafından bilinmediğini, 01.11.2008 ile 31.03.2009 tarihleri arasında davacının sigortalı olduğu görülen ... Sigorta Aracılık Hiz.Tiz. Ltd. Şti.nin ise ...'ın ortaklarından olduğu şirket olup daha sonra ortaklıktan ayrıldığını, ancak bu dönemde davalı işveren ve davacının işyerinde ya da çalıştıkları koşullarda herhangi bir değişiklik olmadığı gibi, çalışılan süreyle ilgili eksik bildirim de olmadığını, davacının 01.04.2004 tarihinden 31.03.2009 tarihine kadar aralıksız ve sürekli olarak ... yanında çalışmış olup, 2004 yılında 240 gün, 2005 yılında 360 gün, 2006 yılında 358 gün, 2007 yılında 64 gün, 2008 yılında 147 gün olmak üzere toplam 1169 gün işverence SGK'ya bildirilmediğini, bu nedenle bildirilmeyen sürelerin tespiti ile davacının diğer hizmetleriyle birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili, davanın 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, 5 yıllık haksüşürücü süre içinde açılmadığından reddi gerektiğini, davacının davalıya ait işyerinde 01.04.2004 tarihinden 31.03.2009 tarihine kadar sürekli ve kesintisiz çalışmasının mümkün olmadığını, davacının davalının yanında 05.03.2007‘den 02.06.2008 tarihine kadar çalıştığını, çalıştığı bu döneme ilişkin sigorta kaydının yapıldığını ve primlerinin ödendiğini, davacının işe başladığını iddia ettiği 2004 yılında davalının ayrı şahıs firmasının olmadığını, davalının o dönemde ... isimli bir şahısla 1999 yılında ortak olarak kurdukları ... Ltd. Şti.’nde çalıştığını, bu nedenle davacının o tarihlerde davalının yanında çalışmasının mümkün olmadığını, davalının ... ile ortaklığını ayırdıktan sonra 02.01.2006 tarihinde kendi adına sigorta acenteliğini kurduğunu, ... Vergi Dairesinin de sigorta acenteliği faaliyetinden dolayı mükellefiyetinin 01.01.2006 tarihinden itibaren başladığı şeklinde cevap verdiğini, davalının işi ilk kurduğu zaman yanında kimse çalışmadığı hususunun 03.01.2006 tarihli yoklama fişinde de görüleceğini, davacının 27.12.2006 ve 28.12.2006 tarihleri arasında 2 günlük sigortasının yapıldığı ... isimli işyerini davalının tanımadığını, 30.10.2008 -31.10.2008 tarihleri arasında 1 günlük sigortalı gösteren İlhami Narınan'ı da tanımadığını, 01.11.2008 -31.03.2009 tarihleri arasında davacının sigortalı göründüğü ... Sigorta Aracılık İli/. Tic. Ltd. Şti’nin davalının ..... isimli şahısla bir dönem ortak olduğu şirket olduğunu, davacının buraya belirtilen tarihlerde geldiğini ve sigorta kaydının yapıldığını, davacının, davalının şahıs firmasında veya davalının ortağı bulunduğu ...’ın yanında çalışıp da priminin yatırılmadığı, sigorta kaydının yapılmadığı günün olmadığını, ...’da çalışmasının olduğunu iddia eden davacının ...’a karşı husumet yöneltmesi gerektiğini, davalının dönemde ..... Sigorta'nın bayiliğini almak için Ltd. Şti. kurduğunu ve ... üzerinden .... Sigorta'nın bayiliğini aldığını, şirket üzerinden bayiliği alınca şahsı adına olan daha önceki Ak Sigorta Acenteliğinin feshedildiğini, beyanla davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.

Feri Müdahil Kurum vekili, davacının davası 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, bu davanın 5 yıllık dava açma süresi geçlikten sonra açıldığını, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle zamanaşımı ilk itirazında bulunduklarını, davacının davasının esasa girmeden zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davalının hakkında açıları işbu hizmet tespiti davasını kabul etmediklerini, davacının davalıya ait işyerinde 01.04.2004 tarihinden 31.03.2009 tarihine kadar sürekli ve kesintisiz çalıştığını iddia etmiş ise de bu tarihlerde sürekli ve kesintisiz bir çalışması olmadığını, ...'nın, davalının yanında 05.03.2007'den 02.06.2008 tarihine kadar çalıştığını, sigorta kaydı yapılıp SGK primlerinin ödendiğini, dava dilekçesinde bahsedildiği gibi 2004 yılının Mart ayından, 2009 yılının Mart ayına kadar ara vermeden çalışması olmadığını, 2007 yılı Mart ayında davacının ara ara davalının bürosuna giderek, davalının yapmış olduğu sigorta acenteliği işi için zaman zaman müşteri bulduğunu ancak sabahtan akşama kadar tam gün mesai şeklinde olmadığını, davacılının çalışan ihtiyacı olmamasına rağmen, davacının babasının ricasını kırmayıp, engelli birine yardımcı olmak amacıyla kendisini işe aldığını, düzenli ve mesai karşılığı bir çalışması olmamasına ve davalıya maddi açıdan çok büyük katkıları olmadığını, davacının işe başladığını iddia ettiği 2004 yılında davalının ayrı şahıs firması olmadığını, o dönemde ... isimli bir şahısla 1999 yılında ortak olarak kurdukları ... Ltd.Şti.'nde çalıştığını, bu nedenle ...'nın o tarihlerde davalının yanında çalışması mümkün olmadığını, davalının ... ile ortaklığını ayırdıktan sonra 02.01.2006 tarihinde kendi adına sigorta acenteliği işini kurduğunu, ... Vergi Dairesinden gelen cevapta da sigorta acenteliğifaaliyetinden dolayı mükellefliğin 01.01.2006 tarihinden itibaren başladığı belirtildiğini, davalının işi ilk kurduğu zaman yanında kimse çalışmadığını, davacının raporlu olduğunun davalıca bilindiğini ancak ekonomik olarak darda olmadığını, davacının rahatça dolaşmasını engelleyebilecek bir özrü bulunmadığını, yalnızca aksayarak yürüdüğünü, davacının 27.12.2006-28.12.2006 tarihleri arasında 2 günlük sigortasının yapıldığı ... isimli işyerini davalının tanımadığını, davalının 30.10.2008 - 31.10.2008 tarihleri arasında 1 günlük sigortalı gösteren İlhami Narman'ı da tanımadığını, ancak 0l.11.2008 -31.03.2009 tarihleri arasında davacının sigortalı göründüğü ... Sigorta Aracılık Hiz. Tic, Ltd. Şti.'nin davalının... isimli şahısla bir dönem ortak olduğu şirketl olduğunu, ...'da çalışmasının olduğunu iddia eden davacının ...'a karşı husumet yöneltmesi gerektiğini, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen sigorta poliçesinin tarihinin 24.05.2004 olduğunu, bu tarihte davalının kendi şahıs firması olmadığını, ayrıca sigorta altında imzasının bulunması fiilen çalışması bulunduğunu göstermediğini, davacının sigortasının yapıldığı tarihler dışında davalı yanında çalıştığını kabul anlamına gelmediğini, davacının çalıştığı yere ait özel belgeleri saklamasının da kötü niyetini gösterdiğini, bu nedenlerle davanını reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine,
.....TC Kimlik numaralı davacı ...’nın Zübeyde Hanım Caddesi No:24/A ... ... adresinde bulunan ...’nda 2 6511 01 01 .... sicil no’lu davalı ... Sigorta Aracılık Hiz. Ltd. Şti adına tescilli işyerinde 01.04.2004-31.12.2005 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden, kesintisiz olarak toplam 630 gün çalıştığı, bu çalışmasının ...’na bildirilmediğinin tespitine,
......TC Kimlik numaralı davacı ...’nın Zübeyde Hanım Caddesi No:24/A ... ... adresinde bulunan ...’nda 1300204.35 sicil no’lu davalı ... adına tescilli işyerinde 01.01.2006-30.10.2008 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden, kesintisiz olarak toplam 1020 gün çalıştığı, bu çalışmasının 453 gününün ...’na bildirildiği,567 günlük çalışmasının ...’na bildirilmediğinin tespitine,
..... TC Kimlik numaralı davacı ...’nın ...’nda 1355206.35 sicil no’lu işyerinde hizmet akdine istinaden 01.11.2008-31.03.2009 tarihleri arasında kesintisiz olarak 150 gün çalıştığı ve bu çalışmasının ...’na bildirildiği anlaşıldığından bu dönem yönünden hizmet tespiti talebinin reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... ortağı ..., davanın hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığını, davacının 05.03.2007 - 02.06.2008 tarihlerinde şirket nezdinde çalıştığını, çalıştığı döneme ilişkin sigorta kaydının yapıldığını ve SGK primlerinin ödendiğini, müvekkilinin ... şirketinden ayrılmasından sonra kendisinin acentelik işine başladığını, 01.01.2006 tarihinde mükellefiyetinin başladığını, müvekkilinin işi ilk kurduğu zaman yanında kimsenin çalışmadığını, 03.01.2006 tarihli yoklama fişinde bu hususun belirtildiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan 24.05.2004 tarihli sigorta poliçesi tarihinde ...'ın şahsi firmasının bulunmadığını, delillerin tamamının değerlendirmeye alınmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Davalı ... vekili, davanın hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığını, davacının müvekkili yanında 05.03.2007 - 02.06.2008 tarihleri arasında çalıştığını, çalıştığı bu döneme ilişkin sigorta kaydının yapıldığını, SGK primlerinin ödendiğini, dava dilekçesinde iddia edildiği gibi 01.04.2004 - 31.03.2009 tarihleri arasında kesintisiz çalışmanın söz konusu olmadığını, davacının düzenli ve mesai karşılığı bir çalışması olmamasına ve müvekkiline maddi açıdan çok büyük katkıları olmamasına rağmen yasal olan gerekli işlemleri yaparak sigorta primlerini yatırdığını, müvekkilinin davacının işe başladığını iddia ettiği 2004 yılında ... şirketinde çalıştığını, müvekkilinin ... ile ortaklığını ayırdıktan sonra 02.01.2006 tarihinde kendi adına sigorta acenteliği kurduğunu, sigorta acenteliği faaliyetinden dolayı mükellefliğinin 01.01.2006 tarihinden itibaren başladığını, müvekkilinin işi ilk kurduğu zaman yanında kimsenin çalışmadığı hususunun 03.01.2006 tarihli yoklama fişinde görüldüğünü, davacının müvekkilinin şahıs firmasında veya müvekkilinin ortağı bulunduğu ... şirketinde çalışıp primlerinin yatırılmadığı ve sigorta kaydının yapılmadığı gün bulunmadığını, davacı tarafça bu hususunun ispatlanmasına ilişkin delil bulunmamasına rağmen davacının beyanlarına üstünlük tanınmasının özel bir titizlikle yürütülmesi prensibine aykırı olduğunu, delillerin tamamının değerlendirmeye alınmadığını, tanık beyanlarının dikkate alınmadığını beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili, Kurum kayıtlarının incelenmesinde; davacıya ait işe giriş bildirgesinin 05.03.2007 tarihinde verildiğini, davacının bu tarihten önceki çalışmalarının hak düşürücü süre nedeniyle tespitinin mümkün olmadığını, davacının çalışmalarının hizmet döküm cetvelinde görüldüğü gibi olduğunu, başkaca çalışmasına rastlanılmadığını, Kurum fer'i müdahil sıfatıyla davada yer aldığından aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmeyeceğini, kamu düzenine ilişkin davada içtihatlarda belirtilen araştırmaların yapılması gerektiği beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin sayılı kararı ile "İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK 355 inci maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler, istinaf edenin sıfatı ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede; dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında ve özellikle, uyuşmazlık konusu dönemde davalı ...'ın işyerinden 05.03.2007 tarihi öncesi bildirim bulunmadığı, hak düşürücü süreyi kesen belge tespit edilemediği, 30.10.2008 tarihinden sonra dava dışı işveren adına kayıtlı işyerinden bildirim yapıldığı değerlendirildiğinde, davacının 05.03.2007 tarihinden önceki döneme yönelik isteminin, 27.01.2016 tarihinde açılan eldeki davada hak düşürücü süreye uğradığı, diğer taraftan, davacının, 30.10.2008 tarihinde başlayan dava dışı işveren nezdindeki çalışması ve davacının, fiilen ve eylemli çalışmasına yönelik tanık beyanları değerlendirildiğinde, davacının, davalı ... adına kayıtlı 1300204,35 sicil sayılı işyerinde 05.03.2007 - 29.10.2008 tarihleri arasında 596 gün çalıştığı, 449 gün çalışmasının SGK Başkanlığı'na bildirildiği, 147 gün asgari ücrete tabi çalışmasının SGK Başkanlığı'na bildirilmediğinin tespitine karar verilmesi gerektiği dikkate alınmadan, İlk Derece Mahkemesi tarafından karar verilmesinin isabetsiz olduğu, ancak bu hatanın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği dikkate alınarak; HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca belirlenen aykırılık düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verildiği" gerekçesiyle;
"1- a) Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne
b) Dahili davalı ..... Sigorta Aracılık Hizmetlb) dahili davalı ...'nin istinaf başvurusunun kabulüne,
c) Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne,
... 4. İş Mahkemesi'nin, 07.12.2021 tarihli, 2016/17 E, 2021/179 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına,
2- Davanın kısmen kabulü ile;
Davacının 05.03.2007 tarihinden öncesine yönelik hizmet tespiti isteminin hak düşürücü süre nedeniyle reddine,
.....TC Kimlik numaralı davacı ...’nın Zübeyde Hanım Caddesi No:24/A ... ... adresinde bulunan ... Başkanlığı'nda 1300204.35 sicil no’lu davalı ... adına tescilli işyerinde 05.03.2007 - 29.10.2008 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden, kesintisiz olarak toplam 596 gün çalıştığı, bu çalışmasının 449 gününün ... Başkanlığı'na bildirildiği, asgari ücrete tabi 147 günlük çalışmasının ... Başkanlığı'na bildirilmediğinin tespitine,
Fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davanın kabulü gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile mülga 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu, 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu bentleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında temyiz sebeplerine göre bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ..., Üyeler ..., ... ve ...'nın oylarıyla ve oyçokluğuyla,

18.01.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY

Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmaların tespitine ilişkin dava şartları, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesinde belirtilmiştir. Bunlar; 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayılma, yönetmelikte belirtilen belgelerin işveren tarafından kuruma verilmemiş olması ya da çalışmaların Kurum tarafından saptanmaması ve davanın beş yıllık hak düşürücü süre içinde açılmış olması şeklinde ifade edilmiştir. Sayın çoğunluk ile aramızdaki ihtilaf davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı noktasından kaynaklanmaktadır.

Bildirimsiz kalan sigortalı çalışmaların tespiti davalarının, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde açılabileceği öngörülmüştür. Bu sürenin hak düşürücü bir süre olduğu Yargıtay'ın yerleşmiş, oturmuş görüşlerindendir.

506 sayılı Kanun'un 79/1 inci maddesinde açıkça, işveren tarafından sigortalılara ilişkin hangi belgeleri Kuruma vermesi gerektiğinin yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir. Atıf yapılan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nde, işveren tarafından Kuruma verilmesi gereken belgeler; işe giriş bildirgesi, aylık sigorta primleri bildirgesi, dönem bordrosu vs. olarak belirtilmiştir. Bu belgelerden herhangi birinin Kuruma verilmesi veya Kurum tarafından fiilen ya da kayden sigortalı çalışma olgusunun tespiti halinde hak düşürücü süreden söz edilemeyecektir.
Kesintili çalışma halinde de, yukarıda açıklanan hususlar her bir çalışma dönemi açısından geçerli olacaktır.

Yönetmelikte belirtilen işe giriş bildirgesinin, sigortalı işe alınır alınmaz düzenlenerek Kuruma verilmesi gerekirken, somut uyuşmazlıkta olduğu gibi, çalışmaya başlandıktan bir süre sonra verildiği sıkça karşılaşılan bir durumdur. Bu nedenle işe giriş bildirgesinden önceki çalışmalar, işe giriş bildirgesi sonrasında da kesintisiz olarak devam etmiş ise; başka bir anlatımla blok bir çalışma dönemi varsa bu dönem içerisinde işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmesi halinde hak düşürücü süreden söz edilmeyecektir. Zira işe giriş bildirgesi verilmekle sigortalının çalışmasından Kurum haberdar olduğundan, artık gerekli denetimleri yapmak sigortalının sigortalı hizmetlerinin eksiksiz bildirilmesini sağlamak Kurum sorumluluğundadır. Denetim görevini yapmayan Kurum'un kendi kusurundan yaralaması düşünülemez.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26.2.2003 gün ve 2003/21-44- 98, 23.4.2004/21-369- 371 27.02.2008 gün ve 2008/21-163-207, 14.11.2012 gün ve 2012/21-735-795 ve 2017/21-2177-2019/ 836 Esas ve Karar sayılı ilamlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.

Somut olayda da. davacının çalışmalarının talep edilen dönemde blok halinde geçtiği ispat edilirse hak düşürücü sürenin söz konusu olmayacaktır. Öncelikle 03.06.2003 tarihi öncesinde dava konusu işyerinin fiilen mevcut olup olmadığının araştırılması gerektiğinden vergi kayıtları istenilmeli, mevcut olduğunun anlaşılması halinde fiili çalışma olgusu/ve süresi hiçbir tereddüde meydan vermeyecek şekilde ortaya konulmak suretiyle karar verilmelidir. Bu yönde araştırma bozması yapılması gerekirken; hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine dair bozma yapılması yönündeki Sayın çoğunluğun kararma katılınmamıştır.