10. Hukuk Dairesi 2023/1209 E. , 2023/10883 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1699 E., 2022/466 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 60. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/12 E., 2022/66 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeninden esas hakkında kısmen kabule dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar vekilleri tarafından temyiz edildiği, davalılardan ... İnşaat San. ve Tic.A.Ş tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talep edildiği, duruşma talebi kabul edilmekle taraflar için tayin edilen 07.11.2023 duruşma günü için yapılan tebligatlar üzerine duruşmalı temyiz eden davalı ... İnşaat San. ve Tic. A.Ş. adına Av. ... ile davacı adına Av. ... ve davalı ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına Av. ...'ün geldiği görüldükten gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek, incelemenin aynı gün; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dosyasının dava dilekçesinde özetle; davalı işveren ... Yapı İnş San ve Tic Ltd Şti bünyesinde Dikmen Cad.7425 ada, 33parsel/... adresinde mantolama işi görmekte iken iskeleden düşmesi sonucu iş kazasına uğradığını söz konusu iş kazasının Sosyal Güvenlik Merkezi'ne bildirildiğini müvekkilinin %80 oranında özürlülüğe uğradığını, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, davalının tedbir almaması sonucu sakat kaldığını ileri sürerek 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen dava dosyasının dava dilekçesinde özetle; ... İnşaat San. Tur. Müh. ve Tic. Ltd. Şti'ni davalı olarak göstererek, asıl dava dosyasında alınan kusur raporunda asıl dosya davalısı ... Yapı İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin %40, o dosyada dava harici ... İnşaat San. Tur. Müh. ve Tic. Ltd. Şti'nin ise %40 oranında kusurlu olduğunun tespit edilmiş olması nedeniyle anılan davalı şirketin asıl işveren sıfatıyla sorumlu olması nedeniyle 1.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren en yüksek mevduat faiziyle birlikte iş bu davalıdan tahsilini talep etmiştir. Yargılamanın devamında iş bu davalı şirketin nevi değiştirerek Anonim şirket olduğu anlaşılmıştır.
3. Davacı vekilinin asıl ve birleşen davada maddi tazminat istemlerini neticeten 281.804,40 TL'ye artırdığı anlaşılmıştır.
II. CEVAP
1.Davalı ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. davacının iş kazası geçirdiğinin doğru olduğu ancak davacının sakat kaldığının iddiasının doğru olmadığı, davacının Diyarbakır 3.Noterliği'nin 24.04.2012 tarihli, 9541 sayılı ibranamesi ile dava konusu iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat adıyla 24.500 TL aldığını, maddi ve manevi tazminat talep etmeyeceğini beyan ettiği, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... İnşaat San. Tur. Müh. ve Tic. Ltd. Şti. davacının %52 oranındaki işgöremezlik oranına itirazlarının olduğu, davacının iş kazası geçirdiğinin doğru olduğu ancak göremeyecek, yürüyemeyecek kadar sakat kaldığının doğru olmadığını beyanla haksız davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; asıl dosya açısından; maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 210.085,18 TL maddi tazminatın, iş kazası tarihi olan 13.08.2011 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Ticaret Limited Şirketinden tahsili ile davacı ...' ya ödenmesine, (davalı ... İnşaat Sanayi Turizm Mühendislik ve Tic. Ltd Şti. açısından tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla), fazlaya ilişkin taleplerin reddine, manevi tazminat davasının kabulü ile, 50.000,00 TL manevi tazminatın, iş kazası tarihi olan 13.08.2011 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Ticaret Limited Şirketinden tahsili ile davacı ...' ya ödenmesine, (davalı ... İnşaat Sanayi Turizm Mühendislik ve Tic. Ltd Şti. açısından tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) ... 7. İş Mahkemesinin 2019/62 Esas sayılı dosyası açısından; maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 210.085,18 TL maddi tazminatın, iş kazası tarihi olan 13.08.2011 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalı ... İnşaat Sanayi Turizm Mühendislik ve Tic. Ltd Şti. tahsili ile davacı ...' ya ödenmesine, (davalı ... Ticaret Limited Şirketinden açısından tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla), fazlaya ilişkin taleplerin reddine, manevi tazminat davasının kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın, iş kazası tarihi olan 13.08.2011 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalı ... İnşaat Sanayi Turizm Mühendislik ve Tic. Ltd Şti. tahsili ile davacı ...' ya ödenmesine, (davalı ... Ticaret Limited Şirketi açısından tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve asıl ve birleşen dosya davalıları vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hesap bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, raporun eksik ve hatalı olduğunu, TÜİK istatistiğini dosyaya sunduklarını 2010 yılında bu istatistiğe göre ücretin aylık brüt 1.025,00 TL olduğunu, hesaplamada esas alınan ücretin ise daha düşük olduğunu, ayrıca hesap bilirkişi raporunda davalı tarafından yapılan ödemenin oransal olarak indirime tabi tutulmasına karşın mahkemece ikinci bir indirim yapılmasının hukuka aykırı olduğunu ayrıca 24.500,00 TL indirim karşılığında oransal olarak değerlendirme yapılarak indirime tabi tutulmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Asıl dosya davalısı ... Yapı Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında itirazlarını karşılar bir bilirkişi raporu alınmadığını, %52 maluliyetin fahiş olduğunu, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu tarafından eksiklikler bulunduğu belirtilerek dosyanın geri çevrildiğini, daha sonra yapılan muayenede davacının bel kırığı sebebiyle opere olmadığı, nöroloji muayenesinde sağda hafif ortopedik aksama olduğu, psikiyatri muayenesinde ise olaya bağlı bir maluliyetinin bulunmadığının açıkça belirtildiğini, davacının 10 yıldan bu tarafa belinden opere edilmeden yaşamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mahkemeden defalarca kez davacının başka bir iş kazası geçirip geçirmediğinin araştırılmasının istendiğini ancak bunun yerine getirilmediği, dosyanın Adli Tıp Üst Kuruluna gönderilerek maluliyet hususunda rapor istenilmesi gerektiğini davacının hastane kayıtlarını gösterir bilgi ve belgelerin Diyarbakır SGK'dan sorulmadığını, davacının cezaevinde geçirdiği döneme ilişkin kayıtların dosyaya kazandırılmadığını, davacı tarafından kendilerinin ibra edildiğini, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerekirken esasa girilerek kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, maluliyet ile dava konusu olay arasındaki illiyet bağının kesildiğini, kendi üzerlerine düşen iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini aldıklarını, davacının kusurunun %20'den daha fazla olduğunu ileri sürmüştür.
3. Birleşen dosya davalısı ... İnşaat A.Ş istinaf dilekçesinde özetle; davacıya yapılan 24.500,00 TL ödemeye ilişkin alınan ibranamenin makbuz niteliğinde olmayıp tüm borcu söndüren bir ödeme olduğunu, mahkemece yapılan tüm ödemenin maddi tazminat niteliğinde olduğu belirtilerek ödeme tarihi itibariyle borcun %25,45 karşıladığından gerçek zararın karşılanmamış kısmı %74,55 olarak kabul edilip 210.085,18 TL olarak maddi zararın hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu, davacının maluliyetinin tespitine ilişkin itirazların dikkate alınmadığını, iş kazasının davacı tarafından ağır kusurlu davranışı sonucu meydana geldiğini, üzerlerine düşen tüm güvenlik önleminin alındığını, gerekli eğitimlerin verildiğini, ibraname dikkate alındığında maddi ve manevi tazminat talebine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin manevi tazminatın bölünmezliği ilkesine aykırı şekilde hüküm kurduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacının davalılar yanında 13.08.2011 tarihinde bina mantolama işinde inşaatın 5.katında çalışırken kendisine engel olan demir çubuğu eğmek isterken ayağının kayması üzerine havalandırma boşluğundan zemin kat betonuna düşerek yaralandığı, davacının sürekli iş göremezlik oranı SGK Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi, SGK Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu tarafından %52 olarak tespit edildiği, davalıların sürekli iş göremezlik oranına ilişkin itirazlarının yersiz olduğu, SGK müfettiş raporunda ve mahkemece alınan kusur bilirkişi raporunda davacı %20 davalıların ise %80 kusurlu bulunduğu, davalıların kusura yönelik istinaflarının yersiz olduğu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının asgari ücret ile çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapıldığı, davacı tarafından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde 2010 yılı TÜİK istatistiğine göre ücretin brüt 1.025,00 TL olduğu 24.04.2012 tarihli ibraname ile ödenen 24.500,00 TL'nin yarısının ödeme tarihindeki alacak miktarını karşılayan oran bulunarak bilirkişi raporunda bu orana göre indirim yapılmasının hatalı olduğu belirtilerek itirazda bulunulduğu, davacı vekilinin 06.08.2021 ve 08.03.2022 tarihli duruşmalarda bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği, davacı vekilinin yapılan ödemenin yarısının maddi yarısın manevi tazminat olarak ödendiğini zımnen kabul ettiği buna karşın mahkemece davacıya yapılan ödemenin tamamının maddi tazminattan oransal olarak düşülmesinin hatalı olduğu, hesap bilirkişi tarafından verilen ön raporda ibraname ile yapılan 24.500,00 TL ödemenin ne kadarının maddi ne kadarının manevi tazminat karşılığı olarak ödendiğinin açıklattırılması gerektiğinin açıkça belirtildiği buna karşın davacı tarafın açıklamada bulunmadığı, alınan ek raporda yapılan ödemenin yarısının maddi yarısının ise manevi tazminat karşılığı olduğu yönündeki değerlendirmenin yerinde olduğu, davacının maddi tazminat alacağı bilirkişi raporunda hesaplandığı şekilde 281.804,40 TL olarak hüküm altına alınması gerektiği, ibraname uyarınca davacıya 12.250,00 TL manevi tazminat ödendiğinden manevi tazminatın bölünemezliği ilkesi gereği talebinin reddi gerektiği, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile mahkeme kararının HMK'nun 353/1.b-2 hükmü gereğince düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmek suretiyle; davanın kısmen kabulü ile davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 281.804,40 TL'nin kaza tarihi olan 13.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen dosya davalıları vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen dosya davalıları vekilleri benzer mahiyetteki temyiz itirazlarında özetle; sürekli iş göremezlik oranının iş kazasına bağlı olmadığını, bu hususta Adli Tıp Kurumundan alınan raporlarda noksan bulunduğunu, davacının ceza evinde geçirdiği sürecin sürekli iş göremezlik oranının artışında ve tedavisinin ikmal edilmemiş olmasında etkisinin değerlendirilmediğini, nitekim değerlendirmeye esas alınan raporlar için 2011-2017 arasındaki sürece dair herhangi bir rapor bulunmamasının bu husustaki şüpheyi artırdığını, iş kazasının sigortalının iş sağlığı ve güvenliği kurallarına aykırı olarak 5. katta demir kesme eylemini gerekleştirmesi neticesinde oluştuğu gözetilerek sigortalının %100 oranında kusurlu olduğunun kabulü gerektiği, ödemenin yapıldığı 24.04.2012 tarihi itibariyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin yürürlükte olmaması nedeniyle ibraname kasamında tüm tazminat alacaklarının reddi gerektiğine işaretle davanın reddine karar verilmesi yönlerinden kararın ayrı ayrı bozulmasını talep ettikleri anlaşılmıştır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 366 yollamasıyla uygulanan 348 inci maddesi, 370 ve 371 inci maddeleri, "tazminat sorumluluğu ve miktarının tespiti" açısından iş kazasının gerçekleştiği tarih de gözetilerek yürürlükte bulunan 818 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 332 ve 98 inci maddeleri ile giderek aynı kanunun 41,42,43,44,45 ve 47 nci maddeleri, öte yandan 6101 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 2 ve 7 nci maddeleri gereğince uygulanma imkanı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 55 ve 420 nci maddesi hükümleri, "olayın iş kazası olarak tespiti, sürekli iş göremezlik oranının tespiti ile iş kazasının SGK yönünden sonuçları" açısından 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20, 21, 95 inci maddeleri ile Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 28.06.1976 gün, 1976/6-4 sayılı Kararı, "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısından iş kazasının gerçekleştiği tarih de gözetilerek yürürlükte bulunan 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi ile 04.12.1973 tarih ve 7/7583 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlükte bulunan İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü maddeleri,"usuli kazanılmış hak" açısından 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı ve 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararlarıdır.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre davalıların temyiz itirazlarının karşılanmış olduğunun anlaşılmasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
2. Dairemizde icra edilen duruşmada davacı taraf kendisini vekille temsil ettirmiş olması nedeniyle 17.100.00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3. Aşağıda dökümü yapılan onama harcından davalılar tarafından yatırılan peşin harcın mahsubuyla bakiyesinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
4. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!