10. Hukuk Dairesi 2023/11920 E. , 2024/4667 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2018/237 E., 2019/289 K.
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında Mahkemece görülen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya direnilerek ilamında belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar ... Muğla Mermer Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, ..., ... ve davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ilamı ile bozulması üzerine davalılar ... Muğla Mermer Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, ..., ... ve davacılar vekillerinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verildiği anlaşılmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar murisinin 09.09.2001 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat ettiğini iddia ederek maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar ... Muğla Mermer Mad. San. ve Tic. A.Ş., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların murisi ... ... ...'un 09.09.2001 tarihinde müvekkillerinin iş güvenliği hususundaki tüm yazılı ve sözlü ikaz ile uyarılarını hiçe sayarak baret, emniyet kemeri gibi güvenlik malzemelerini kullanmadan iş yaptığı sırada meydana gelen iş kazası sonucunda vefat ettiğini, müvekkillerinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müteveffanın çalıştığı sırada nezaretçi ...'ın da olay yerinde bulunduğunu, olay sonrası ise müvekkili şirketin hak sahiplerine gereken her türlü yardımı yaptığını, ayrıca müteveffanın vefatından önce aylık net maaşının 1.5 milyon TL olmasının mümkün olmadığını, gerçek ücretinin bordrolardan anlaşılacağını ileri sürerek davanın reddinin gerektiğini savunmuştur.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davalı şirkette vasıfsız işçi olarak çalıştığını, nezaretçi görevinin bulunmadığını, yapılan işin yüksek düzeyde teknik bilgi isteyen tehlikeli bir iş olduğunu, şirket tarafından yapılan işle ilgili gerekli emniyet tedbirlerinin alınmadığını, iş kazası ile kendisinin bir ilgisinin bulunmadığını, kaza tarihi olan 09.09.2001 tarihinden önce aylık ücretlerinin 600 TL olduğunu, yemeğin işverence karşılandığını, fazla iş üretilen aylarda ücretin 700 TL olduğunu, ölen sigortalı ... ... ...’un da aynı ücreti aldığını iddia ederek davanın reddinin gerektiğini belirtmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi sıfatıyla) 02.10.2006 tarihli ve 2003/360 E., 2006/439 K. sayılı kararı ile bilirkişi incelemesi ile davacı ...'nin bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin ve davalılar tarafından yapılan ödemelerin mahsubundan sonra 14.258 TL yoksun kaldığı destek zararının bulunduğu, davacılar ..., ... ve ...'ın ise davalılardan alabilecekleri tazminat bulunmadığı, davacıların sosyo-ekonomik durumları, yaşadıkları acı ve ızdırabın derecesine göre lehlerine manevi tazminata hükmetmek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Kararın davacılar vekili ile davalılar ... Muğla Mermer Mad. San. ve Tic. AŞ., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 03.04.2007 tarihli ve 2007/3225 E., 2007/5591 K. sayılı kararı ile davacı ve davalı şirketin sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, vefat eden kazalı işçinin %30 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesi nedeniyle davacı çocuklar için takdir edilen manevi tazminattan bir miktar indirim yapılması gerektiği, diğer davacılar yararına takdir edilen manevi tazminatın az olduğu; maddi tazminat yönünden ise mahkemece sigortalının asgari ücretle çalıştığı kabul edilerek düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, ancak davacılar murisinin ücretinin hiçbir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak biçimde tespit edilmesi gerektiği, ayrıca pasif devre zararı hesaplanırken hesap tarihindeki asgari ücretin bakiye ömür süresi kadar her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto uygulanmak suretiyle bulunacak ücretlerin pasif devre zararının belirlenmesinde esas alınması gerekirken taban yaşlılık aylığının esas alınmak suretiyle pasif devre zararının hesaplanmasının hatalı olduğu, öte yandan işveren tarafından yapılan toplam 900 TL ödemenin maddi tazminata karşılık yapıldığının davalı tarafça ispatlanamadığı hâlde tazminattan indirime gidilmesinin de isabetsiz bulunduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 07.10.2009 tarihli ve 2007/418 E., 2009/650 K. sayılı kararı ile bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda Yargıtay kararında değinilen eksikliklerin giderilerek bilirkişiden yeniden rapor alındığı belirtilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.Kararın davalılar ... Muğla Mermer Mad. San. ve Tic. A.Ş., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 05.10.2010 tarihli ve 2010/2189 E., 2010/9445 K. sayılı kararı ile davalılar ... Muğla Mermer Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, ... ve ... vekilinin 8 günlük temyiz süresini geçirdiği gerekçesiyle temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
2.Davalılar ... Muğla Mermer Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, ... ve ... vekili tarafından Özel Daire kararının maddi hataya dayandığından bahisle maddi hatanın düzeltilmesi yönünde dilekçe verilmiştir.
3. (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 28.02.2011 tarihli ve 2010/13722 E., 2011/1703 K. sayılı kararı ile “...dosyadaki kayıt ve belgelerden davalılara kararın 04.12.2009 tarihinde tebliğ edildiği ve temyiz isteminin de son günün tatile gelmesi nedeniyle takip eden ilk iş günü olan 14.12.2009 tarihinde yapılıp harcının da aynı gün yatırıldığı görülmekle hükmün süresinde davalılar tarafından temyiz edildiği, ancak Dairemizce maddi hata sonucu temyizin süresi içinde yapılmadığı gerekçesiyle davalıların temyiz istemlerinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. O halde davalıların maddi hata talebi kabul edilmeli, Dairemizin 05.10.2010 günlü temyiz isteminin reddine ilişkin kararı kaldırılmalı ve davalıların esas hükme yönelik temyiz itirazları incelenmelidir. ..Mahkemece, Dairemize ait 03.04.2007 gün ve 2007/3225-5591 sayılı bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacıların manevi tazminat istemlerinin yazılı şekilde kabullerine, maddi tazminat istemlerinin ise belirlenen gerek ücret üzerinden yapılan hesaplama gereğince kabullerine karar verilmiştir. Mahkemece davacılar yararına bozma kararına uyularak takdir edilen manevi tazminat miktarları yerinde ise de, davacılar yararına belirlenen maddi tazminatların hesabında esas alınacak gerek ücretin yöntemince belirlenmediği, gerek ücretin tespiti için yapılan araştırmanın eksik olduğu, Muğla Mermerciler Odasına yazılan müzekkere cevabı beklenmediği gibi, olay tarihinden itibaren rapor tarihine kadar bilinen ücretlerin yıl olarak ayrı ayrı tespiti yapılması gerekirken, 2001 yılı ücretinin tüm yıllarda esas alınması yanında, bilirkişinin varsayımsal olarak, bilinen dönem ücretini asgari ücretin 7.25 katı olarak esas alınması da doğru değildir. Yapılacak iş; murisin gerçek ücretinin tespiti için önceki bozma kararında belirtildiği şekilde inceleme yapılmakla birlikte, Muğla Mermerciler Odasına ve Ege Bölgesi Sanayi Odasına yeniden müzekkere yazılarak, tecrübeli mermer kesim işçisinin ücretlerinin nasıl belirlendiği, götürü usulde belirlenmesi halinde ise olay tarihinden itibaren hüküm tarihine kadar emsal bir mermer kesim ustasının aylık veya yıllık net gelirini 2001 yılından başlamak üzere her yıl için ayrı ayrı tespit edilip bildirilmesi sonrasında bilinen dönem gerçek ücretleri esas alınarak açıklanan tazminat hesabı gereğince yeniden aktif dönem hesabı yapılmalı ve pasif dönemde de asgari ücret üzerinden hesap yapılarak hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan peşin sermaye değerlerinin indirimi ile eş ve çocukların maddi zararlarının davalılar lehine oluşan kazanılmış haklarda gözetilerek belirlenmesinden ibarettir. Kabule göre de; tarafların hal ve mevkine, kusur oranlarına, olayın oluşuna ve olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiz ile birlikte eş ... ...'a hükmedilen tazminat miktarına göre, olayda Borçlar Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması da hatalı olmuştur.” gerekçesiyle Özel Dairenin 05.10.2010 tarihli ve 2010/2189 E., 2010/9445 K. sayılı kararının kaldırılmasına, Mahkemenin kararının bozulmasına karar verilmiş“...dosyadaki kayıt ve belgelerden davalılara kararın 04.12.2009 tarihinde tebliğ edildiği ve temyiz isteminin de son günün tatile gelmesi nedeniyle takip eden ilk iş günü olan 14.12.2009 tarihinde yapılıp harcının da aynı gün yatırıldığı görülmekle hükmün süresinde davalılar tarafından temyiz edildiği, ancak Dairemizce maddi hata sonucu temyizin süresi içinde yapılmadığı gerekçesiyle davalıların temyiz istemlerinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. O halde davalıların maddi hata talebi kabul edilmeli, Dairemizin 05.10.2010 günlü temyiz isteminin reddine ilişkin kararı kaldırılmalı ve davalıların esas hükme yönelik temyiz itirazları incelenmelidir. ..Mahkemece, Dairemize ait 03.04.2007 gün ve 2007/3225-5591 sayılı bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacıların manevi tazminat istemlerinin yazılı şekilde kabullerine, maddi tazminat istemlerinin ise belirlenen gerek ücret üzerinden yapılan hesaplama gereğince kabullerine karar verilmiştir. Mahkemece davacılar yararına bozma kararına uyularak takdir edilen manevi tazminat miktarları yerinde ise de, davacılar yararına belirlenen maddi tazminatların hesabında esas alınacak gerek ücretin yöntemince belirlenmediği, gerek ücretin tespiti için yapılan araştırmanın eksik olduğu, Muğla Mermerciler Odasına yazılan müzekkere cevabı beklenmediği gibi, olay tarihinden itibaren rapor tarihine kadar bilinen ücretlerin yıl olarak ayrı ayrı tespiti yapılması gerekirken, 2001 yılı ücretinin tüm yıllarda esas alınması yanında, bilirkişinin varsayımsal olarak, bilinen dönem ücretini asgari ücretin 7.25 katı olarak esas alınması da doğru değildir. Yapılacak iş; murisin gerçek ücretinin tespiti için önceki bozma kararında belirtildiği şekilde inceleme yapılmakla birlikte, Muğla Mermerciler Odasına ve Ege Bölgesi Sanayi Odasına yeniden müzekkere yazılarak, tecrübeli mermer kesim işçisinin ücretlerinin nasıl belirlendiği, götürü usulde belirlenmesi halinde ise olay tarihinden itibaren hüküm tarihine kadar emsal bir mermer kesim ustasının aylık veya yıllık net gelirini 2001 yılından başlamak üzere her yıl için ayrı ayrı tespit edilip bildirilmesi sonrasında bilinen dönem gerçek ücretleri esas alınarak açıklanan tazminat hesabı gereğince yeniden aktif dönem hesabı yapılmalı ve pasif dönemde de asgari ücret üzerinden hesap yapılarak hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan peşin sermaye değerlerinin indirimi ile eş ve çocukların maddi zararlarının davalılar lehine oluşan kazanılmış haklarda gözetilerek belirlenmesinden ibarettir. Kabule göre de; tarafların hal ve mevkine , kusur oranlarına, olayın oluşuna ve olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiz ile birlikte eş ... ...'a hükmedilen tazminat miktarına göre, olayda Borçlar Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması da hatalı olmuştur.” gerekçesiyle Özel Dairenin 05.10.2010 tarihli ve 2010/2189 E., 2010/9445 K. sayılı kararının kaldırılmasına, mahkemenin kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
Mahkemenin 22.03.2012 tarih ve 2011/1187 E., 2012/233 K. sayılı kararı ile " yapılan araştırma ve incelemeler, tüm dosya kapsamı ve bozma ilamı birlikte değerlendirildiğinde manevi tazminat ile defin ve cenaze masrafları ile ilgili olarak verilen önceki karar kesinleşmekle bu konularda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, destekten yoksun kalma tazminatının ıslah edilmiş hâliyle kısmen kabulü gerektiği gerekçesiyle davacılardan Çiğdem için 5.878,79 TL, ... için 8.360,35 TL, ... için 29.590,27 TL, ... için 310.968,05TL’nin olay tarihi olan 09.09.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir." şeklinde gerekçe oluşturmak suretiyle direnme kararı verilmiştir.
E. Hukuk Genel Kurulu Kararı
1.Direnme kararının davalılar ... Muğla Mermer Mad. San. ve Tic. AŞ., ... ve ... vekili tarafından temyizi edilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulunun 26.06.2013 tarihli ve 2012/21-1847 E., 2013/888 K. sayılı kararı ile temyiz başvurusunun kanunda öngörülen sekiz (8) günlük süre geçtikten sonra yapıldığı gerekçesiyle temyiz dilekçesinin oy çokluğuyla reddine karar verilmiştir.
2. Davalılar ... Muğla Mermer Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, ... ve ... vekilinin “temyiz süresinin kararın tebliğ tarihi yerine tefhim tarihinden başlatılmasının mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği” gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine yaptığı bireysel başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 2013/7114 başvuru numaralı 20.01.2016 tarihli kararı ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna, Anayasa’nın 36 ncı maddesinde güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine, kararın bir örneğinin ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
3.Anayasa Mahkemesi kararı sonrası dosyanın yeniden ele alınması üzerine Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi sıfatıyla) 22.03.2012 tarihli ve 2011/1187 E., 2012/233 K. sayılı kararı Hukuk Genel Kurulunun 28.02.2018 tarihli ve 2017/21-1721 E., 2018/345 K. sayılı kararı ile taraf teşkilinin sağlanarak usulüne uygun ve gerekçe ihtiva eden direnme kararı verilmesi ve direnme kararının hüküm fıkralarına yönelik eksiklikler nedeniyle sair temyiz itirazları incelenmeksizin usulden bozulmuştur.
F. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
Mahkemenin 16.04.2019 tarih, 2018/237 E., 2019/289K. Kararı ile ".. ilgili ticaret ve sanayi odalarından gelen yazı cevaplarına ve bilirkişinin maddi tazminat hesaplamasına ilişkin raporuna davalı tarafça itiraz edilmediği, bu durumun davacılar yararına usuli müktesep hak teşkil ettiği, davacı ... ... yararına takdir edilen tazminatın yürütülecek faiz ile birlikte oluşacak miktarı nazara alındığında takdiren Borçlar Kanunu’nun 43 üncü maddesi uyarınca indirim yapılmasına yer olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
G. Hukuk Genel Kurulu Kararı
Direnme kararının davalılar ... Muğla Mermer Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, ..., ... ve davacılar vekilleri tarafından temyizi edilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulunun 08.03.2022 tarih, 2019/(21)10-543 Esas, 2022/279 Karar sayılı ilamı ile "... Mahkemenin ilk kararının Özel Daire tarafından bozulması ve bozmaya uyularak verilen ikinci kararın Özel Daire tarafından ücret araştırmasına yönelik araştırma yapılması ve hükme en yakın tarihli peşin sermaye değerinin belirlenmesi ile maddi tazminatın hesaplanması yöntemine ilişkin olarak bozulması üzerine verilen direnme kararının Hukuk Genel Kurulu tarafından usulden bozulmasından sonra Mahkemece mermer kesim işçisinin ücreti için bozma ilamında belirtilen eksiklerin giderilmesi için Muğla Mermerciler Odasına, Ege Bölgesi Sanayi Odasına ve davacılara bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin bildirilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumuna müzekkereler yazılarak bozma kararında belirtilen araştırmalar yapılarak eksikler tamamlandıktan sonra direnme kararı verilmiştir. Görüldüğü üzere Mahkemece bozma kararından sonra, bozma gerekçesinde belirtilen hususta araştırma yapılarak dosya arasına alınan müzekkere cevapları kapsamında yapılan değerlendirme sonrasında yeni bir karar verilmiştir. Bu durumda ortada Hukuk Genel Kurulu tarafından incelenmesi gereken direnme kararı değil, bozmaya eylemli uyma ile yapılan araştırma sonucu verilen yeni hüküm bulunmaktadır. Hâl böyle olunca yeni hükme yönelik temyiz itirazları Özel Dairece incelenmelidir..." gerekçeleriyle davalılar ... Muğla Mermer Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, ..., ... ve davacılar vekillerinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 10. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... Muğla Mermer Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, ..., ... ve davacılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; neticesi itibariyle doğru ve hukuka uygun olan direnme kararının onanmasını talep etmekle birlikte, direnme kararının gerekçesinin eksik ve yetersiz olması nedeniyle ve HMK madde 361/2 hükmü gereğince gerekçe yönünden direnme kararını temyiz etmemizde hukuki yarar bulunduğundan işbu temyiz dilekçelerinin kabulü ile Muğla 1.Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2018/237 E. 2019/289 Karar ve 16.04.2019 tarihli direnme kararının netice itibariyle doğru ve hukuka uygun olduğunu belirterek kararın onanmasını talep etmiştir.
2.Davalılar ... Muğla Mermer Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, ..., ... temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin, 03.08.2007 tarihli celşede Yargıtay (kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin, 2007/3225 Esas, 2007/5591 Karar sayılı, 03.04.2007 tarihli bozma kararına uyulmasına karar verdiğini ve bu uyma kararının davalılar için usulü müktesep hak doğurduğunu, ancak Mahkemece, uymuş olduğu bozma kararında belirtilen bu hususları yerine getirmeden ve hükme esas alınması mümkün olmayan hatalı bilirkişi raporunu esas alarak hüküm kurduğunu, öte yandan, Mahkemenin, hatalı bilirkişi raporuna davalının itiraz etmediği yönündeki gerekçesi, BK 42 (TBK 50) maddesine de aykırı düştüğü gibi Yargıtay'ın kökleşen içtihatlarına da aykırı olduğunu, tespit edilen ücretlerin, ait olduğu yıllardaki ekonomik koşullar gözönüne alındığı takdirde Türkiye'deki çalışma koşullarına ve ekonomik şartlarına aykırı olduğu, ücretlerin dosyadaki delillere de aykırı düştüğü, Mahkemenin, işçinin pasif dönem zararını da, uyulan bozma kararında belirtilenin aksine rapor tarihindeki asgari ücreti baz almadan afaki ücretlere göre belirlediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 ncü maddeleri, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 2 nci maddesi gereğince uygulanma olanağı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 5 inci maddesi ve iş kazasının tespit tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alındığında 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 42, 43, 44, 46 ve 47 nci maddeleri ile 332 nci maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının ve kararın gerekçesinde belirtilen hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve davalıların hesap bilirkişi raporuna itiraz etmedikleri anlaşılmakla, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacılar ve davalılar ... Muğla Mermer Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, ..., ... vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
2. Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden ilgililere yükletilmesine,
3. Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,
30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!