WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/11854 E.  ,  2023/13012 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2137 E., 2023/1069 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/473 E., 2019/361 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya, eşinden boşanmasından sonra ölüm aylığı bağlandığını, davalı Kurumca 07.06.2011 tarihinde yapılan inceleme sonucunda boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edildiği gerekçesiyle ölüm aylığının kesildiğini, bunun üzerine davacının, boşandığı eşi ile birlikte yaşamadıklarını belirterek ölüm aylığının iadesi için Kurum aleyhine dava açtığını ancak ... İş Mahkemesinin açılan davayı reddettiğini böylece davacının, 07.06.2011 tarihine kadar boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı hususunun kesinleştiğini ancak davacının, 07.06.2011 tarihinden itibaren boşandığı eşi ile birlikte yaşamadığını bu nedenle belirtilen tarihten itibaren davacıya yeniden ölüm aylığı bağlanması gerektiğini ileri sürerek anılan tarih itibariyle ölüm aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.10.2019 tarihli 2017/473 Esas 2019/361 Karar sayılı kararıyla; davacının 11.07.2011 tarihinden itibaren boşandığı eski eşi ... ile fiilen birlikte yaşamadığının ve 01.08.2011 tarihinden itibaren yetim aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.10.2020 tarihli ve 2020/116 Esas 2020/973 Karar sayılı kararıyla; davalı Kurumun istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairece; davacı ile boşandığı eşinin fiilen birlikte yaşama olgusunun varlığına ilişkin Mahkeme kabulü eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğu, inceleme konusu davaya ilişkin olarak eldeki kayıtlar incelendiğinde; davacının 10.08.2015 tarihli tahsis talebine istinaden davalı kurumca herhangi bir araştırma yapılıp denetmen raporu hazırlanmadığı, mahkemece de yeni dönem ile ilgili yeterli araştırma yapılmaksızın, kesinleşen karar dosyasındaki deliller doğrultusunda hüküm kurulduğu belirtilerek, davacı ile boşandığı eşinin yerleşim yerlerinin saptanmasına ilişkin olarak; muhtarlıktan ikametgah senetleri elde edilmeli, ilgili nüfus müdürlüklerinden sağlanan nüfus kayıt örnekleri ile yerleşim yeri ve diğer adres belgelerinden yararlanılmalı, adres değişiklik ve nakillerine ilişkin bilgilere ulaşılmalı, özellikle ilgili nüfus müdürlüğünden adres hareketleri, tarihleriyle birlikte istenilmeli, getirtilen nüfus adres bilgileri raporunda kayıtlı bulunan, davacı ve boşandığı eşine ait tüm adreslerde, ilgili dönemde birlikte yaşayıp yaşamadıkları kolluk marifetiyle araştırılmalı, söz konusu adreslerdeki komşular tespit edilerek ifadelerine başvurulmalı, bütün adreslerde mahalle muhtar ve azaları dinlenerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, ilgililerin su, elektrik, telefon aboneliklerinin hangi adreste kimin adına tesis edildiği saptanmalı, seçmen bilgi kayıtları getirtilmeli, varsa çalışmaları nedeniyle resmi/özel kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adresler dikkate alınmalı, medula sisteminde kayıtlarda görülen adresler ilgili sağlık kuruluşlarından araştırılmalı, dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler değerlendirilerek boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği toplanan kanıtlar ışığında şüphe bırakmayacak şekilde ortaya konularak hüküm kurulmalıdır gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, her ne kadar davacının 10.08.2015 tarihli tahsis talebi, 13.05.2011 tarihli 2011/129 sayılı Sosyal Güvenlik Denetmen Raporu dayanak gösterilerek reddedilmiş ise de; Kurum görevlileri tarafından önceden düzenlenmiş bir raporun varlığının tahsis talebinin reddi için yeterli kabul edilemeyeceği, bir başka deyişle tarafların daha önceden fiilen birlikte yaşamaya devam ettiklerine yönelik tespitte bulunulması veya bu yönde bir mahkeme kararının olmasının, bu kişilerin sonsuza kadar birlikte yaşamaya devam ettiklerinin ve buna bağlı olarak hak sahibinin artık ölüm aylığından yararlanılamayacağının kabulünü gerektirmeyeceği, aksine düşüncenin kişiyi hak kazandığı sosyal güvenlik hakkından yoksun bırakmak sonucunu doğuracağı ve hukukla bağdaşmayacağı, dinlenilen tanıkların; davacı ve boşandığı eşinin, boşandıktan sonra fiilen birlikte yaşamadıklarını açıkça beyan etmeleri, davacı ... ile boşandığı eşinin farklı adreslerde kayıtlı bulunmaları, fiilen birlikte yaşamaya devam ettiklerini gösterir güç ve nitelikte somut başkaca hiçbir delilde bulunmaması gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacıya ölen babasından ötürü ölüm aylığı bağlanması talebinin reddine ilişkin Kurum işleminin iptali ile davacıya ölen babasından ötürü 10.08.2015 tarihli tahsis talebini takip eden 01.09.2015 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, davacının aylığın başlangıç tarihine yönelik fazlaya ilişkin talebinin ise reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile, davacının ölen babasından ötürü ölüm aylığı bağlanması talebinin reddine ilişkin Kurum işleminin iptali ile, davacıya ölen babasından ötürü 01.09.2015 tarihinden geçerli olmak üzere ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine davacının fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, dava konusu uyuşmazlıkta davacının resmi evliliklerini sürdürüyor gibi bir arada yaşamaya devam etmeleri nedeniyle yetim aylığının kesildiği, davacının boşandığı eşi birlikte yaşıyor olduğunun ... İş Mahkemesinin 2013/289 E. 2014/159 K. sayılı kararı ile kesin olarak tespit edildiği, sonraki işlemlerin bu yargı kararını etkisiz hale getirmeye yönelik işlemler olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının, Kurum tarafından yapılan ilk tespitten sonraki dönemde de boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşamaya devam edip etmediğine, davacıya yeniden ölüm aylığı bağlanıp bağlanamayacağına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 56.maddesidir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.