WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/11798 E.  ,  2023/13544 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/86 E., 2023/227 K.
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında Mahkemede görülen Kurum işleminin iptali ile istirdat istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 10. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... iş yeri sicil numaralı ...'e ait iş yerinde 2007 yılının 5 inci ayında 2009 yılının 12 nci ayına kadar çalıştığını, davalı Kurum tarafından 2013 yılında ...'e ait iş yerinde 01.05.2007-31.08.2008 dönemi itibari ile sınırlı kalınarak denetim yapıldığını, denetimde iş yerinde halen çalışıyor olan ..., ... ve ...'in ifadelerine müracaat edildiğini, yapılan denetim esnasında müvekkilinin ise kendi iş yeri olan ...Enerji Ltd. Şti.'nde sigortalı olarak hizmet vermekte olduğunu, müvekkilinin çalışma hayatı boyunca sigortalı ve Bağ-Kur'lu olduğu dönemlerde çalışmamazlık durumunun olmadığını ve aktif olarak çalışmış olduğunu, bu durum ispat edilmeden başka çalışanlar için yapılan denetimde müvekkiline ait hizmetlerin de iptali ile o dönemde yararlanmış olduğu sağlık hizmet bedellerinin tarafından geriye dönük iade alınmasının usul ve yasalara aykırı olduğunu iddia ederek müvekkilinin davalı Kurumda fiili çalışma sürelerinin tespiti ile müvekkili tarafından ödenen sağlık hizmet bedellerini dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre ile zamanaşımı definde bulunduklarını, davacının fiili çalışmama durumunun Kurum denetim elemanlarınca düzenlenen rapora dayandığını, fiili çalışma olmaksızın geçen hizmet bildirimlerinin Kurum tarafından iptalinde hukuka aykırılık bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 28.04.2016 tarihli ve 2016/418 E., 2016/297 K., sayılı kararıyla; davacı adına 118265.006 sayılı iş yerinden 04.04.2007-03.05.2007 tarihleri arasında ...sicil sayılı iş yerinden 04.05.2007-08.01.2010 tarihleri arasında yapılan bildirimlerin gerçeğe dayalı fiili çalıştığı olgusuna dayanmadığı bu nedenle davalı Kurumca bu sürelerin 4/1-a hizmet kaydından iptali işleminin yerinde olduğu kanaatine varılmış, bilirkişinin hazırladığı rapor oluşa uygun kabul edildiğinden hükme esas alınmış ve davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. (Kapatılan) Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 26.03.2018 tarihli ve 2016/13471 E., 2018/2795 K. sayılı kararıyla; "Mahkemece yapılacak iş; davalı Kurum'dan, 06.11.2012 tarih ve 84 sayılı denetmen raporu gereğince davacının hangi tarihler arasındaki çalışmalarının iptal edildiğini sormak, gelen yazı cevabına göre davacıdan da; iptal edilen sürelerde hangi işyerinde ve nasıl çalıştığı hususlarını sormak, iptal edilen dönemde çalışma bulunan şirket/şirketlerin kayıtlarında inceleme yaparak bu dönemlerde davacıya ücret ödemesi yapılıp yapılmadığını araştırmak, denetmen raporunda beyanı bulunan ...'ü dinleyerek; çalıştığı işyerinin kapsamını, kendisinin ne iş yaptığını, kendisinden başka çalışan bulunup bulunmadığını sormak, iptal edilen dönemde hizmet bildirilen işyerlerinin zabıta marifeti ile komşu işyeri tanıklarını tespit ederek dinlemek, iptal edilen dönemde besihane olarak faaliyet gösteren işyerlerinin bu dönemlerdeki kapasitelerini il/ilçe tarım müdürlükleri gibi ilgili kuruluşlardan sorarak tespit etmek, yine bu besihane işyerlerinin iptale konu dönemlerdeki denetim raporlarını ilgili birimlerden istemek ve bu işyerlerine veteriner hekim olarak denetime giden kişileri dinlemek, nüfus müdürlüğünden iptale konu dönemdeki davacının ikamet bilgilerini istemek ve bildirilen adreslerde zabıta marifeti ile araştırma yaptırarak; davacının, iptale konu dönemlerde ne iş yaptığı, geçimini nasıl sağladığı, eşinin ve çocuklarının çalışıp çalışmadıkları gibi hususları tespit etmek ve böylece toplanan deliller ile 5510 sayılı Kanun'dan önceki ve sonraki mevzuata göre davacının ortağı olduğu şirketten hizmet bildirimi yapılıp yapılamayacağı da değerlendirilerek; davalı Kurum tarafından iptal edilen sürelerde davacının fiili çalışması bulunup bulunmadığını tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirleyerek varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir." gerekçesi ile Mahkeme kararı bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemesinin 26.01.2021 tarihli ve 2018/180 E., 2021/17 K., sayılı kararıyla; bozma gereğince yapılan araştırma ile ilk karardaki gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiştir.

C. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin, 18.10.2021 tarihli ve 2021/4209 E., 2021/12345 K. sayılı kararıyla; "Davacının dava konusu dönemdeki çalışmalarının fiili olmadığı yönündeki mahkeme kabulü yerinde olup davacı tarafın aşağıdaki bentler dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine.

Dosya kapsamından, davacının 04.09.2009 tarihinden itibaren şirket ortağı ve vergi mükellefi olduğu anlaşılmakla, bu dönemde 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b-1 maddesi kapsamında zorunlu sigortalı olması gerektiği gözetilmeyerek sigortalılık durumunun değerlendirilmemiş olması, bu konuda Kurumca davacı adına resen 4/1-b kapsamında sigortalılık tescilinin yapılıp yapılmadığının araştırılmamış olması isabetsizdir.

Yukarıdaki bent gereğince değerlendirme yapılarak davacıdan tahsil edildiği beyan edilen sağlık hizmet bedellerinden, Kurumun denetmen raporunda da belirtildiği üzere, zorunlu sigortalı olması gereken bu dönemde sarf edilmiş olan tutarlar yönünden ayrım yapılarak, zorunlu sigortalı olduğu dönemdeki sağlık giderlerinin tahsiline yönelik talebin kabulü yerine reddine karar verilmiş olması isabetsizdir." gerekçeleri ile karar bozulmuştur.

D.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne; davacının 04.09.2009-20.06.2019 tarihleri arası ile 13.10.2021-18.03.2022 tarihleri arasında primleri ödenmiş 5510 sayılı Kanun 4/l-b kapsamında sigortalı hizmeti bulunduğunun tespitine, SGK ... Mali Hizmetler SGM'nin 05.08.2013 tarih ve 12.393.408 sayılı Borç Bildirim Belgesi ile 14.10.2010-13.09.2013 tarihleri arası almış olduğu sağlık hizmet giderlerinin tahsiline ilişkin ... dosya numarası ile yapılan takip işleminin iptali ile davacıdan tahsil edilen toplam 4.616,74 TL tutarın tamamının talep ile bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesi gerektiğinin tespitine, 04.09.2009-29.01.2010 tarihleri arası yapılan sağlık giderlerinin ise her bir sağlık gideri sarf tarihinden 25.07.2013 tahsilat tarihine kadar yasal faizi ile birlikte tahsil edilen toplam 1.153,56 TL tutarın talep ile bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin diğer tüm taleplerin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; iptal edilen sigortalılık süresi 10 yıl 9 ay 29 günlük uzun bir müddeti kapsadığını, hayatın olağan akışı içerisinde değerlendirildiğinde dahi bu denli bir sigortalılık süresinin gerçeğe aykırı bir şekilde bildirilemeyeceğinin sabit olduğunu, kaldı ki kabul etmemekle beraber 2013 yılında Sosyal Güvelik Kurumu tarafından yapılan denetimin 01.05.2007 - 31.08.2008 tarihleriyle sınırlı olmak üzere yapıldığı göz önünde bulundurulduğunda iptal işleminin bu süre zarfı ile sınırlı olması gerektiğini, davacının önce aile şirketinde sonra kendi şirketini kurarak çalışmasına devam ettiğini, aksi kabul ile hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiğini, Yargıtay bozma gereğinin yerine getirilmediğini, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporlarının hükme esas alındığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde: davaya ilişkin alınan bilirkişi raporu hukuki görüş niteliğinde olduğunu, dava konusu olayı aydınlatmayı amaçlayan bir delil niteliğinde olmadığını, davacının Bağ-Kur sigortalı sayılsa bile ilgili çalışmayı ispat etmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ve istirdat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, araştırma tutanakları, tanık anlatımlarına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.