WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/11756 E.  ,  2024/5301 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1244 E., 2023/1256 K.
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/1 E., 2023/178 K.

Taraflar arasındaki haczin kaldırılması ve menfi tespit davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talep edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra, duruşma için 14.05.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaa taraf vekilleri geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Karadeniz Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından işverenine gönderilen maaş haciz müzekkeresi ile aleyhine işlem başlatıldığından 19.11.2021 tarihinde haberdar olduğu, aleyhine başlatılan haciz işlemlerine istinaden aynı gün Kuruma itirazda bulunarak Kurum tarafından cevapların davacıya iletildiği, davacıya Kurum tarafından herhangi bir ödeme emri gönderilmediği, Kurumun cevabını takiben ve öğrenme tarihinden itibaren 15 günlük yasal süre içerisinde ikame edildiği, hiçbir zaman prim borçlusu şirketi temsil ve ilzam yetkisi bulunmadığı, şirketin yönetim kurulu başkanlığının tüzel kişiye verildiği, tüzel kişinin rim borçlarından sorumlu olacağı, buna ilişkin emsal kararlar bulunduğu, prim borçlusundan tahsil edilememe şartının oluşmadığı iddiasıyla davacı aleyhine tatbik edilen hacizlerin durdurulmasına, Karadeniz Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından 2016/01 - 2018/5 dönemine ilişkin başlatılan takibin iptaline, GTS Good To Great Stok Sayım Hizmetleri A.Ş. unvanlı şirket dolayısıyla davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine ve borcun zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bu davanın 6183 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi (7062 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi değişikliği gereği) sebebiyle ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde açılmadığı vechile hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiği, 6183 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinde ödeme emirlerine karşı dava açma süresi belirlendiği, 01.01.2018 tarihinden önce 7 gün iken 7061 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi ile yapılan değişiklik ile iş bu sürenin 15 gün olarak belirlendiği, davacıya gönderilen ödeme emrinin tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde iş bu davanın açılması gerektiği, 15 günlük sürenin hak düşürücü süre olduğu, dava dilekçesindeki davacıya karşı davalı Kurum tarafından ödeme emri gönderilmediği hususunun gerçek dışı olduğu, davacıya TB 05507264860 barkod numaralı ödene emri gönderildiği, MERNİS adresi olması sebebiyle yapılan 2. tebligatın 15.09.2021 tarihinde davacının adresine usulüne uygun bir biçimde yapıldığı, yapılan bir tebligatın olduğu ve iş bu tebligatın geçerli olduğu, ödeme emrinin tebliğ tarihinin 15.09.2021 olduğu, yasal dava açma süresi olan 15 gün içinde açılmış bir dava olmadığı, dava yasal süre sonunda açıldığından hak düşürücü sürenin de geçmesi sebebiyle açılan davanın süre yönünden reddi gerektiği, ödeme emrinde belirtilen borçtan davacının hukuki sorumluluğunun bulunduğu, davacı tarafa gönderilen ödeme emrindeki borçların merkezde işlem gören 7021 01 01 1078499 061 01-33 000 sicil numaralı dava dışı GTS Good To Great Stok Sayım Hizmetleri Anonim Şirketinin Kuruma olan borçları olduğu, söz konusu şirketin yönetim kurulunda birden fazla şirket bulunduğu, 30.01.2018 tarihinde Trenkwalder Good To Great Stok Sayım Hizmetleri Anonim Şirketinin unvan değişikliğine giderek dava dışı GTS Good To Great Stok Sayım Hizmetleri Anonim Şirketi ismini aldığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının Türk Ticaret Kanunu'nun 359 uncu maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca ... Koruma ve Güvenlik Hiz. Ltd. Şti'nin temsilcisi olarak belirlendiği, yönetim kurulunu temsil eden gerçek kişinin de sorumlu olup olmayacağı hakkında kanuni bir düzenleme bulunmadığı, ancak kanunun amacını dolanmayı engellemek, kötü niyetli davranışların önüne geçmek amacıyla yönetim kurulunu temsil eden temsilcinin, temsil ettiği tüzel kişinin aynı zamanda yönetim kurulu organı sıfatına sahip olması halinde o kişinin de sorumluluğu gündeme gelebileceği, dava konusu ödeme emrine konu alacakların ait olduğu dönemlerde dava dışı ... Koruma ve Güvenlik Hiz. Ltd. Şti.’nin ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, ortakların ... Grup Yönetim Hizmetleri A.Ş., ... Temizlik Güvenlik Sistemleri Taşıma İkram Hizmetleri Turizm Dış Ticaret ve Paz. Ltd. Şti. ve Ttr Personel Hizmetleri Ltd Şti. olduğu, yetkililerin ise ... Grup Yönetim Hizmetleri A.Ş. ve Ttr Personel Hizmetleri Ltd Şti. olduğu, davacının sorumluluğuna gidilebilmesi için Türk Ticaret Kanunu'nun 359 uncu maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca temsilci olarak belirlenmesi yeterli olmayıp ayrıca davacı gerçek kişi temsilcinin de temsil ettiği tüzel kişinin yönetim organı olması gerektiği, zira davacı ile tüzel kişi arasındaki ilişki sıradan bir hizmet ilişkisine de dayanıyor olabildiği, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 25.10.2022 tarih, 2022/1505 Esas 2022/1913 Karar sayılı kararında da belirttiği üzere "TTK 359/2 nci maddesi uyarınca tüzel kişi adına yönetime katılacak gerçek kişi olarak atanma görevinin 5510 sayılı Kanun'un 88/20 nci maddesinde sayılan vasıflardan birisi olmadığı" kabul edilerek somut olayda yönetim kurulu üyesinin dava dışı şirket ... Koruma ve Güvenlik Hiz. Ltd. Şti. olduğu görülmekle davacının temsil ettiği tüzel kişinin aynı zamanda yönetim kurulu organı sıfatına sahip olduğu tespit edilemediğinden ödeme emirlerine konu borçlardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının 2016/1- 2018/5 dönemi açısından davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, Kurumca davacı hakkında düzenlenen 16.08.2021 tarihli ve 29470610 sayılı ve 07.09.2021 tarihli ve 30725790 sayılı ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuşlardır.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ... Koruma ve Güvenlik Hiz.Şti’nin temsilcisi olduğu, temsilcisi olduğu ... Koruma ve Güvenlik Hiz. Şti'nin de dava dışı borcu olan Good To Great Stok Sayım Hizmetleri AŞ’nin yönetim kurulu üyesi olduğu, 5510 sayılı Kanun'un 88/1 inci maddesi gereği şirket yönetim kurulunun da kamu alacağından müştereken ve müteselsilen borçlu olduğu, davacının dava dışı şirketin borçlarından sorumluluğunun bulunduğu, Mahkemenin gerekçeli kararında Sakarya Bölge Adliye Mahkemesinin kararını emsal kabul etmesinin de mümkün olmadığı, Sakarya BAM kararının birebir davayla örtüşmediği, dava açma süresi yönünden açılan davanın hak düşürücü sürenin geçmesi sebebiyle reddi gerekeceği, BAM kararına göre hak düşürücü süre geçmiş olsa bile 3. kişi olarak kabul edilip dava menfi tespit davası olarak görülmesi yönünde eksikliklerin incelenmesini ve ikamesi için ortadan kaldırılmış olmasına rağmen bu yönde hiçbir araştırma ve değerlendirme yapılmadan karar verilmiş olmasının da isabetsiz olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmedilen vekalet ücreti nispi olması gerekirken maktu olarak belirlendiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 17.04.2014 tarihli yönetim kurulu kararıyla ... AŞ.'nin yönetim kurumu üyesi ... şirketinin temsilcisi olarak davacının seçildiği, ... şirketinin yönetim kurulu üyeleri ile ... şirketinin yönetim kurulu üyeleri benzer olup tüzel kişilerden oluştuğu, asıl borçlu şirketin yönetim kurulu üyesi olan ... Limited Şirketinin borca konu dönemde borçlu asıl şirketi temsilen yönetim kurulu üyesi konumunda davacının yer aldığı, davacının 01.10.2008 tarihi sonrası yönünden, 5510 sayılı Kanun'un 88/20 ve 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35 inci maddeleri kapsamında ödeme emrine konu döneme ait borçlardan sorumluluğunun bulunduğunun açık olduğu, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2015/11461 Esas ve 2015/15426 Karar sayılı ilamının da aynı yönde olduğu, aksi kabulünün Kurum prim borçlarının tahsil edilememesi sonucunu doğurabileceği gerekçesiyle Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına, esas hakkında yerinden yarar verilmesine, davanın reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Türk Ticaret Kanunu'nun 359 ve 623 inci maddelerinin irdelenmediği, davacının yönetim kurulu üyesi olmadığı, davacının herhangi bir karar alma yetkisi bulunmadığı, prim borçlusunun temsilcisi olmadığı, davacının sigortalı işçi olduğu dönemde atanan işçi olduğu, 359 uncu maddenin gerekçesi ile verilen hükmün örtüşmediği, hükmün tüzel kişinin sorumluluğuna gitmek ve zayıf konumda olan kişilerin korunmasını sağlamak olduğu, işçi lehine yorum yapılması gerektiği, emsal kararlarda davacının şirket borçlarından sorumlu tutulamayacağının oy birliği ile ifade edildiği, vergi borçları yönünden verilen idare mahkemesi kararı bulunduğu, davacının sorumluluğunun hukuki gerekçesinin belirtilmediği, dosyanın bilirkişiye tevdi edilmediği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, prim borçlusu anonim şirket borçlarının sorumlu olmadığının tespiti ile haczin kaldırılması davasıdır.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 88 ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58 inci maddesi ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Davalı avukatı yararına takdir edilen 17.100,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.