WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/11643 E.  ,  2024/4290 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1099 E., 2022/1265 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/182 E., 2021/456 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 17.03.2010 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, olayda davalının kusurunun bulunmadığını, kusurun tamamen davacıda olduğunu, Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/2566 soruşturma dosyasında kovuşturmaya dair yer olmadığına karar verildiğini, davalının davacının icra borçlarını da ödediğini, davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sürekli işgöremez duruma girdikten sonra %36,2 maluliyetine göre hesaplanan toplam zararının 572.603,55 TL olduğunu, %30 müterafik kusur indirimi yapıldığında söz konusu tutarın 400.822,48 TL olduğu, Kurum tarafından bağlanın sürekli iş göremezlik gelirinin ilk peşin sermaye değerinin rücuya tabi olan kısmının 29.367,87 TL olduğu, söz konusu tutarın mahsubu sonrasında davacının sürekli iş göremezlik nedeniyle uğradığı zararın 371.454,60 TL olduğu, işveren tarafından ifa amacıyla yapıldığı kabul edilen toplam ödeme miktarı olan 15.959,03 TL'nin mahsubu sonrasında, davacının 355.495,57 TL sürekli iş göremezlikten kaynaklanan zararı bulunduğu, bu şekilde Mahkeme kabulü doğrultusunda davacının geçici ve sürekli iş göremezlik nedeniyle uğramış olduğu toplam zararın 355.720,81 TL olduğu sonucuna ulaşılmışsa da, davacının 18.07.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile talep ettiği 134.286,48 TL ile bağlı kalınarak maddi tazminat talebinin kabulüne karar verildiği, iş kazasının oluş biçimi, davacının kaza tarihindeki yaşı, iş kazasının meydana gelmesinde taraflara yüklenen kusur oranları, dosya kapsamına alınan davacının sosyo ekonomik durumuna ilişkin sorgulama ekran çıktıları, iş kazasının meydana geldiği tarihteki paranın satın alma gücü ve özellikle davacının iş kazası nedeniyle uğradığı maluliyet oranı ile kazanın gerçekleştiği tarih ile Mahkemenin karar tarihi arasındaki uzunluk hep birlikte değerlendirilerek; davacı lehine 45.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin Yargıtay yerleşik içtihatlarına, dosya içeriğine ve hak ve nesafet kurallarına uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının maddi tazminat davasının taleple bağlı kalınarak kabulü ile 134.286,48 TL'nin olay tarihi olan 17.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 45.000,00 TL'nin olay tarihi olan 17.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın bozularak kaldırılması ve davalarının dava ve ıslah dilekçelerindeki talepleri doğrultusunda tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği hususunun belirtilmesine rağman müvekkilinin adil yargılanma hakkının ihlal edilerek geçerli bir nedene dayanmayan mazeretin kabulüne karar verildiğini ve yargılamaya devam edildiğini, davacı tarafından açılan davanın, hukuki mesnetten yoksun, haksız ve bütünüyle sebepsiz zenginleşme amacı güden bir dava olduğunu, davacının isteminin gerçekleşen olay yönüyle tamamen kusuru davacıya ait olan bir olay nedeniyle haksız taleplerden oluştuğunu, davacı tarafın olay sonrasında verdiği kolluk ifadesinde kazanın tamamen kendi dikkatsizli ve hatası ile meydana geldiğini, olayda kendisinden başka kimsenin kusurunun bulunmadığı şeklinde beyanda bulunduğunu, dosya kapsamından da tüm kusurun davacıya ait olduğunun açık olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine ve özellikle kusur raporları arasındaki çelişkinin giderildiği, güncel asgari ücrete göre hesap raporunun yapıldığı, ödemelerin mahsup edildiğinin anlaşılmasına göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'nun 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir.

3. Değerlendirme
1. Davalı vekilinin manevi tazminata, davacı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2.6100 sayılı HMK nın 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.

3.Dosya içeriğine göre, maddi tazminat yönünden mahsup edilen miktar gözetildiğinde davacının temyize konu ettiği miktar ile davalı vekilinin manevi tazminat yönünden temyize konu ettiği miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

2. Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalı vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında değerlendirildiği hususları da dikkate alınarak, temyiz kapsam ve nedenlerine göre tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin manevi tazminata, davacı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

2.Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.