10. Hukuk Dairesi 2023/11387 E. , 2024/2854 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1690 E., 2022/2937 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 36. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/247 E., 2022/113 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 17.08.2007 günü meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, işbu davada daha sonradan gelişen bir zararın söz konusu olmadığı dosya içeriğinden ve özellikle rapor ve belgelerden açıkça anlaşıldığını, iş kazasının gerçekleştiği tarihten itibaren maddi ve manevi tazminat talep edilebilmesi için 2 yıllık zamanaşımı süresinin başlatılması gerektiğini, davacının kazanın üzerinden 9 yıl 7 ay geçtikten sonra tazminat talep etmesinin iyi niyetli olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile 184.067,03 TL maddi tazminatın, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.08.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu, davalı işverenin teknolojinin gerektirdiği işçi sağılı ve iş güvenliği önlemlerini almayarak, çalışanlarını zor koşullarda çalışmak zorunda bıraktığını, henüz 39 yaşında ve yaşamının en verimli döneminde usta olarak çalışan müvekkilinin %20 oranında kalıcı olarak yaralanmasına sebep olduğunu, günün ekonomik koşulları dikkate alındığında ve caydırıcılık unsurunun bulunması gerektiği değerlendirildiğinde taktir edilen tazminatın düşük olduğunu, bilirkişi raporunda 01.02.2017 tarihinde ve 49 yaşında yaşlılık aylığı almaya başlaması nedeniyle bu tarihten sonraki dönem pasif dönem kabul edilerek agisiz asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, ancak müvekkilinin her ne kadar 01.02.2017 tarihinde 49 yaşında yaşlılık aylığı almaya hak kazanmış ise de hala çalışmaya devam ettiğini, bu nedenle pasif devre tespitinin hatalı olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını ve bedel artırımı yapıldığını, ancak Mahkeme kararında hatalı olarak bu işlemin ıslah olarak değerlendirildiğini belirterek Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davanın zamanaşımına uğradığını, dosya içerisinde alınan 2 ayrı kusur raporunda belirlenen oranların farklı olduğunu, alınan 3 üncü raporun müvekkiline %80 kusur atfeden 2 nci raporu tekrarladığını, çelişkilerin tam olarak giderilmediğini, bilirkişiler tarafından olay tarihinde henüz yürürlüğe girmeyen yasal düzenlemelere göre kusur durumunun belirlendiğini, 2013 yılında yürürlüğe giren yasal düzenlemelere göre işverenlere ek yükümlülükler getirildiğini, müvekkilinin 2007 yılında kazanın meydana geldiği tarihte geçerli olan yasal düzenlemelere uygun eğitimler verdiğini belirterek Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı işyerinde iş makinesi ustası olarak çalıştığı, 17.08.2007 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle %20 oranında malul kalacak derecede yaralandığı, birbirini teyit eden kusur raporlarına göre davalı işverenin % 80, davacı işçinin % 20 kusurlu olduğu, Yargıtay uygulamaları gereğince TRH 2010 yaşam tablosuna göre ve davacının yaşlılık aylığı almaya başladığı tarih de gözetilerek maddi tazminat hesabında bir hatanın bulunmadığı, kaza tarihi, tarafların kusur oranları, maluliyet oranı birlikte değerlendirilerek manevi tazminat takdirinde bir aykırılığın bulunmadığı, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, kaza tarihi itibariyle dava zamanaşımının da sözkonusu olmadığı anlaşılmış, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak davacı ve davalı tarafın istinaf başvurularının HMK'nın 353/(1) b)1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir.
3. Değerlendirme
1. Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.6100 sayılı HMK'nın 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
3.Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla davacı ve davalı vekillerinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
2. Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacı ve davalı vekillerinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında karşılanarak gerekçe oluşturulduğu hususları da dikkate alınarak, temyiz kapsam ve nedenlerine göre tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı ve davalı vekillerinin manevi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
2.Davacı ve davalı vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!