10. Hukuk Dairesi 2023/11361 E. , 2024/7954 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3129 E., 2023/2041 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/386 E., 2022/190 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının iptal edilen fiili çalışmalarının gerçek olduğunun tespiti ile Kurumun 01.09.2015 tarihli işlemin iptali ve davacının Kuruma borçlu olmadığının, yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının ve devam etmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı adına iddia edilen tarihte işe giriş bildirgesinin ve bordroların verilmediğini, verilmemiş olmasının da işyerinde fiilen çalışmadığına karine teşkil ettiğini, davanın sadece tanık beyanları ile ispatlanamayacağını, tanık dinlenmesi halinde ise bordroda adı geçen veya komşu işyeri tanığı olması gerektiğini ve Kurum kayıtlarının aksini ispatlar nitelikte yazılı deliller ibraz etmek zorunda olduklarını, davanın 5 yıllık zamanaşımı bakımından reddi gerektiğini, davacının iddia ettiği tarihte eylemli olarak çalışıp çalışmadığının, ne iş yaptığının, ne kadar ücret aldığının ve o tarihte kaç yaşında olduğunun resen araştırılması gerektiğini, ayrıca hizmetlerinin tespitini istediği dönemde hizmet akdi ve fiili çalışmanın varlığının hangi kanıtlara dayandığı üzerinde durulması gerektiğini, hizmet akdi ve çalışmayı; işe giriş bildirgesi, sigortalı çalışma gün sayısı, kazanç durumu belgesi çalışma tarihleri aylık sigorta gün bilgileri ve dört aylık prim bordrolarının olması durumunda ispatlayacağını, aksi halde sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, öncelikle işyerinde tutulması gereken dosya, puantaj kayıtları, ücret bordroları, müfettiş raporları, davacının vergi kaydı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, tüm bu açıklanan nedenlerden dolayı, yasal dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkeme tarafından daha önce dinlenen tanıkların beyanları tamamen göz ardı edilerek karar verildiği, verilen kararın tamamen varsayıma dayanmakta olduğu, zira davalı iş yerinin metrekare olarak küçük olması ve dinlenen bordro tanığı ...'ın müvekkili tanımıyor olması nedeniyle dosya kapsamında dinlenen diğer tüm tanıkların beyanlarının göz ardı edildiği ve verilen kararın hatalı olduğu gerekçesi ile kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı ile mevcut delil durumu ve davacının çalıştığını iddia ettiği iş yerinin bitişiğinde 2000 yılından bu yana faaliyet gösteren komşu iş yeri sahibi ...'ın tanık olarak verdiği beyanında; kendi dükkanının yanında ... şirketine ait tekel bayisi olduğunu, bu dükkanın halen bulunduğunu, buranın sahibinin ... olduğunu, 30 m2'lik bir tekel büfesi olduğunu, ...'in dükkanı işlettiğini, yanında bazen eşinin, bazen kardeşinin olduğunu, başka birinin çalıştığına şahit olmadığına dair ifadesi, Zabıta Müdürlüğü tarafından yapılan araştırma ve komşu tanık beyanına göre davacının çalıştığını iddia ettiği tarihte çalıştığını iddia ettiği iş yeri 15 m2'lik bir iş yeri olduğu, hali hazırda iki dükkanın birleşmesi sonucu aynı yerde faaliyet gösteren 30 metrekarelik bir tekel büfesi olduğu anlaşılan iş yerinde ...'in ailesi ile birlikte çalıştığının tanığın beyanı ile anlaşıldığı, dükkanın kapasitesi ve yapılan işin mahiyeti itibariyle daha fazla kişinin çalışmasını mümkün ve gerekli kılan koşulların bulunmadığı, 2000 yılından bu yana davacının çalıştığını iddia ettiği dükkanın bitişiğinde çalışan komşu iş yeri tanığı da, dükkanda ... ve aile fertleri dışında kimsenin çalıştığını görmediğini beyan ettiği, kaldırma kararı öncesi bordro tanığı olarak dinlenen ... Tanırğan da davacıyı tanımadığını, kendisinin de ... Şirketinde çalışıp çalışmadığını hatırlamadığını beyan etmiş olmakla, belirtilen deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacının çalışmasının fiili bir çalışmaya dayandığının ispat edilemediği değerlendirilmekle, davanın reddine dair verilen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasdan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, Kurum işleminin iptali ile iptal edilen hizmetlerinin gerçek ve fiili olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
2. 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası, 59 uncu maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!