10. Hukuk Dairesi 2023/11340 E. , 2024/1767 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1303 E., 2023/1309 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 37. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/14 E., 2023/78 K.
Taraflar arasındaki yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ile ödenmeyen aylıkların tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1978 - 2010 yılları arasında Libya'da Türk firmasında genel müdür olarak çalıştığı, Libya ile imzalanan 1985 tarihli sosyal güvenlik sözleşmesinden sonraki hizmetlerin Kurumca kabul edildiği, 2007'de hizmetleri borçlandığı, Trablus Büyük Elçiliği ÇSG müşavirliğinin belgeleri ile ... SGM'ye yaşlılık aylığı için başvurduğu, aylığın bağlandığı, Ulucanlar SGM'nin 24.06.2013 tarihli yazı ile davacının çalıştığ .... Üretim Ltd.'nin Libya'da ki iş yerinden 01.01.1990 - 20.08.1996 dönemi için verilen 03.09.1996 tarih 506/491 sayılı belge ile ilgili elçilikten teyit istenildiği, zamanaşımı sebebiyle teyitin yapılamadığı, pasaport fotokopisi ile diğer belgeleri büyük elçiliğe göndererek hizmet belgesinin istenmesi, aksi takdirde 03.04.2009 tarihli yazı ile ihyası yapılan 01.01.1990 - 20.08.1996 dönemi çalışmalarının iptal edileceğinin bildirildiği, davacının bu belgeleri Kuruma verdiği ancak Kurumun belgelerin büyük elçiliğe gönderilmesi gerektiğini belirttiği, 30.10.2013'de Hatay SGK'da ifadesinin alındığı, hizmet belgesinin nasıl edinildiğinin sorulduğu, belgeleri büyük elçiliğe davacının yolladığı, ancak Libya'da ki siyasi durum sebebiyle büyük elçilik kapandığından geri gönderildiği, mail yolu ile yaptığı başvurunun da 25.07.2014'de geçici olarak elçilik kapatıldığından olumsuz yanıtlandığı, Kurumun 08.09.2015 tarihli yazı ile yaşlılık aylığını iptal ettiği, ... SGK'nın da 14.12.2015 tarihli yazı ile ödenen aylıkları yersiz ödeme olarak geri istediği iddiasıyla Kurumun aylığın iptaline dair işleminin iptaline ödenmeyen aylıkların yasal faizle birlikte davacıya ödenmesine, şimdilik bu kapsamda 1.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sigortalılık başlangıç tarihi 01.09.1985, bitiş tarihi ise 31.12.1992 olduğu, toplam prim ödeme gün sayısının 5093 gün olup 2090 günü Libya'da kurulu işyerlerinden Türkiye'de ödenen primler, 2403 günü yurt dışı borçlanması ve 600 günü askerlik borçlanmasından ibaret olduğu, davacıya yapmış olduğu müracaatı gereği 01.06.2008 tarihinden itibaren emeklilik aylığı bağlandığı ancak Kurum'un 21.04.2015 tarih ve 121956/29/SR/01 sayılı raporu ile davacının yurt dışı hizmet belgesi içeriğinin sahte olduğu tespit edildiğinden Libya'da geçen 01.09.1985 - 20.12.1989 ile 01.01.1990 - 20.08.1996 tarihleri arası hizmetlerinin iptal edilmesi üzerine kesildiği, yapılan inceleme ve araştırmalar kapsamında Trablus Büyükelçiliği Çalışma ve Sosyal Güvenlik Müşavirliği ile yazışmalar yapıldığı, dönemin görevli müşavirine ilişkin imza incelemesine yer verildiği, davacının ifadesine başvurulduğu ve davacının hizmet belgesindeki çalışma dönemleri ile pasaport ve yurda giriş çıkış kayıtları karşılaştırmalı olarak incelendiği, tüm bu inceleme ve araştırmalar sonucu hazırlanan soruşturma raporunda davacının yurt dışı hizmet belgesi içeriğinin sahte olduğunun tespit edildiği, kazandırılan hizmetlerin iptali gerektiği kanaatine varıldığı, görüldüğü üzere gerek davacının yurt dışında çalıştığını iddia ettiği dönemlere ait kayıt ve belgelerden anlaşılacağı üzere davacının bahsi geçen çalışmalarının fiili ve gerçek olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; belgenin sahteliğini gösterir yada çalışmanın gerçek olmadığını gösterir delil olmaksızın davacının aylığı iptal etmesinin yasaya aykırı olduğu, başka bir vesile ile yapılan araştırmada çalışma belgesi altındaki imzanın görevlinin diğer imzalarına benzemediğine dair varsayımsal kanaat ile işlem yapılamayacağı, bu durumun devlet ciddiyeti ile bağdaşmadığı, Kurumun dahi ulaşamadığı Mahkemece de defalarca yazılan yazılara rağmen temin edilemeyen belgelerin davacı tarafından getirtilmesinin istenmesi de aynı nitelikte bir eylem olduğu, nitekim bu belgelere hiçbir zaman ulaşılamayacağı büyük bir ihtimal olarak ortada olduğu, ciddi bir kurum olarak ilk borçlanma talebi sırasında bu araştırmaların yapması gerektiği, borçlanma işlemini gerçekleştirdikten sonra dayanaksız kanaatler ile aylığın iptalinin hukuka aykırı olduğu, şirketin davacıya konsolosluktan düzenlenmiş 1994 de verdiği vekaletname ile birlikte değerlendirildiğinde yine belge altında imzası bulunan ....'ın belge tarihi itibariyle elçilikte yetkili kişi olduğunun anlaşılması bordro tanığı olmasa da dinlenen tanıkların davacının çalışmasını doğrulaması dikkate alındığında aradan geçen uzun zaman sebebiyle bordro tanıkların dinlenmesi mümkün olmaması, bir kısmının ölmesi de dikkate alınarak Kurumun işleminin hatalı olduğu, aylığın yeniden bağlanması gerektiği gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile Kurum tarafından davacıya 01.06.2008'den geçerli olarak bağlanan aylığın iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline, davacının aylığının kesildiği tarihten itibaren bağlanmasına ve ödenmeyen aylıkların her bir ay için tahakkuk tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespiti ile bu kapsamda şimdilik ödenmeyen aylıklar karşılığı 1.000 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının sigortalılık başlangıç tarihi 01.09.1985, bitiş tarihi ise 31.12.1992 olduğu, toplam prim ödeme gün sayısının 5093 gün olup 2090 günü Libya'da kurulu işyerlerinden Türkiye'de ödenen primler, 2403 günü yurt dışı borçlanması ve 600 günü askerlik borçlanmasından ibaret olduğu, davacıya yapmış olduğu müracaatı gereği 01.06.2008 tarihinden itibaren emeklilik aylığı bağlandığı ancak Kurum'un 21.04.2015 tarih ve 121956/29/SR/01 sayılı raporu ile davacının yurt dışı hizmet belgesi içeriğinin sahte olduğu tespit edildiğinden Libya'da geçen 01.09.1985 - 20.12.1989 ile 01.01.1990 - 20.08.1996 tarihleri arası hizmetlerinin iptal edilmesi üzerine kesildiği, yapılan inceleme ve araştırmalar kapsamında Trablus Büyükelçiliği Çalışma ve Sosyal Güvenlik Müşavirliği ile yazışmalar yapıldığı, dönemin görevli müşavirine ilişkin imza incelemesine yer verildiği, davacının ifadesine başvurulduğu ve davacının hizmet belgesindeki çalışma dönemleri ile pasaport ve yurda giriş çıkış kayıtları karşılaştırmalı olarak incelendiği, tüm bu inceleme ve araştırmalar sonucu hazırlanan soruşturma raporunda davacının yurt dışı hizmet belgesi içeriğinin sahte olduğunun tespit edildiği, kazandırılan hizmetlerin iptali gerektiği kanaatine varıldığı, görüldüğü üzere gerek davacının yurtdışında çalıştığını iddia ettiği dönemlere ait kayıt ve belgelerden anlaşılacağı üzere davacının bahsi geçen çalışmalarının fiili ve gerçek olmadığı, incelenmesi gereken belgelerin getirtilmediği, yalnızca davacı yanın soyut beyanları ile karar verildiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurumun davacı tarafından borçlanma işlemi yapıldığı sırada sunulan belgeyi kabul ettiği, davacının borçlanmasını yaptığı ve aylığının da bağlandığı, bu aşamadan sonra elinde bu belgenin sahteliğini gösterir ya da çalışmanın gerçek olmadığını gösterir delil olmaksızın davacının aylığının iptal etmesinin doğru olmadığı, başka bir vesile ile yapılan araştırmada çalışma belgesi altındaki imzanın görevlinin diğer imzalarına benzemediğine dair varsayımsal kanaat ile işlem yapılamayacağı, davacının borçlanmasına dayanak çalışmanın varlığını kanıtlayan konsolosluk evraklarına Libya'da yaşanan iç savaş nedeniyle ulaşılmasının mümkün olmadığı, elçilik faaliyete geçse dahi geçmiş dönem belgelerinin bulunamadığı, savaş ortamında kaybolduğu, bordro tanıklarının bir kısmının vefat ettiği, davacı tarafından bildirilen tanıkların davacının çalışmalarını doğruladıkları, davacının ibraz ettiği 1994 tarihli davacıya şirket tarafından verilen vekaletnamenin bulunduğu, çalışma belgesi altında imzası bulunan ....'ın belge tarihi itibariyle elçilikte yetkili kişi olduğu, Kurumun dahi ulaşamadığı ve Mahkemece defalarca yazılan yazılara rağmen temin edilemeyen belgelerin davacı tarafından getirtilmesinin istenmesinin de hayatın olağan akışına uygun olmadığı anlaşıldığından Mahkemece kurulan hükme ilişkin Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ile ödenmeyen aylıkların tahsili davasıdır.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun Geçici 81 inci maddesi ilgili hükümlerdir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!