WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/11124 E.  ,  2023/10936 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/531 E., 2022/634 K.
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.06.1995 - 07.01.2009 tarihleri arasında aralıksız bir şekilde davalı apartman yönetimi bünyesinde kapıcı olarak çalıştığını ancak Kuruma sigortasının bildirilmediği bu sebeple de bu dönemlerde yapılan çalışmaların sigorta kayıtlarında yer almadığını beyan ederek fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydı ile 01.06.1995 - 07.01.2009 dönemleri arasında davalı apartman yönetiminde fiilen çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı işyerinden 10.09.1996 tarihinde davacıya ait işe giriş bildirgesinin verildiğini, 02.07.1997 tarihinde ise çıkışının verildiğini, 15.01.1998 tarihinde işe giriş bildirgesinin verildiğini, 2008 yılının 12. ayında 30 gün bildirim yapıldığı, davacının tespit istenilen sürelerde farklı 6 adet işe giriş bildirgesinin verildiğini, aksi ispatlanıncaya dek Kurum kayıtlarının resmi ve geçerli belge niteliğinde olduğunu, sigortalı sayılmanın temel koşullarından olan işe giriş bildirgesinin yanında eylemli çalışmanın da ispatının gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı Apartman Yöneticisi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 10.09.1996 tarihinde işe başladığını, çevredeki apartmanların işlerini yaptığını ve 02.07.1997 tarihinde işten ayrıldığını ancak kapıcı dairesinde kalmaya devam ettiğini karşılığında apartman çöplerini topladığını, 15.01.1998 tarihinde yeniden işe başlayıp ayrıldığını, 25.11.2008 tarihinde yeniden işe alındığını, ve 25.05.2009 tarihinde iş akdine son verildiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.02.2013 tarihli ve 2009/15-2013/55 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalı Kurum vekili ile davalı işveren temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 13.12.2013 tarihli ve 2013/9728 - 2013/24371
K. sayılı ilamında; ihtilaflı dönemde diğer işyerlerinden yapılan bildirimlerin gerçek olup olmadığı ile davalı işyeri ile bağlantısının bulunup bulunmadığının araştırılması ve talep alımı yapılması gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece 09.06.2016 tarihli ve 2014/32-2016/430 sayılı kararla; davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalılardan Kurum vekili ile ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 19.09.2018 tarihli ve 2018/1440-2018/6740K. sayılı ilamında; ilgili kat maliklerine husumet yöneltilmesi gerektiği ile ihtilaflı dönemde bildirim yapan işyerlerinin davaya katılmaları gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "Davanın kısmen kabul kısmen reddine,
1-Davacının SGK kaydında görülen; 1019170, 1018911, 1013268, 1023257, 1025813, 1026351 numaralı işyerlerindeki SGK kaydının iptaline,

2-SGK yapılan bildirimler dışlanmak suretiyle; davacının 10.09.1996–07.01.2009 tarihleri arasında davalılar nezdinde tam gün ve kesintisiz çalıştığının tespitine,

3-Fazlaya dair istemin reddine," dair hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalılar lehine vekalet ücreti verilmemesi gerektiğini belirterek kararın düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.

2. Fer'i müdahil Kurum vekili; eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 ncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Dosya kapsamı incelendiğinde davalılardan... İnş. Taah. San ve Tic. Ltd. Şti.nin 2014 yılında ticaret sicilinden re’sen terkin edildiği anlaşılmıştır.

2.Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine ( fiil ehliyetine ) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.

3.Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi ( dava hakkı ) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı ) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.

4.Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, ... 1995, s. 231).

5.Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için ya hakiki şahıs; ya da hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder ( Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, ... 2000, s.288).

6.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile ilgili şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerekir.

7.Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, davalılardan... İnş. Taah. San ve Tic. Ltd. Şti.nin hakkında ihya yapılması için yasal prosedür işletilmek suretiyle ihyasına dair karar alındıktan sonra, usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında karar verilmesi gerekmektedir.

8.Diğer taraftan, davalılardan ...'ın 06.10.2019 tarihinde vefat etmesi nedeniyle vekaletinin bu tarihte sona ereceği, vekil ...'ın 06.02.2023 tarihinde vefat ettiği, ilgili site yönetimine gerekçeli karar ve temyiz dilekçesinin usulüne uygun yapılmadığı hususları da gözetilmelidir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.