WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2023/11118 E.  ,  2024/4253 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/64 E., 2023/210 K.
KARAR : Direnme-Ret

Taraflar arasındaki fiili birlikteliğe dayalı ölüm aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptali aylığın yeniden bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan inceleme sonunda kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan inceleme sonunda kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan inceleme sonunda kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma kararına karşı direnilmiştir.

Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili: yetim aylığının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edildiği gerekçesiyle kesildiğini, boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını, Kurumun tespitinin dayanaksız olduğunu belirterek iptaline, aylığın yeniden bağlanmasına, yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığının tespit edildiğini, kurum işleminin doğru olduğunu, davanın yerinde olmadığını belirterek reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararıyla; davacının anlaşmalı boşandığı, babasının vefatı nedeniyle tahsis talebinde bulunduğu, ölüm aylığı bağlandığı, kurum denetmenlerince yapılan denetimlerde davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığının tespit edildiği, aylığının kesildiği, nüfus kayıt hareketleri, seçmen kayıtları ve diğer delillere göre davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşamaya devam ettiği, resmi kayıtlara aykırı ve davacıyı korumaya yönelik tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği, Kurum işleminin yerinde ve doğru olduğu, davanın subut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Daire bozma ilamında; davacı tanıkları dışında, resen tespit edilecek kişilerden, kanaat edinmeye yetecek kadarının uyuşmazlık konusu olan 01.11.2008- 30.09.2013 tarihleri arasındaki dönemi kapsar mahiyette, tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, Kurum raporunda beyanlarına başvurulan tanıklar mahkeme huzurunda da dinlenilmeli, tanıkların beyanları arasında çelişki olursa bu çelişki giderilmeli, davacı ve eski eşin uyuşmazlık dönemini kapsar şekilde ilgili Nüfus Müdürlüklerinden sağlanan nüfus kayıt örnekleri ile yerleşim yeri ve diğer adres belgelerinden yararlanılarak adres değişiklik ve nakillerine ilişkin bilgilere ulaşılmalı, özellikle ilgili Nüfus Müdürlüğü’nden adres hareketleri tarihleriyle birlikte istenilmeli; ilgililerin dava konusu dönemi kapsayan adreslerinde, birlikte yaşama olgusunun var olup olmadığının tespiti amacıyla kolluk araştırılması yaptırılmalı, Kurum raporunun aksinin sabit olup olmadığı belirlenmeli, davacı ile boşandığı eşinin yerleşim yerlerinin saptanmasına ilişkin olarak; medula sisteminde kayıtlarda görülen adresler ilgili sağlık kuruluşlarından araştırılmalı, davacı ile boşandığı eşinin yerleşim yerlerinin saptanmasına ilişkin olarak; muhtarlıktan ikametgah senetleri elde edilmeli, uyuşmazlık konusu dönem itibariyle seçmen bilgi kayıtlarında davacı ve eski eşin nerede oy kullandıkları ve seçmen bilgi sistemindeki adreslerinin neresi olduğu araştırılmalı, böylelikle “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirilmeli ve elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir.
3.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir.

4.Dairemiz bozma ilamında; Mahkemece davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı tespitiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının ibraz ettiği 15.4.2009 tarihli kira kontratından davacının Gülveren m. 42 sokak no:9/12 Mamak Ankara adresinde bulunan meskeni kendi adına kiraladığı, bu adresin aynı zamanda davacının 20.12.2012 beyan ve tescil tarihli mernis adresi olduğu, yine davacı tarafından ibraz edilen Başkent Ankara Edaş Elektrik İşletmesi Güvence Bedeli Tahsilat Makbuzunda, kira kontratında belirtilen Gülveren m.42 sokak no:12 Mamak Ankara adresinde bulunan mesken için davacıdan 20.4.2009 tarihinde 65,79 TL güvence bedeli tahsil edildiği, buna göre davacı tarafından ibraz edilen belgeler değerlendirilerek ve kira kontratında kiraya veren ...’in beyanı alınarak, varılacak sonuca göre 15.4.2009 tarihinden sonrası yönünden fiilen birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın tümden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni olduğu belirtilmiştir.

4.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir.

5. Dairemiz bozma ilamında; davacının ibraz ettiği 15.4.2009 tarihli kira kontratından davacının ... adresinde bulunan meskeni kendi adına kiraladığı, bu adresin aynı zamanda davacının 20.12.2012 beyan ve tescil tarihli mernis adresi olduğu, davacı tarafından ibraz edilen Başkent Ankara Edaş Elektrik İşletmesi Güvence Bedeli Tahsilat Makbuzunda, kira kontratında belirtilen ... adresinde bulunan mesken için davacıdan 20.4.2009 tarihinde 65,79 TL güvence bedeli tahsil edildiği, kira kontratında kiraya veren ...’in bozma sonrası kamu tanığı sıfatıyla alınan beyanında; davacının kiraladığı evde oğlu ile birlikte oturduğunu, kira müddetince kirayı işyerine elden davacı veya oğlunun getirdiğine yönelik beyanı ve tekmil dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde, davacı ile boşandığı eşinin 15.04.2009 sonrası dönem yönünden birlikte yaşama olgusunun kanıtlanamadığı, bu dönem yönünden davanın kabulü gerekirken, yazılı şekilde tümden davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilmiştir.

B.İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
İlk Derece Mahkemesi kararı ile davanın boşanmadan sonra birlikte yaşama iddiası ile aylığın kesilmesi işleminin iptali ve aylıkların ödenmesi istemine ilişkin olduğu, mahkememizce en son 27.05.2022 tarihli karar ile davanın reddine karar verildiği, temyiz üzerine kira kontratı, güvence bedeli ve kiraya verenin beyanı gözetilerek kira tarihi olan 15/04/2009 tarihi sonrası yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın bozulduğu, bozma sonrası yapılan değerlendirmede, bozmaya konu hususların son karar öncesinde araştırıldığı ve son karar ile birlikte değerlendirildiği, bu değerlendirmede "...2012 yılında yani kira kontrat tarihinden sonra birer gün arayla aynı sağlık kuruluşunun aynı birimine gitmiş olmaları, kira kontrat tarihinden sonra adreslerin ortak olması ve aynı sandıkta oy kullanmaları, kiraya verenin tanık olarak beyanında kiranın davacı veya oğlu tarafından ödendiğini söylemekle birlikte davacının evli mi boşanmış mı olduğunu bilmediğini, kiraya verirken evli mi boşanmış mı olduğunu sormadığını da bildirmesi, davacı hakkında zina suçundan zinanın suç olmadığı gerekçesi ile takipsizlik kararı verilmiş olmakla birlikte ilgili kişi ile evlenme kaydı da bulanmaması, ayrıca zina suçuna ilişkin takipsizlik karar tarihinin 2001 yılı olup dava konusu dönemin bundan çok sonra olmasına göre tarafların yeniden bir araya gelmesinin mümkün olması karşısında kira kontratı ve aynı adrese ilişkin abonelik nedeniyle güvence bedeli ödenmesinin tek başına fiilen ayrı yaşamayı ispat için yeterli kabul edilemeyeceği, delillerin tümünün birlikte değerlendirilerek sonuca varılması gerektiği, buna göre yapılan incelemede denetim raporu aksinin davacı tarafından ispat edilmediği" kanaatine varıldığı, ayrıca denetim tanığı Mutlu’nun 2016 yılında alınan duruşma beyanında halen birlikte yaşamaya devam ettiklerini bildirmesi, komşu tanığı ...’in duruşma beyanında davacının eşinden gerçekten ayrılmış olup olmadığını kesin olarak bilmediğini beyan etmesi, araştırma tutanağında adres kayıt sisteminde davacı adresi olmasına rağmen 2012 yılı ve sonrasına ilişkin Gülveren mah. 42 sok. ve 2014 yılı ve sonrasına ilişkin Gülveren mah.70 sok adreslerinde davacının oğlunun ve gelinin oturduğunun bildirilmesi gözetildiğinde önceki kararda direnilmek sureti ile davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; eşinden ayrılalı uzun zaman olduğunu, tek başına yaşadığını, önceki bozma kararının lehine olduğunu, yerel mahkeme tarafından gösterilen delillerin somut bir dayanağının mevcut olmadığını, tanıkların birlikte yaşamadığını teyit ettiğini, yerel mahkeme sadece üvey kardeşinin beyanı ile davanın reddine karar verildiğini, sunduğu kira kontratları, gerek elektrik, su vs. abonelik kayıtları ... Tosun ile ayrı olduklarını ispatladığını, direnmenin yerinde olmadığını kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Uyuşmazlık
Uyuşmazlık,bildirimlerinin uzun vadeli sigorta kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.

D. Gerekçe
1. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ve 373 üncü maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı madde hükümleridir.

2. Değerlendirme
Davacının annesi ...'un davacının eşi ile birlikte yaşadığı yönünde Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı suç duyurusu ve kuruma yapılan ihbar dilekçesi, Kurum denetim raporunda muhtar ve kardeşi ...'un birlikte yaşadıkları yönünde beyanları, boşanmanın 2001 yılı olmasına rağmen boşandığı eşi ile aynı adreste kayıtlı olmaları ve aynı sandıkta oy kullanmaları, kira kontratına konu adreste oğlu ve gelinin oturduğu yönünde kolluk araştırması ve komşu tanık beyanları, dosyadaki dinlenen ev sahibi ve diğer tanıkların beyanları ve tüm sair deliller ile İlk Derece Mahkemesinin direnme hükmünde dayandığı yasal dayanaklar ve gerekçeye göre Dairemize ait anılan bozma ilamının ortadan kaldırılması gerektiği anlaşılmıştır.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 373 üncü maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Mahkemesine,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.