10. Hukuk Dairesi 2023/11088 E. , 2023/11421 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/196 E., 2023/133 K.
KARAR : Asıl dava karar verilmesine yer olmadığınaBirleşen davanın reddine
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın konusu kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket adına işlem gören Kurum sigortalılarından ...’in 25.05.2012 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefatı nedeniyle hak sahiplerine 110.899,43 TL ilk peşin sermaye değerli gelir bağlandığı, Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/8 E. sayılı dosyası ile davalı ... aleyhine iş güvenliği tedbirlerini almayarak sigortalının vefatına neden olduğundan kamu davası açıldığı iddiasıyla 22.179,88 TL'nin davalılardan 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi gereğince davalılar ... İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti ile ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı Kurum vekili talebini ıslah ederek 77.629,59 TL Kurum zararının tahsis onay tarihinden yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen ... 1. İş Mahkemesinin 28.01.2021 tarihli ve 2021/22 Esas, 2021/30 Karar sayılı dosyasında verdiği dava dilekçesinde davacı Kurum vekili özetle; davalı işveren ... İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. iş yeri çalışanlarından ... sigorta sicil numaralı ...'in 25.05.2012 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiği, iş kazasının davalı ... Tekstil Depoculuk İnş. Şti.'ne ait arsa üzerindeki inşaatta meydana geldiği, iş kazası nedeniyle sigortalının hak sahiplerine 110.899,43 TL ilk peşin sermaye değerli gelir bağlandığı, Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/8 E sayılı dosyası ile davalı ... aleyhine iş güvenliği tedbirlerini almadığından sigortalının vefatına neden olduğu gerekçesiyle kamu davası açıldığı, Kurum zararının tahsili amacıyla davalılar ... İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. ve ... aleyhine ... 2. İş Mahkemesinin 2013/153 E. sayılı dosyasında davanın 15.12.2015 tarihinde karara bağlandığı, 19.04.2018 tarihinde Yargıtay tarafından bozulduğu ve 2018/196 E. ile halen derdest olduğu, anılan dosyada yaptırılan 04.02.2019 tarihli bilirkişi heyet incelemesinde arsa sahibi davalı ... Tekstil Depoculuk İnş. Şti.'nin %10, 08.03.2020 tarihli bilirkişi ayrık raporunda ise %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davalılar için toplam %80 kusur oranı belirlendiği iddiasıyla fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 88.719,54 TL Kurum alacağının gelir onay ve sarf tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Tekstil Depoculuk İnş. San. ve Tic. A.Ş.' den müştereken ve müteselsilen tahsiline, ... 2. İş Mahkemesinin 2018/196 E dosyasında davalılar için toplam %80 husur oranı belirlendiğinden artan kusur oranı sebebiyle daha önce talep edilen %70 kusur farkı ile yeni belirlenen %80 kusur arasındaki %10 artıştan kaynaklanan11.089,95 TL'nin davalılar ... İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. ve ...' ndan müştereken ve müteselsilen tahsiline, işbu davanın ... 2. İş Mahkemesinin 2018/196 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin ... Tekstil Depoculuk İnş. Şti. ile bu şirkete ait arsa üzerinde imzalamış oldukları ticaret inşaatının kaba betonarme inşasını yapmak üzere anlaştıkları, iş kazasının inşaatta çalışan sigortalının 4. kattan aşağı düşmesi şeklinde meydana geldiği, iş kazasının meydana gelmesinde davalıların her hangi bir kusurunun bulunmadığı, iş yerinde işçi sağlığı ve güvenliğinin gerektirdiği önlemlerin alındığı, sigortalının mirasçılarının maddi ve manevi tazminatlarının karşılandığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Tekstil Depoculuk İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet ve zamanaşımı itirazında bulundukları, Küçükçekmece 9.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2017/724 E. sayılı ceza davasında davalı şirket yetkilisi ... hakkında beraat kararı verildiği, davalı şirket yetkilisine meydana gelen iş kazasından dolayı herhangi bir kusur izafe edilmediği, kazadan dolayı sorumlu tutulmadığı, şirketin sahibi olduğu arsa üzerinde inşa edilecek yapının kaba inşaat işinin yapımı konusunda davalı şirketle ... İnşaat Taahhüt Tic. Ltd. Şti. arasında inşaat yapımı sözleşmesinin imzalandığı, söz konusu sözleşmede davalı şirket arsa sahibi olarak, ... İnşaat firması da müteaahhit olarak yer aldığı, esasen sözleşmenin hükümleri de incelendiğinde tarafların hak ve yükümlülükleri noktasında bu irade ile hareket edildiğinin görüleceği, gerek çalışanlar ve gerekse 3. kişiler yönünden doğabilecek tüm sorumluluğun müteahhit firmaya ait olacağının kararlaştırıldığı, davalı şirket ile müteahhit ... İnşaat Taah.Tic. Ltd. Şti. arasındaki ilişkinin alt-üst işveren, aracı ya da taşeron firma ilişkisi olmayıp anahtar teslim diye tabir edilen eser sözleşmesi niteliğinde bağımsız bir ilişki olduğu, sigortalının geçirdiği iş kazası nedeniyle davalı şirketin sorumlu tutulamayacağı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından 15.12.2015 tarihli ve 2013/153 Esas, 2015/361 Karar sayılı kararla davanın iş kazası nedeni ile SGK Başkanlığı tarafından sigortalı mirasçılarına yapılan ödemelerin kusurları oranında davalılardan tahsili talebine ilişkin olduğu, olayın 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi gereğince iş kazası olup davalı iş veren ... İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti' nin olayda % 70 kazalı işçi ...'in %30 oranında kusurlu olduğu, davalı ...'na ise kusur atfedilmediği, düzenlenen hesap bilirkişisi raporu ile SGK tarafından yapılan ödemeler ve kusur oranları doğrultusunda hesaplamanın yapıldığı ve alınan raporlar doğrultusunda davacı tarafça sunulan ıslah dilekçesi doğrultusunda karar verildiği gerekçesiyle davanın ... İnş Taah. Tic. Ltd. Şirketi yönünden kabulü ile 77.629,59 TL ilk peşin değerin 12.10.2012 onay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacı Kuruma verilmesine, davalı ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin15.12.2015 tarihli ve 2013/153 Esas, 2015/361 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili ile davalı ... İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Dairemiz tarafından 19.04.2018 tarihli ve 2016/3275 Esas, 2018/3803 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur:
"...1-506 sayılı Kanunun 87. maddesi ve 5510 sayılı Kanunun 12/son maddesi hükmünde tanımlandığı üzere taşeron; bir işte ya da bir işin bölüm veya eklentilerinde asıl işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran 3. kişidir.
Asıl işveren taşeron ilişkisinin varlığı için öncelikle işin başka bir işverenden alınmış olması, bir başka ifade ile asıl işverenin işverenlik sıfatına devredilen iş dolayısıyla sahip olması, asıl işyeri ya da işyerinden sayılan yerlerde kendi adına işçi çalıştırıyor olması gerekir.
İşin belirli bir bölümünde değil de tamamının bir bütün halinde ya da bölümlere ayrılarak başkalarına devredildiği, işten bu yolla tamamen el çekildiği, sigortalı çalıştırılmadığı için işveren sıfatının haiz olunmadığı durumda ise, bunları devralan kişiler alt işveren, devredenlerde asıl işveren olarak nitelendirilemeyecektir.
Aracı sıfatının kazanılmasında diğer koşullar ise, asıl işverenden istenilen işin, asıl iş yada işyeriyle ilgili işin bir bölümünde veya işyeri eklentilerinde alınmış olması ve bu işte işi alanın kendi işçilerinin çalıştırılması ve bu nedenle de işveren sıfatına sahip olunmasıdır.
Mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, öncelikle inşaat yapılan bina ile ilgili ruhsat ve tüm sözleşmeler celp edilerek ,... İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. ile ... Tekstil Depoculuk İnş. A.Ş. arasındaki hukuki ilişki, bir başka ifade ile, asıl işveren-taşeron ilişkisi olup olmadığı belirlenmelidir.
2-5510 sayılı Kanunun 12. maddesinin 2. fıkrasında; işveren vekili tanımlanmış olup, maddede 'İşveren adına ve hesabına, işin veya görülen hizmetin bütününün yönetim görevini yapan kimse, işveren vekilidir. Bu Kanunda geçen işveren deyimi, işveren vekilini de kapsar. İşveren vekili ve 4857 sayılı İş Kanununda tanımlanan geçici iş ilişkisi kurulan işveren, bu Kanunda belirtilen yükümlülüklerinden dolayı işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.' hükmü yer almaktadır.
Mahkemece, davalı ...'nun işveren vekilliğini araştırıp bu husus belirlenmelidir.
3- Bilindiği üzere, Kurum sigortalı ya da hak sahiplerinin işverene karşı açtıkları tazminat dosyasının tarafı olmadığından, o davada alınan kusur raporunun, eldeki davada kesin delil niteliğinde değilse de, güçlü delil niteliğinde olduğu; ayrıca mahkumiyet kararında tespit edilen maddi olguların hukuk hakimini bağlaması nedeniyle, cezada mahkum olanlar bakımından az da olsa kusur verilmesi gerektiği gözetilerek, tarafların kusur durumlarını irdeleyen çelişkiyi giderecek mahiyette, konusunda ve işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında uzman bilirkişilerden oluşa ve mevzuata uygun kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
4- Gerçek zarar hesaplanması yönteminde, işçinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır. Sigortalı veya hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli 'PMF' cetvelleri ile saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla 'TRH2010' adı verilen 'Ulusal Mortalite Tablosu' hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumunun 2012/32 sayılı Genelgesiyle de ilk peşin sermaye değerlerinin hesabında anılan tablolarının uygulanmasına geçilmiştir. Gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH2010 tablosunun bakiye ömrün belirlenmesinde esas alınması gerekecektir.
Hak sahibinin bakiye ömür süresi daha uzun olsa bile, destek süresi, işçinin bakiye ömrü ile sınırlıdır. Önceki hesap yöntemlerinde, kız çocuklarının bakım ihtiyaçları, evlenme çağlarının kural olarak kentlerde geldiği kabul olunan 22 yaşla, köylerde ise 18 yaşla sınırlı tutulması gereği varsayımsal olarak kabul olunmakta idi. Kız çocuklarının evlenme yaşlarının, aile bağlarına, sosyal ve ekonomik durumuna, ülke şartlarına ve yörenin töresel koşullarına göre değişiklik arz ettiği gözetildiğinde, Türkiye İstatistik Kurumunca bölgelere göre düzenlenen evlenme yaşı istatistiklerinden yararlanılarak belirlenmesi tazminat hesap ilkelerine daha uygun olacaktır. Erkek çocuklar için 18 yaşla, orta öğretim halinde 20 yaşla, yüksek öğretim halinde 25 yaşla sınırlı tutulması gerekir. Ancak çocukların içinde bulundukları koşullara göre, yükseköğrenim görebileceklerinin kabulünün gerektiği hallerde 25 yaşına kadar destekten yararlandırılmalarının gerekeceği kabul olunmalıdır.
Mahkemece gerçek zarar hesaplanmasında bu hususlara dikkat edilmeden erkek çocuğun destek süresi 18, kızların 22 alınması ve PMF cetvelinin kullanılarak yapılan hesaplamaya göre karar verilmişse de bu durum sonuca etkili olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir."
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurum sigortalısı ...'in asıl işveren davalı ... Tekstil Dep. İnş. San. ve Tic. A.Ş.'den İkitelli organize sanayi bölgesi ... bulvarı no:102 Küçükçekmece/... adresinde bulunan arsada bina inşaatının kaba inşaat işlerinin yapımını üstlenen diğer davalı Alt İşveren ... İnşaat Taah. Tic. Ltd. Şti' nin işçisi olarak davalı işverenler nezdinde belirsiz süreli hizmet akdi ile çalıştığı esnada, 25.05.2012 tarihinde inşaatın 4. katından düşmek suretiyle iş kazasına maruz kaldığı ve vefat ettiği, kaza nedeniyle taksirle ölüme sebebiyet vermek suçundan diğer davalı ...'nun Küçükçekmece 9.Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/8 Esas, 2016/543 Karar sayılı dosyasında kesinleşen ceza mahkemesi hükmü ile mahkum olduğu, Yargıtay bozma ilamı sonrasında aldırılan bilirkişi raporlarının denetime elverişli, delillere uygun olduğu, hesap bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, davalıların tespit edilen kusur oranlarına göre asıl davada davaya konu Kurum alacağının ödenmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı ve ödemenin davadan sonra gerçekleşmesi nedeniyle davalıların dava açılmasına sebebiyet verdiklerinden yargılama giderinden ve vekalet ücretinden sorumlu olacakları, öte yandan birleşen dava yönünden ise bakiye Kurum alacağı bulunmadığı gerekçesiyle açılan asıl davanın konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; karar mesnet teşkil eden bilirkişi raporlarında davalılara toplam %70 kusur izafe olunduğu, Kurum sigorta müfettiş inceleme raporundan ve dosya münderecatından anlaşılacağı üzere davalı işverenler işyerinde işçi sağlığı ve güvenliği için gerekli tedbirleri almış olsa idi Kurum zararının meydana gelmeyeceği, olayın meydana gelmesinde davalıların %100 oranında kusurlu oldukları, birleşen davanın reddine karar verilmesinin ... Tekstil Depoculuk İnş. San. ve Tic. A.Ş.' nin borçlu olmadığı şeklinde yorumlanabileceği, davalılar lehine hükmedilen vekalet ücreti de reddedilen miktar üzerinden hesaplanması gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı ... ile ... İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirketin inşaatta gereken tüm güvenlik önlemlerini aldığı, iş kazasına sebebiyet verenin ...’in kendi ihmali ve kendisine verilen iş güvenliği sağlayıcı aletlerin kullanılmamış olması olduğu, olayın meydana geldiği yerde, takılmamış olan ve yerde duran emniyet kemeri bulunduğu, ayrıca ...'in kendisinin işi olmayan yerden düştüğü, söz konusu katta düşmelere karşın şerit ile çevrilerek önlem alındığı, işçilere sürekli olarak baret ile emniyet kemeri takmaları hususunda ikazda bulunuldukları, davalı ...'ın tek ortağı ve yetkilisi olduğundan diyerek % 1 kusur isnadında bulunulduğu, davalının işveren vekili olduğuna dair dosyada ne belge ne de beyan bulunmadığı, diğer davalıya isnat edilecek kusur oranının da davalı şirketle eşit oranda olması gerektiği, diğer davalının bahse konu işyerinde işin tamamını devretmek sureti ile işten el çekmediği, işin yürütümüne müdahil olduğu, asıl dava yönünden verilen yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı ... Tekstil Depoculuk İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; ceza davasında şirket yetkilisi ... hakkında beraat kararı verildiği, şirket yetkilisine meydana gelen iş kazasından dolayı herhangi bir kusur izafe edilmediği, kazadan dolayı sorumlu tutulmadığı, şirketin sahibi olduğu arsa üzerinde inşa edilecek yapının kaba inşaat işinin yapımı konusunda davalı şirket ... İnşaat Taahhüt Tic. Ltd. Şti. arasında inşaat yapımı sözleşmesi bulunduğu, söz konusu sözleşmede davalı şirket arsa sahibi olarak, diğer davalı ... İnşaat firması da müteaahhit olarak yer aldığı, esasen sözleşmenin hükümleri de incelendiğinde tarafların hak ve yükümlülükleri noktasında bu irade ile hareket edildiği, gerek çalışanlar ve gerekse 3. kişiler yönünden doğabilecek tüm sorumluluğun diğer davalı firmaya ait olacağının kararlaştırıldığı, alt-üst işveren, aracı ya da taşeron firma ilişkisi olmayıp anahtar teslim diye tabir edilen eser sözleşmesi niteliğinde bağımsız bir ilişki bulunduğu, sigortalının geçirdiği iş kazası nedeniyle davalı şirketin sorumlu tutulamayacağı, vekalet ücreti ve yargılama giderinin hatalı olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Davalar, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerin davalılardan rücuen tahsili davasıdır.
2.İlgili Hukuk
09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nu 40 ıncı maddesi şöyledir:
"(Değişik birinci fıkra: 02.03.2005-5311/7 md.) Bir ilâmın bölge adliye mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulması icra muamelelerini olduğu yerde durdurur.
(Değişik ikinci fıkra: 02.03.2005-5311/7 md.) Bir ilâm hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur.
Ancak üçüncü şahısların hüsnü niyetle kazandıkları haklara halel gelmez.
"
3. Değerlendirme
1.Bazı hallerde dava devam ederken dava konusu alacağın ödenmesi durumunda dava konusuz kalabilir. Bir başka deyişle davanın esasını oluşturan talep hakkında yargılama yapılmasına ve hüküm verilmesine gerek kalmaz. Bu durumda Mahkeme tarafından dava hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilir.
2. Davacı Kurum asıl davada, 25.05.2012 tarihinde maruz kaldığı iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalı ...'in hak sahiplerine bağlanan gelirlerden oluşan Kurum zararının rücuen tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, davalılardan ...'nin dava konusu tazminatı ödemesi nedeniyle asıl davanın konusuz kaldığından bahisle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Gerçekten de anılan davalının tazminat tutarını ödediği anlaşılmaktadır. Ne var ki davalının ödemesini İlk Derece Mahkemesinin Dairemizce bozulan 15.12.2015 tarihli ve 2013/153 Esas, 2015/361 Karar sayılı kararının infazı kapsamında cebri icra tehdidi ile yaptığı anlaşılmaktadır. 2004 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesinin ilk fıkrası gereğince, bir ilamın bozulması icra işlemlerini olduğu yerde durdurur. Aynı maddenin 2 ve 3 üncü fıkrası uyarınca bir ilam hükmü icra edildikten sonra, bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icranın tamamen veya kısmen eski haline iade olunacağı ve üçüncü şahısların hüsnü niyetle kazandıkları haklara halel gelmeyeceği hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla anılan davalının davayı konusuz bırakan bir ödemesinden söz edilemeyeceğinden davanın esasına girilerek, uyulmasına karar verilen Dairemizin 19.04.2018 tarihli ve 2016/3275 Esas, 2018/3803 Karar sayılı ilâm gereği yerine getirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,
20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!